Bugün :

Nane, limon kabuğu, içine hatmi çiçeği...



1633.kez Okundu -

 

Barış Manço'nun meşhur şarkısını bilirsiniz, kış günü beyaz giyenlere tavsiyelerde bulunur. Ama beyaz giymeseniz de soğuk algınlığı ya da grip salgını gelip sizi bulabilir. Böyle durumlarda iki yöntem vardır: İlki doktora gidip ilaç almak. Diğeri ise şifayı bitkilerde aramak... Bugünlerde öksüren, hapşıran ya da burnu akan herkes aktarların yolunu tutuyor. Biz de şifalı bitkiler namıyla ün salmış bu otlar neyin nesidir ir bilene soralım dedik. Sonuçta yolumuz Mısır Çarşısı'na değil ama Kırkambar ve Kayışoğlu'na düştü.

 
‘Bitkiler, hastalığı önleyici ve tedaviye yardımcı malzemelerdir’
 
Uzun yıllardın bitkilerle ilgilenen Kırkambar Baharat sahibi Arif Keçeli, insanların hasta olmadan önce önlem almak amacıyla şifalı bitkiler kullanmalarının faydalı olacağını söylüyor. Arif Keçeli ile şifalı bitkileri konuştuk.

Bugünlerde işler nasıl?

Kışın biraz daha yoğun. Şu an ıhlamur satılıyor, ada çayı satılıyor, kuşburnu, hibisküs, ekinezya, zencefil... Bu tarz malzemeler daha çok satılıyor.

İnsanlar size ne alacaklarını bilerek mi geliyorlar, siz mi yönlendiriyorsunuz?

Çoğu bilerek geliyor. Kullandığı malzemeler, kullanıp memnun kalmışlar yeniden alıyorlar. Bilmeyenlere de biz yol göstermeye çalışıyoruz.

Mesela size gelip hastalığını söyleyip de neyin iyi geleceğini soranlar da oluyor mu?

Kısmen oluyor. Ama çoğu araştırıyor. İnsanlar eskisi gibi değil, biraz daha bilinçli. İnternetten araştırıyor, kitaplardan araştırıyor veya eşinin dostunun kullanıp memnun kaldığı bitkileri alıyor. Bize de soranlar oluyor.

Çorum'da şifalı bitkilerin kullanım oranı nasıl, bir artış gözlemliyor musunuz?

Gün geçtikçe artıyor. Yani eskiye göre daha artmış durumda.

Aktar ne iş yapar?

Aktar, baharat satar. Baharat ve şifalı bitkiler. Şu an konseptte bitkisel macunlar var, bitkisel tabletler var.

Son günlerde grip salgını için gelenler arttı mı?

Tabi, o yüzden en çok satılan zencefil. İnsanların bir korkusu var, domuz gribiyle ilgili. En çok kullanılan malzeme zencefil, ekinezya, ada çayı.

Peki, iyi geldiği doğru mu?

Tabi, araştırmalar, insanların tecrübeleri, doktorların söyledikleri bu yönde. Bunun yanında sıvı gıdalar alınması, bol C vitamini alınması, meyve yenilmesi tavsiye ediliyor.

Bütün hastalıkların bitkilerle tedavisi mümkün mü?

Bütün hastalıklar değil de, kısmi olarak diyelim. Her hastalığa bitkilerden bir çare bulunur demeyelim. Mesela gribal enfeksiyona, taş düşürmeye, kalp çarpıntısına... bu tarz malzemeler kullanılıyor. Uykusuzluk için kantaron çayı kullanılır, kalp çarpıntısı için melisa kullanılır, alıç çiçeği kullanılır. Değişik malzemeler var, müşteriler onları istiyorlar, kimileri katalogdan yardım alıyorlar, kimileri kitaplardan, kimileri internetten yararlanıyor.

Birçok insan hastalanınca doktora gitmeden önce aktara geliyor. Sizce neden? Eski yöntemlerin daha sağlıklı olduğunu mu düşünüyorlar?

