"Allah Bir" Kitabı

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

"Allah Bir" adlı şiir kitabı, yıllarca önce gördüğüm ve okuduğum bir eserdi. Ancak daha sonra kitapçılarda ve hatta kütüphanelerde bulamadım.
Kitabın yazarı, 1938-1946 yılları arasında 7 yıl, 7 ay, 7 gün Milli Eğitim Bakanlığı yapmış olan Hasan Ali Yücel'dir.
Hasan Ali Yücel'in dedesi, Giresunlu Müderris İmamzâde Ömer Efendi'dir. Annesinin babası da Hattat Ali Bey'dir.
Kendisi 1922 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe bölümünden mezundur. 1935'den 50'ye kadar İzmir Milletvekili olarak Meclis'te görev yapmıştır.
17 Nisan 1940'da Köy Enstitülerinin kuruluşunu sağlamış, 1941 yılında Dünya Klasiklerinin tercümesini başlatmıştır. Ankara Devlet Konservatuvarını, İnkılap Tarihi Enstitüsü'nü kuran zattır.
Metafizik Ahlak, Mevlana'dan Rubailer, Mevlana gibi eserlerin de yazarı olan Hasan Ali Yücel, Mevlevi olarak bilinir. Ancak bu yönünü hep gizlemiştir.
Siyasi hayatı boyunca parti politikasına uygun olarak davranmış, Türkiye'de materyalist-ateist bir neslin yetişmesi için elinden gelen gayreti sarf etmek zorunda kalmıştır. Ancak içindeki iman nuru hiç sönmemiş, 1954 yılında adeta küllerinin altından kor gibi parlamıştır.
1954 yılında "Allah Bir" adlı şiir kitabını yazmış ama ölümünden sonra yayınlanmasını vasiyet etmiştir. Bu yüzden Necip Fazıl Kısakürek "Ölümünden sonra Müslüman olan şair" demiştir. Bunu imanını açığa vuran şair demek daha doğru olacaktır.
Hasan Ali Yücel "Allah Bir" adlı şiir kitabının önsözünde şöyle diyor;
"kim vardır ki "eksiz"i, "kusursız"u ve "ölümsüz"ü aramasın?
Bu arayış, hikmettir, felsefedir ve dindir.
Her insanın idrakinde o idrake göre kendini gösteren nihayetsiz nur, bu ihata edilmez varlık; Allah'tır.
İnsanlık tarihi, hiçbir devri müstesna olmamak üzere, insanın Allah'ını aramasının hikayesidir.
Sağır ve dilsiz olmayan vicdan, her zaman der:
-Allah'a inan.
Bizi, bu sesi duyanlardan eyle, Yarabbi!..."
Bu eserine ad veren "Allah Bir" adlı şiirden birkaç beyit alalım;
 
Baskıyla cebirle olmaz iman,
İkraha yasak deyince Kur'an.
 
Hürriyetsiz ibadet olmaz,
Hürriyetsiz diyanet olmaz.
 
Allah'ına bağlanınca kullar
Birden açılır önünde yollar.
 
İslamiyet bu kurtuluştur
Hürriyeti dinde bir buluştur.
 
Feyz aldım onun hakikatinden
Kurtuldum esirlik âfetinden.
 
"Tevhid" adlı şiirinde de imana vurgu yapmaktadır.
 
Tanrım, sana söylerim ki birsin,
Kimdir, birsin diyen, bilirsin.
 
İmana adın yeter tanıktır,
Kalbiyle inanmayan sanıktır.
 
Kalmıştır akıl bu yolda ürkek,
İsbatını isteyendedir şek.
Bu kitap, 1961 yılında vefatından hemen sonra yayınlanmıştır. Aslında siyasetle bağları kesildikten sonra da yayınlanabilirdi. Bu kadar endişeye gerek var mıydı?
Bu kitabı yazarken duyduğu huzuru şu mısralarla çok güzel dile getirmiştir:
 
Kurtuldum evet, kesildi bağlar,
Daldım denize kopunca ağlar.
 
Kalbimde sükûn, huzura vardım,
Zulmet bitiverdi; nura vardım.
 
Erdim tevhide ben gönülden
Hamdolsun, hür insanım ben.
 
İlkbalimmiş gözümde perde,
Bir başka hava esince serde,
 
Düştüm de uyandım uykulardan,
Sıyrıldım o sahte kaygulardan.
 
Oldum yücelikten öyle âzâd,
Etmem o zamanı şimdi ben yâd.
 
Hiç kalmadı, yükselişte meylim,
Alçakta duran her işte meylim,
 
Bıktım kula kulluk eylemekten,
Her hırsı çıkarmışım yürekten.
 
Bağsız kişiyim, bağımsız oldum.
Hürriyeti ben bu yolda buldum.
 
Hak'dan yana döndü ihtiyarım,
Kullar bilsin ki bahtiyarım.
 
Bezdim bu cehil karanlığından,
Kurtar beni gafletin ağından.
 
Hasan Ali Yücel'in siyaseten yaptıklarıyla bu şiiri birlikte değerlendirilince büyük bir pişmanlık ve tövbe içerdiği rahatlıkla görülecektir.
Biz de bu duygularla kendisine Allah'tan rahmet diliyoruz.