Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Yardımcısı Bülent Didinmez, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve hükümetini sert bir dille eleştirdi.
Başbakan Erdoğan'ın MHP'yi milliyetçi olmamakla suçlayan eleştirilerine cevap veren Bülent Didinmez, "Milliyetçiliğimizi değil siz, sizi şekillendirenler, size hayat verenler bile eleştiremez. Buna asla müsaade etmeyiz" dedi.
MHP İl İstişare Divan Toplantısı'nda bir konuşma yapan Bülent Didinmez, MHP'nin milliyetçiliğini eleştiren Başbakan Erdoğan'a, "Milliyetçiliğimizi değil siz, sizi şekillendirenler, size hayat verenler bile eleştiremez. Buna asla müsaade etmeyiz."Haddinizi bilin. Adımlarınızı nereye attığınıza dikkat edin. Sayın Başbakan, sen kimsin de MHP'nin milliyetçiliğini eleştiriyorsun" şeklinde cevap verdi.
Genel Başkan Yardımcısı Didinmez konuşmasında özetle şu ifadeleri kullandı:
Gergin hafta
"Bu hafta, Türkiye açısından hayli gergin geçti. Olaylar ilk olarak salı günü TBMM'de partilerin grup toplantılarında başladı. Sayın Başbakan bir konuşma yaptı. Sayın Başbakan konuşmasında AKP Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu'nun Avrupa Konseyi Parlamenterler Birliği Başkanlığı'na seçildiğini, böyle bir başarının ilk kez elde edildiğini, önemli bir adım atıldığını, bununla sanki Çorum'daki aç vatandaşın karnına bir lokma daha fazla ekmek girecekmiş gibi anlatmaya çalıştı. Sayın Başbakan konuşmasında MHP'nin de bunu engellemeye çalışmak gibi bir misyon üstlendiği şeklinde yorumlar yaptı. Milliyetçiliğimize dil uzattı.
Hükümet, 7 yıldır mütemadiyen gergin bir ortamda ülkeyi yönetiyor. Karşılıklı çatışmayı esas alan siyasi bir düşünce ile yönetmeye çalışıyor. MHP'nin ve toplumun değerlerine sataşmayı alışkanlık haline getirdiler.
Biz bazı şeyleri bilip, milleti il
e paylaşan bir partiyiz. Mevlüt Çavuşoğlu, AKP'nin kapatma davası sürecinde Türkiye'nin yasalarını, yargısını yabancılara şikayet etmeye teşebbüs eden muhbir yapıya sahip bir kişidir. Nobel ödüllü yazarımız Orhan Pamuk da Türkiye'nin Ermenileri katlettiğini söylemiş, sözde soykırımın doğru olduğunu ifade etmişti. Ne tesadüftür ki bu sözleri söylemesinin ardından Nobel Barış Ödülüne layık görüldü. Şimdi eylem farklı olsa da netice aynı.
'Sen kimsin de milliyetçiliğimizi eleştiriyorsun'
"Biz, kendi sorunlarımızı kendi içerimizde halletmemiz gerektiğine inanıyoruz. Şimdiki hükümetin ABD'ye 'Ordu bizi yanlış anlıyor. Gelin de aramızı bulun' şeklinde mektup yazmasını doğru bulmuyoruz. Hükümet bunu yapıyor, sonra da Sayın Başbakan çıkıp bizim milliyetçiliğimizi eleştiriyor. Sayın Başbakan, sen kimsin de milliyetçiliğimizi eleştiriyorsun. MHP, hiç bir Türk devletine hakaret eden ülkenin çadırına gidip medet ummamıştır. Haddinizi bilin. Adımınızı nereye attığınızı bilin. Milliyetçiliğimizi değil siz, size şekil verenler, size hayat verenler bile eleştiremezler."
Bombalar patlıyor
"Türkiye'de ne zaman iktidar karşıtı bir eylem olsa, ne zaman iktidara karşı bir kıpırdanma, bir tepki olsa o zaman Türkiye'de yandaş medya aracılığıyla bombalar patlıyor. TSK'yı yerden yere vuracak ithamlar, iddialar ortaya atılıyor. Bir anda gündem değişiveriyor. İsrail'e rest çekiliyor, meydan okunuyor sonra da stratejik ortaklık anlaşması imzalanıyor. Uçak satın alınıyor. Bunların hangisine inansın Türkiye Sayın Başbakan?"
Bunlar gider MHP gelir
"Netice olarak bu iktidar Türkiye'yi 7 yıldır oyalamaktadır. Türkiye'de kavgalar 7 yıldır devam etmektedir. Bir yıl sonra, milletin iradesi ile geldikleri gibi milletin iradesi ile gidecekler. Bunlar gidecek, MHP gelecektir.
MHP olarak siyasi faaliyetlerimizi yoğunlaştırmalıyız. Demokrasinin yerleşmesi ve kökleşmesi için çabalamalıyız. En geç 1 yıl 5 ay sonra, yani 17 Temmuz'da yapılması zorunlu olan seçimde tek başına iktidar olacağız. Bunun için gece, gündüz çalışıyoruz."
Güncellenme Zamani 9:10