"1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası, Kanser ve tütünle mücadele" - Doç. Dr. Özlem  Erçen Diken

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada her 6 saniyede 1 kişi tütün kullanımından ya da tütün dumanına maruziyetten ölmektedir. Dünya nüfusunun %22'si tütün kullanıcısıdır yani hemen hemen her beş kişiden biri tütün kullanmaktadır. Ülkemizde erkeklerde tüm hastalıklar için risk faktörleri arasında tütün kullanımı en sık risk faktörüdür (%42). Bu şu demektir; tütün kullanımı olmasaydı ülkemizde erkek nüfusunda tüm hastalıkların %42'si olmayacaktı. Fakat ülkemizde erkeklerin %43.7'si sigara içmektedir. Tüm erişkinlerin %30.9'u sigara içmektedir. Fakat yıllara göre kadınlarda da sigara içme oranlarının arttığını görmekteyiz ve bu durum zamanla kadınlarda da daha da fazla kanser göreceğimiz anlamına gelebilir. Tütün tüm kanserlerin %30'undan sorumludur. Başta akciğer kanseri olmak üzere, ağız ve burun boşluğu kanserleri, larinks kanseri, yemek borusu, kalın bağırsak ve mide kanseri, renal kanser ve idrar kesesi kanseri, karaciğer, pankreas, kan hücresi, rahim ağzı kanserine neden olabilmektedir. Tütün kullanımının ve pasif olarak tütün dumanına maruziyetin, akciğer kanserinin %94 nedeni olduğu bilinmektedir. Ülkemizde soluk borusu ve akciğer kanseri ile ölüm oranı %5.1 oranı ile en sık 3. ölüm nedenidir. Ayrıca, ülkemizde en sık öldüren kanserin akciğer kanseri olduğunu biliyoruz. Kansere bağlı ölümlerin tek en büyük önlenebilir nedeni tütündür. Önlenebilir bir risk faktörü olması nedeniyle tütünle mücadele önemlidir.Sigara kullanan bir kişinin akciğer kanseri olma riski içmeyene göre 20 kat daha fazladır. Tütün dumanı 7000'den fazla kimyasal içermektedir. İçerdiği 50'den fazla kimyasalın da kansere neden olduğu bilinmektedir. Tütün özünde toksiktir, bahsedilen zararlar tüm tütün ürünleri için geçerlidir. Bunlar içinde elektronik sigara, IQOS (bir tür elektronik sigara) ve nargile de bulunmaktadır. Tütünle mücadele kapsamında 4207 sayılı yasamıza sahip çıkmalı, özellikle gençlerin sigaraya başlamaması ıiçin önlemler almalı ve pasif maruziyetten korunmak için kapalı alanlarda sigara kullanımı yasağının tam ve eksiksiz uygulanması gereklidir. Eğer sigara içen kişi sigarayı bırakırsa 10 yıl sonra akciğer kanseri olma riski, sigara içen bir kişinin akciğer kanseri olma riskinin yarısı kadar olur, ağız, gırtlak, yemek borusu, böbrek, mesane ve pankreas kanseri riski azalır. 

Sigara kullanan kişilere bırakmasını öneriyorum.  Sigaranın bağımlılık yapıcı bir madde olması nedeniyle sigara bırakma sürecinde özellikle yüksek bağımlılığı olan kişiler zorlanabilmekte profesyonel desteğe ihtiyaç duyabilmektedirler. Destek almak isteyenler 171 sigarabırakma hattını arayabilir veya sigara bırakma polikliniklerine başvurabilirler.

Doç. Dr. Özlem  Erçen Diken Çorum Tabip Odası Üyesi Hitit Üniversitesi Tıp Fakültesi  Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi 

YORUM EKLE