Mübarek Ramazan'ın sonuna yaklaştık. Bu yıl sadece 29 gün misafirimiz olan Ramazan ayının 25. günündeyiz. Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennem azabından kurtuluş olan Ramazan'ın son günleri içerisindeyiz. Mübarek Kadir Gecesi'ni aramamız gereken günleri içerisinde... Üstad Sezai Karakoç'un dediği gibi; "Belki bu gecedir, belki başka bir gecedir Kadir Gecesi. Kur'an'ın övdüğü bir gecedir Kadir Gecesi." Kadir Gecesi'nin Ramazan'ın kaçıncı gecesine denk geldiğinin bilinememesinden dolayı atalarımız 'Her Geceyi Kadir, her geleni Hızır bir' demişler. *** Bu yıl Ramazan ayı, ülkemizde karmaşık bir gündeme ve siyasi tartışmalara tesadüf etti. Referandum tartışmaları, siyasi çalkantılar, skandallar, YAŞ kararları, Anayasa Mahkemesi kararları, HSYK'nın açıklamaları ve daha bin bir türlü gündem maddesi arasında, Müslüman'ın gerçek gündemi olan Ramazan çıkageldi. İnsanların ideolojik kamplaşmaları, politik husumetleri arasına sıkıştı. İhtimaldir ki önümüzdeki hafta idrak edeceğimiz Ramazan Bayramı da referandum konusunun gölgesinde kalacak. Siyasetçilerin sözün ve gücün cazibesine kapılıp Ramazan ayına yakışmayacak bir üslup benimsedikleri açık. Peki ya Müslümanlar? Müslümanlar da bu üsluba teslim mi olacaklar? *** Doğrusu Ramazan, hayatımızda köklü değişiklikler yapmıyor artık. Her yargı gibi bunun da istisnaları vardır elbette ama modern zaman Müslümanları iki arada bir derede yaşıyor. Herkes çok yoğun, herkesin çok işi var... Oruçla sükûna ermesi gereken insanlar, tam da orucu bahane ederek daha öfkeli, daha tahammülsüz oluveriyor. Oruç tutmayı çoğu zaman açlık ve susuzluğa indirgiyoruz. Hâlbuki Müslüman için bayram, Ramazan'dan itibaren başlıyor. Her iftar vakti ayrı bir bayram. *** Ramazan ayında gazetelerde, televizyonlarda bir başkalık var. Sair zamanlarda dini konuları -en hafif tabirle- ihmal eden medya, Ramazan ayında ibadeti magazinleştirmeyi amaçlıyor. Ramazan'ın bir yeme-içme ayı olduğu mesajını veriyor. Bir de 'Ramazan eğlencesi' kavramı oluşmaya başladı son yıllarda. Bu eğlenceler o kadar yaygınlaştı ki, birçok insanda; 'Ramazan, eğlencenin gölgesinde mi kalıyor?' endişesi oluştu. Aslında Ramazan'ın eğlencesi, neş'esi, sevinci, mutluluğu bizzat içindedir. Onu dışarıda aramaya ne hacet. Niyazi Mısri Hazretlerinin söylediği gibi: Hakkı seven aşıkların, eğlencesi tevhid olur. *** Bir Ramazan daha çekiliyor hayatımızdan. Oysa Ramazan hilalini görüşümüz, ilk teravihimiz, ilk sahurumuz daha dün gibi. Dün Ramazan'ın son cumasıydı yaşadığımız. Ömrümüz vefa ederse önümüzdeki Ramazan'da oruç ve onun güzellikleriyle tekrar buluşacağız. O zamana kadar geçen Ramazan'ın bize bıraktığı güzellikler ve iyi ahlakı muhafaza etmeye çalışacağız. Oruçlarınız makbul, duanız kabul, bayramınız şimdiden mübarek olsun.
Güncellenme Zamani 10:21 |
|