Şöyle söyleyelim; bazı kimseler için verilen ilaçların yan tesiri olduğundan aktara geliyorlar. Ama çok ileri derecede hasta olan birisi, mesela domuz gribine yakalanmış bir insanın gelip de aktardan yararlanması bence yersiz. Hastalığa yakalanmadan önce kullanmak faydalı olabilir. Bitkilerin en büyük özelliği, hastalığı önleyici ve tedaviye yardımcı olması. Zaten bitki, tedavi için verilmez. Yaşamı desteklemek için verilen malzemeler var. Hastalanmadan önce, sağlığın kıymetini bilmek için yapılan şeyler... Yoksa kanser olmuş hastanın aktara gelip de iyileşmesi bence mümkün değil.
Bu bilgileri mesleğiniz gereği mi edindiniz, yoksa kişisel olarak da ilgileniyor musunuz?
Kişisel olarak da ilgileniyorum. Ben eskiden beri meraklıyım bitkilere.

Kaç yıldır bu işi yapıyorsunuz?

10 senedir yapıyorum ama ben bitkileri 20 senedir, 25 senedir tanıyorum zaten.
Zayıflamak için size gelip, daha sonra faydası olmadı diye şikâyet edenler oluyor mu?
Biz onu baştan söylüyoruz. Mesela insanlar zayıflama ürününü alıyor düzenli kullanmıyor. Eskisinden daha çok yemek yerse bunun hiçbir faydası olmaz. Biz müşteriye söylüyoruz; bu ürün yardımcı, gıda takviyesi. Hiçbir ürünün üzerinde ilaç diye yazmaz. Onları kullanırken spor yapacak, yürüyüş yapacak ve sıvı gıdalar alacak. O zaman netice alır. Bizim verdiğimiz ürünlerde yüzde 50, yüzde 60 oranında netice alınır. Eğer olmuyorsa kendine hâkim olamadığındandır. Zaten bir insanın 20 kilo, 30 kilo fazlası varsa bunu bir ay içinde vermesi mümkün değil. Başta bunu söylüyoruz, en az 3 ay buna riayet etmen lazım diyoruz. Ama 1 aylık malzeme alıp kullanmış, 2-3 kilo vermiş... onu tatmin etmiyor, tığ gibi olmak istiyor. Ama sen o kiloyu kaç senede aldın? 20 senede, 30 senede aldın. Bu fazla kiloyu 1 senede verebilirsen senin için büyük bir avantaj. Zaten normal olanı da bu. Bir ayda 8 kilo vermek iyi değil, o sağlık dengesini bozar.
Hasta olmamak için okurlarımıza neler tavsiye edersiniz?

Boy bol meyve ve sebze yemelerini, sulu gıdalar almaları, bunun yanında tarçın, zencefil, ıhlamur, ada çayı, hibisküs çayı, elma çayı, ekinezya... bunları da içebilirler. Bunları kullandığında vücut direnci artar, hastalıklara karşı daha sağlam olur.
 
Kadınlar, televizyondan neyi duyarlarsa aktardan onu istiyor
 
Adil Kayışoğlu çalışanlarından Hasan Kekeç'e bu günlerde en çok hangi şifalı bitkilerin satıldığını, hangi bitkilerin hangi hastalıklara iyi geldiğini sorduk.

Kaç yıldır bu işi yapıyorsunuz?

1945'den beri Adil Kayışoğlu faaliyette.

Peki, siz kaç yıldır yapıyorsunuz?
5 sene oldu.

Kış günlerinde müşterilerin talepleri değişiyor mu?

Evet, kış günlerinde daha çok zencefil, zerdeçal, tarçın kabuğu ve ıhlamuru karıştırıyorlar, soğuk algınlığına, astım-bronşite iyi geliyor. Öksürüğe müsafi iyi geliyor. Zencefil ile zerdeçal, vücut direncini artırıyor. Toz hali balla karıştırıp yeniliyor, yemeklerin içine atılıyor...

Hangi bitki hangi hastalığa iyi geliyor, biraz anlatır mısınız?

