Başkan’dan hızlı telefon
Akkent Mahallesi sakinlerinin Ramazan ayı boyunca mescidin yetersizliği nedeniyle teravih namazlarını apartman altlarında eda ettiklerini hatırlatıp, yeni yapılacak cami hususunda Hz. Ebubekir Cami Derneği Başkanı Adem Tahtacı’nın mektubuna yer vermiştim.
Mektubunda yeni caminin ihale aşamasına getirildiğini, ancak bir türlü hızlandırılamadığını söyleyen Hz. Ebubekir Cami Derneği Başkanı Adem Tahtacı, bugünlere gelinmesinde emeği geçen Başkan Külcü’ye teşekkür edip, cami ihalesinin hızlandırılması için Başkan’dan TOKİ Başkanlığı’nın ilgili birimini arayıp bir kez daha hatırlatmada bulunması talebini ifade etmişti.
Öğrendiğime göre, Belediye Başkanı Muzaffer Külcü, TOKİ Cami’nin ihalesinin hızlandırılması için kendisine mektup yazan TOKİ sakinlerinin isteğini geri çevirmedi. Dün bölge halkının isteklerini içeren mektup için ‘Başkan bir daha arasa...’ diye yazmıştım ya, duydum ki Başkan TOKİ Başkanlığı ile görüşmüş. Akkent Mahallesi sakinleri ve Hz. Ebubekir Cami Derneği üyeleri sıkı durun. TOKİ Cami bu yılın Kasım ayında ihale edilecek. TOKİ’nin sosyal donatılarını kapsayan büyük ihaleler bölümünde bizim TOKİ Camii de yer aldı.
Çorum’un sağlığının bozulma nedenini buldum
Sağlık meselesi
Son bir haftadır Çorum’un masaya yatırılan sağlık sektöründe yaşadığı gelişmeleri değerlendiriyorum. Yeni bur duyum daha aldım, onu aktarmadan önce son bir kaç günü özetlemem lâzım.
2006 yılında yani dört yıl önce bir vekil tarafından Çorum kamuoyuna deklare edilen 400 yataklı hastanenin neden bu kadar geciktiğini sorguladım, ardından Antalya’ya atanan bir yıllık sağlık müdürünun ‘Çorum sağlıkta AB standartlarının üzerinde’ sözlerini hatırlatıp, madem öyle yeni yapılacak 400 yataklı hastanenin Tıp Fakültesi Hastanesi’nin alt yapısı için hazırlanmasını öneren uzman görüşlerini aktardım.
Özel hastaneler dikkate alındı mı?
Sonra bir çelişkiye dikkat çektim. Üç ayda bir yayınlanan aylık iş ve ekonomik dergisi CNCB-e’nin Türkiye'nin en yaşanılır kentleri sıralamasında Çorm’un iki basamak gerilediği haberini duyururken, ilimizde en fazla gerilemenin sağlık sektörü parametrelerinde görülmesinin sağlık müdürü ve bir vekilin söyledikleri ile uyumsuzluk dikkat çekiciydi. Sağlık Müdürü ve bir vekil Çorum’un sağlığını masaya yatırırken acaba sadace kamu hastanelerini mi gözönünde bulundurdular diye düşündüm. Çorum’da birisi köklü bir geçmişe dayanan, diğeri yeni olmasına rağmen marka değeri giderek yükselen iki tane özel hastane var. Yüzlerce, binlerce ameliyat ve poliklinik hizmeti veriyorlar. Kentin sağlığının masaya yatırıldığı toplantıda onlar da yer aldı mı acaba?
Olumlu gelişmeler de var
Hükümetin sağlıkta dönüşüm projesinin yansımaları sağlık hizmetlerinde Çorumlu’yu rahatlattığı inkar edilemez. Çok şükür SSK devri kapandı, ilaç kuyrukları bitti, beşinci sınıf insan muamelesi gören SSK’lılar özel eczanelerden ilaçlarını alma hakkı kazandı. Üniversite hastaneleri, özel hastaneler herkese açıldı. Prosedürler, bürokratik işlemler yok edildi. Daha bir çok olumlu gelişme vs...
Konforlu hastanelerimiz var da, ya sevkler neyin nesi?
Çorum’un sağlık yatırımlarında modern binalara sahip olması, 5 yıldızlı otel konforuna kavuşmamız, tibbi cihaz ve donanımın üst seviyelere çıkarılması hepimizi sevindiriyor. Bir yandan bu güzellikleri yaşarken çoğu ilçe hastanelerinde uzman hekim bulmakta sıkıntı yaşandığı da bir gerçek. İlçeler hastayı Çorum’a sevk ediyor, e biz de Ankara veya Samsun’a gönderiyoruz. O zaman yaptığınız konforlu hastane binaları sadece otel hizmeti vermekten öteye gidemiyor. Uzman hekiminiz olmayınca elinizde bulunan cihazlar kullanılamıyor.
Çorum’un sağlığının ilk bozulmaya başladığı dönem hastanelerin birleşmesinde yaşandı. Bakanlık bürokratlarına direnemeyen vekillerimiz Hasanpaşa Devlet Hastanesi’nin kapanmasına seyirci kalınca, özellikle Gülabibey Mahallesi, Yavruturna Mahallesi, Kale Mahallesi ve Mimar Sinan Mahallesi’nin sağlığı (!) bozulmaya başladı.
Son duyum
Son aldığıma duyuma gelince; öğrendiğime göre Çorum Devlet Hastanesi diğer illere hasta sevkinde Türkiye genelinde ilk sıralarda yer alıyormuş. 70 milyon lira bütçesi olduğu söylenen hastane her ay bütçe açığı verip zarar ediyormuş. Yani Sağlık Bakanlığı’nın dikkatini (!) çeken hastaneler arasında yer almayı başarmışız. AB standardı bu olmasa gerek!
Siyasiler değil, Nüfus yoruldu
Referandum en çok kimi yordu diye düşünsek, herkes siyasetçileri işaret eder. Bence en fazla yorulan, yıpranan, sabır çekenler Nüfus Müdürlüğü personeli oldu.
Valilik binasına herkesin işi düşüyor. Eski binanın girişinden sağa dönünce nüfus müdürlüğü karşınıza çıkıyor. Nüfus genelde yoğundur ama bu referandum işi onları siyasetçilerden bile çok yordu. Ne zaman gitsem kalabalık. Her gişede görev yapan memur harıl harıl çalışıyor. Referandum öncesi cumartesi-pazar bile çalıştılar.
Güncellenme Zamani 0:26