Bugün :

Matbaaya kadın eli değdi


Eşinin matbaasında ilk önce ayakçı olarak çalışmaya başlayan Hülya Hanım, daha sonra kendini kalıp çekerken, baskı makinesinde çalışırken bulmuş.


971 .kez Okundu -05.05.2012 11:47:56

 

Ellerini görenler ‘kömür ocağında mı çalışıyorsun’ diye soruyormuş. İnce, narin kadın elleri matbaa boyasına boyanınca, makine başında iş tutunca haliyle yıpranıyor. Ama o  bunlardan hiç gocunmuyor.  İlkadım Matbaası sahibi Kadir Sol’un eşi Hülya Sol, 40’ından sonra çalışma hayatına girmiş. Üstelik öyle kadınları görmeye alışık olduğumuz herhangi bir sektörde değil.

 

Eşinin matbaasında ilk önce ayakçı olarak çalışmaya başlayan Hülya Hanım, daha sonra kendini kalıp çekerken, baskı makinesinde çalışırken bulmuş. Hep çalışmayı isteyen ama yıllarca evinde ev işleriyle meşgul olan Hülya Hanım böylece kendini iş hayatına kaptırmış. Üstelik en çok da yakın çevresindeki hemcinslerinin “Ne zorun var, niye boşuna yoruluyorsun” diye söylenmelerine karşın. Çünkü o hayatından memnun. “Bazan bırakmayı düşünüyorum, ama sabah olunca da gitmeden yapamıyorum. Çalışınca insan kendini dinlemiyor. Evde dursaydım her gün bir yerim ağrırdı. Çalışmak bana iyi geliyor.” diyen Hülya Hanım, işe yaradığı müddetçe matbaada çalışmayı düşünüyor.

 

Gülesin Ağbal DEMİRER

 

Ne kadar oldu matbaada çalışmaya başlayalı?
2007’de çalışıyordum, hastalandım, çıktım. Elimde sinir sıkışması vardı. Ameliyat oldum. Sonra da abim hastalandı, eşim yalnız kalınca tekrar çalışmaya başladım.

 

Elinizdeki sinir sıkışması matbaada çalışmaktan dolayı mı oldu?
Değil ama çalışırken ağırlaştı. Şimdi iyiyim. Ayağımdan da menüsküs ameliyatı oldum. Çalışmak daha iyi geliyor herhalde. İnsan kendini dinlemiyor. Evde olsam her gün bir yerim ağrıyor.  Bir de çalışarak insanlara yardım ediyoruz. Evlenenlere yardım elimizi uzatıyoruz. Bütün sülalenin oğlanları, kızları bizim elimizden geçti. Çalışmasak bunu yapamazdık belki de. Sadece kendimiz için yaşamıyoruz. İnsanlara da yardımımız olsun istiyoruz. İşimi seviyorum, herkese de tavsiye ediyorum.

 

Ne yapıyorsunuz matbaada?
Ayakçı olarak girdim ama şu anda makinecilik yapıyorum.

 

Matbaada başlangıç ayakçılık herhalde?
Ayakçı, temizlik, çay, kahve, ondan sonra kalıp, makine işi. Önce kalıptan başladık. Şimdi makineye geçtim.

 

Zor mu?
Zor da değil, kolay da değil. Yorucu. Kalıp çekerken ellerim mahfoluyor.

 

Sıkıcı mı, zevkli mi?
Zevkli bir iş. Abim ve kocamla çalışıyorum zaten.

 

Hayat düzeniniz de değişiyor tabi. Gece çalışıyorsunuz.
Evet. Normalde de gece ayaktaydım. Şimdi iş nedeniyle ayaktayım. O yüzden bu düzende çalışmak zor gelmedi bana.

 

Ayakçı olarak matbaaya girdiğinizde bu aşamaya geleceğinizi düşüyor muydunuz, yoksa bir süre yaparım bırakırım mı dediniz?
Yok ummuyordum. Bırakırım diye düşünüyordum. Hani temizlik işlerini falan yaparım bir süre, sonra bırakırım diyordum, olmadı, bırakamadım.

 

Sevdiniz  demek ki matbaacılığı?
Evet sevdim, eşime kızıyordum geç geliyor, çok çalışıyor diye. Meğer öyle olması gerekiyormuş.

 

Aynı işi yapınca mı eşinizi anladınız?
Şimdi anladım, yorulduğunu biliyorum ya, artık yardımcı olmak istiyorum.

 

Matbaada bir kadının olmasından memnun mular?
Eşim ve abim memnun. Normal de karşıladılar. Çevre  pek olumlu karşılamadı. Eş dostan tepki alıyorum. Niye gidiyorsun, çok yoruluyorsun diyorlar.

 

Ne zamana kadar yaparım diyorsunuz bu işi?
Bırakayım diyorum, ama her gün de gitmek istiyor insan. Yardımcı olduğumu, onların yükünü hafiflettiğimi düşündüğüm için mutlu oluyorum.

 

Gündelik ev işleri dışında bir işe yaradığınızı mı düşünüyorsunuz?
Evet o da var. Bir de ben olmasam ne yaparlar diye  düşünüyorum. Cumartesi Pazar’da bir önceki sayıda Nazan Hanım’ın (Ankara İŞ-Kur’dan Nazah Kahraman) söylediklerini okudum. Tam benim yaptığım şeyleri söylemiş diye düşündüm.