Keçiboynuzu, kansızlığa ve astım-bronşite iyi gelir. Şimdilerde ona daha fazla ilgi var. Kansere karşı ısırganı polenle karıştırıp tüketiyorlar. Kalp damar hastalıkları için üzüm çekirdeği tozu var, melisa var -bir adı da oğul otu-... Karabaş otu ve melisa çay gibi demleniyor. Vücuttaki iltihapları da kantaron otu atıyor. Onu da çay gibi demliyorsun, iltihapları atıyor, sinirleri yatıştırıyor. Sinameki otu sindirimi hızlandırıyor. Ihlamur ve karışık çaylar var. Kış çayları...

Neler var o karışımların içinde?

Grip çaylarının içinde tarçın kabuğu, hibisküs, papatya, ıhlamur, zencefil var, gülhatmi diye bir çiçek var, kuşburnu var. Birçok bitki var.

Müşterilere nasıl kullanılacağı hakkında da bilgi veriyor musunuz?

Tabi veriyoruz. Bunlar çay gibi demleniyor. Bunların hiçbirini kaynatmaya gerek yok. Mesela ıhlamuru kaynatıyorlar, yanlış yapıyorlar. Kaynatmamak lazım.

Tüketiciler ne istediklerini biliyorlar mı, yoksa size mi soruyorlar?

Televizyonda seyrediyorlar, o gün ne duydularsa onu istiyorlar. (gülüyor) Televizyonlarda doktorlar söylüyor ya, egzama için şu bitki, astım bronşit için şu bitki, domuz gribi için şu bitki diye...

Domuz gribi için hangi bitkiyi alıyor insanlar?

Domuz gribi için en çok ekinezya çayı alıyorlar.

Televizyonun etkisi bu kadar güçlü mü yani?

Biz söylediğimizde o kadar etkilenmiyorlar ama televizyondan duymaya görsünler, onlara yetiyor.

Bütün bitkiler demlenerek mi tüketiliyor?

Hemen hemen hepsi çay gibi demleniyor. Toz kıvamında olanlar balla karıştırılıp yeniliyor.
Bitkisel çayların artması siyah çayın tüketimini azaltıyor mu sizce?

Hayır, çay tiryakileri çaylarını yine içiyorlar. Bitki çayını bilhassa yaşlılar çok alıyor.

Bitkisel ilaçlara en çok kimler meraklı?

En çok kadınlar meraklı. Bilhassa zayıflama meselelerine kadınlar çok meraklı.

Zayıflamak için neler alıyorlar?

Haplar, macunlar, otlar... bitkisel çay var, beşi bir arada var... Birçok şey var.

Peki, bu ürünlerin yan etkileri var mı?

Otların yan etkisi yok ama hapları bilemeyiz. Hapların da izinli olanlarının yan etkisi yok, onlar deneniyor, şimdiye kadar bir sorun yaşamadık. 

Bu günlerde en çok ne satılıyor?

Bugünlerde bilhassa domuz gribine karşı ekinezya, ıhlamur, tarçın, zencefil, zerdeçal, karanfil, keçiboynuzu... bunlar satılıyor.
Soğuk algınlığı olan hastalara ne tavsiye edersiniz?
En kolay şey, zencefille zerdeçalı balla karıştırıp yemek. Sabah akşam bir tatlı kaşığı balla karıştırıp yerlerse iyi gelir.


Güncellenme Zamani 9:13

 


Hansel Mobilya Tic. LTD
Merkez: Azap Sokak. No: 33 ÇORUM
3642242379
www.hanselmobilya.com.tr
Adress Danışmanlık
Gazi Caddesi Vergi Dairesi Karşısı
2251616
www.adressdanismanlik.com.tr
Hitit Gold
Eğridere Çarşısı No:23 Çorum
3642253851
www.hititholding.com.tr
Özlem İpek Galeria
Osmancık Cad. 1. İstiklal Sokak
212 59 47
www.ozlemgaleria.com


 
 
 
 

Han Yazılım
Çorum Hakimiyet 24 Yaşında.