Sosyal medyanın mağduru kadınlar


2156.kez Okundu - 18.04.2013 09:27:58

Sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla internet ortamında kişi ve kurumlara yönelik işlenen suçların arttığı, internetten taciz ve şantajla karşı karşıya kalanların başında kadınların geldiği bildirildi.

 

Sosyal paylaşım sitelerinde kişi ve kurumlara yönelik suç niteliğindeki söz ve eylemler, bu içeriklerin internet ortamından kaldırılmasını iş edinen firmaların kurulmasıyla artık karşılıksız kalmıyor.

 

Sektörde faaliyet gösteren bir şirketin avukatlığını yapan Meltem Banko,  internet kullanımına paralel olarak sosyal medyanın kullanımının artmasıyla, bu alanda işlenen suçlarda da artış gözlendiğini söyledi.

 

Sanal alemde genellikle "hakaret, tehdit, şantaj, taciz ve özel hayatın gizliliğini ihlal" gibi suçlarla karşılaşıldığına dikkati çeken Banko, bu tür suçlara karşı ilgili yasaların 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasını öngördüğünü belirtti.

 

-"Tanımadığınız kişi size hakaret etmez"-

 

İnternet üzerinden gerçekleştirilen hakaretlerin genellikle sahte profiller üzerinden yapıldığını vurgulayan Banko, şöyle devam etti:

 

"Size hakaret eden veya başka ithamlarda bulunan gerçek kullanıcıların bulunması ve gerekli hukuki yollara başvurulduğu zaman cezalandırılmaları kolay bir süreç ancak sahte profiller üzerinden bu tarz isnatlara maruz kalanlar ne yapacak- Aslında önemli konu bu. Genellikle de sahte profiller üzerinden hakaretler yapılıyor ancak tanımadığımız kişiler bizlere o tür şeyler yazmaz. Bunun da bilincinde olalım. Çevremizde olup da kendisini gizleme isteği duyan kişilerce bu tür olaylar gerçekleştiriliyor. Tanımadığınız kişi size hakaret etmez, zaten sizinle bir işi olmaz. Dolayısıyla bu noktada şüpheli kişileri bildirip, o kişiler hakkında gerekli yasal işlemleri yaptırmanız gerekiyor."

 

Son dönemde internet üzerinden şantaj suçunun artış gösterdiğinin ve genellikle "elimizde fotoğrafların var, bunları şuralara veririz" gibi söylemlerle birçok kişinin şantaja maruz kaldığının altını çizen Banko, "Bu tür durumlarda şantaj yapan kişilerle muhatap olmak yerine direkt yasal yollara başvurulmasını tavsiye ediyorum. Para ve başka türlü şeyler istenebilir ve bu durum aylarca hatta yıllarca sürebilir. Günümüzde bu tür davalar çok fazla. Özellikle genç kızlarımızın başına çok fazla olay geliyor" dedi.

 

-"En çok mağduriyete uğrayan kesim kadınlar"-

 

İnternet ve sosyal medya üzerinden işlenen suçlarda en çok kadınların mağdur olduğunu ifade eden Banko, özellikle zamanının büyük bir kısmını evde geçiren ev hanımlarının, interneti kullanırken dikkatli olması gerektiğini söyledi.

 

Sonradan pişmanlık duyulacak eylemlerden kaçınılmasını isteyen Banko, sözlerini şöyle sürdürdü:

 

"Bu konuda oyuncular, iş adamları, siyasetçilerin de aralarında bulunduğu birçok kesim mağduriyet yaşıyor ancak genellikle kadınların yaşadığı mağduriyet biraz fazla. Özellikle de ev hanımlarının. Kadınların, tanımadıkları bir kişiyle iletişime geçmemesini tavsiye ediyoruz. Bu kişiler ünlü, siyasetçi, sanatçı olsun fark etmez. Çünkü mağduriyete uğradığınız zaman siz sıkıntıya düşüyorsunuz. İnternet bu yönüyle çok tehlikeli. İnternette birkaç dakikalık keyif yapayım derken dönüşü çok zor bir yola girilebiliyor. Bu konunun en fazla mağduru olan kadınların, sonradan pişmanlık duyabileceği fotoğrafları hiçbir şekilde internete yüklememesini tavsiye ediyoruz."

 

İnternette çocuklar için de çok fazla tehlike bulunduğunu anlatan Banko, "Anne ve babalara tavsiyem, çocuklarınızın size masum gelen fotoğraflarını internete yüklemeyin. Bu fotoğraflar, başkaları tarafından kötü amaçlarla kullanılabilir" diye konuştu.

 

Çocukların da ailelerince kontrol altında tutulmasının önemine değinen Banko, "Aileler, çocuklarının belirli saatlerde internete girmelerini sağlamalı. Özellikle sosyal medyayı 13 yaş altı çocukların kullanmaması gerekiyor" ifadelerini kullandı.

 

-"Sosyal medya mahkemeleri olmalı"-

 

Meltem Banko, internet üzerinden yaşanan mağduriyetler için, yargıda daha farklı bir işleyişin olması gerektiğini savunarak, şunları kaydetti:

 

"Sosyal medya mahkemelerinin mutlak suretle olması gerekiyor. Teknoloji geliştikçe ona paralel olarak yasal düzenlemelerortaya çıkıyor. 2020'li yıllarda ticaretin internet üzerinden yapılacağı düşünülünce bu düşünce abes olmayacaktır. Hakkınızdaki bir itham kısa sürede tüm dünyaya yayılırken, davası aylarca belki yıllarca sürebiliyor."

 

 

 

 

 

 

(A.A.)


Geri Dönmek İçin tıklayınız