 

Siz de hanımların dışarıda da bir şeyler yapabileceğini düşünüyorsunuz.
Elbette. Evde olup, günlere falan gitmekten hoşlanmıyorum. Benim için en iyisi buydu.

 

Matbaa değil de başka bir iş yapmak ister miydiniz peki?
Aklımda çalışma vardı ama olmadı. Manifatura, tuhafiye gibi bir iş yapmayı istemiştim. Ama şimdi eşimle birlikteyiz, daha iyi.

 

Ama elleriniz çok yıpranmış.
Evet öyle. Bilmeyenler kömür ocağında mı çalışıyorsun diye soruyorlar. (Gülüyor)

 

Matbaadayım deyince ne diyorlar?
Kızıyorlar, niye gidiyorsun diye. Aç, açıkta olduğum için değil ama çalışmayı seviyorum ben.

 

Diğer kadınlara örnek olduğunuzu düşünüyor musunuz bu anlamda?
Öyle ama bana  daha çok kadınlar karşı çıkıyor. Olumsuz eleştiriyi daha çok hemcinslerimden alıyorum. Ne işin var diyorlar. Zaten evde yoruluyorsun.

 

Bir de öyle bir şey var aslında. Kadın hem evde, hem dışarda yorulmuyor mu?
Yine de çalıştığım için pişman değilim. Evde de olsam aynı işleri yapıyorum. Misafir gelince zor oluyor biraz. Gerçi gece çalıştığımız için o da pek olmuyor ya. Çalışmak evde oturmaktan iyidir. 33 senelik evliyim. 25 sene boyunca hep evdeydim. Ev işleri, gelen gidenle meşguldüm.

 

Evde yaptığınız iş  pek görünmüyor.
Aynen öyle. Evde hep aynı işi yapıyoruz ortada bir şey yok. Dışarısı ev gibi olmuyor. Buraya gelmem için bile vesile oldu çalışmak.

 

Çalışan kadın hikâyeleri hoşunuza gidiyor mu?
Çalışan kadın hikâyeleri hep ilgimi çekiyordu zaten.  40 yaşından sonra ben de çalışmaya başladım. İsteyince bu yaştan sonra da oluyormuş.



 

Paşa İskender-Lahmacun
Gazi Caddesi NO: 13/B ÇORUM
213 32 42
-
HAMAMLIÇAY KÖY

3642512379
www.hamamlicaykoy.com
Aybike Turizm
Osmancık CAD. Ulu cami karşısı No:17/1 ÇORUM
3642248091
www.aybike.com.tr
Gümüş Ticaret
OSMANCIK CADDESI ULU CAMI CIVARI NO:2
2135479
-


 
 
 
 

Matbaaya kadın eli değdi

Eşinin matbaasında ilk önce ayakçı olarak çalışmaya başlayan Hülya Hanım, daha sonra kendini kalıp çekerken, baskı makinesinde çalışırken bulmuş.

Bir 'söz' onları Türkiye 3'ncüsü yaptı

‘Başlamak işi bitirmenin yarısıdır’ derler. Onlar da bir işe başladılar ama bir çok engeli aşmaları gerekiyordu.

Karar kadınların; ya hep evde olacaklar, ya da...

Evde olmak mı, yoksa dışarıda da var olabilecekleri bir dünyaya çıkmak mı? Kadınlar kendileri karar verecek.

Dünya hayatı ancak 'aile' ile cennet olur

Dünyanın diğer ucundaki insanla rahatlıkla iletişim kurarken, yanıbaşımızdaki eşimizle neden konuşamıyoruz? İyi bir evlilik nasıl başlar?

'Namaz'ı bir de onlardan dinleyin

‘Namaz kılmasaydık hayatımız bomboş olurdu’ diyen gençler, ‘Çorum’da namazsız insan kalmasın’ sloganı ile ülke genelindeki namaz platformunu Çorum’da hayata geçirdiler.

Saat Kuleleri Ondan soruluyor

Aile mesleğini başarıyla icra eden Ahmet Acun, bir süredir Çorum Saat Kulesi’nin bakımını yapıyor.

'Sessizlik Oyunu'na bir ödül daha

Güzel haberi Hakimiyet Cumartesi-Pazar eki aracılığıyla Çorum’la paylaşan yazar Mine Utkusavaş, kitabının birinciliğe lâyık görülmesinin kendisine büyük sevinç yaşattığını ifade etti.

'Aile kurumu yeniden yapılanmalı'

Aile Eğitim Merkezi’nin ‘Ailemi Kuruyorum’ başlıklı herkese açık projesi Türkiye genelinde ilk defa Çorum’da yapılması nedeniyle önemli.

Kırsaldaki kadın daha şık

Meşhur modacı hemşehrimiz Ahmet Özceyhan’ı dünya tanıyor ama deyim yerindeyse Çorum yeni keşfediyor.

Han Yazılım
Çorum Hakimiyet Yeni Yazılım ve Tasarımıyla Yayında. Görüşleriniz için tıklayınız.