Muhtaç mısın Yandın -2-

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

"Komşu komşunun külüne muhtaçtır" der atalarımız. O küle muhtaç ol da gör komşunun kalitesini.
Ama yine de sen komşun muhtaçsa sakın vermemezlik yapma.
Konumu itibarıyla(zenginlik, siyaset, makam, sanat…) iyi olanların karşılarında el-pence duran dostlar, imkanlar, fırsatlar, şartlar değişince, şöyle ya da böyle bunları kaybedince nereye giderler, halleri nice olur?
Durumları çok zor.  
Allah korusun depresyon ve intihar an meselesidir.
Oysa bilseler ki;
Etiketler zaten geçicidir.
Mülkün sahibi Allah'tır. Veren de O, alan da O'dur. Düşülen hal için, nerede hata yapıldığı sorgulanabilir sadece.
Bir gün gelecek etiketlerimiz zaten sökülecek, sade vatandaş olacağız.
"Er kişi" denilerek namazımız kılınacak.
Meşhur hikayedir.
Cenaze namazı kılınacağı sırada, müezzin 
"-Er kişi niyetine" deyince yakından bir subay,
"-Hocam er değil, albaydı" diye bağırmış. 
Sonra ne değişmiş dersiniz(?)
 **
Sinnin verdiği muhtaçlık durumu var ki bunun hepten çaresi yok.
Her geçen gün esasında aleyhimize işliyor.
Bir iş üzerinesiniz; bir saatte bitecek, bir saat ömrünüzden eksildi. 
Bir gün içinde mi bitecek; işte bir gün daha geçti geri gelmemek üzere.
Ne oldu şimdi?
Bir saat, bir gün, bir ay daha yaşınıza eklendi; yaşlandınız. Artık geri dönüşü yok.
Nice saatlerimiz heba olup gidiyor…
Ah ki ahhh…
Her geçen zaman dilimiyle biyolojik ve mekanik tarafımızın kilometre kadranındaki rakamları artarak devam ediyor.
Kilometre arttıkça biyolojik ve mekanik arızalarımız baş gösteriyor.
Ve hastalıklar sıraya giriyor..
Bir ermişe sormuşlar:
Başım ağrıyor, nedendir?      
"O"ndandır demiş.
Gözlerimde fer kalmadı         
"O"ndandır.
Dizlerimin dermanı yok         
"O"ndandır.
"O" nedir dendiğinde; "ihtiyarlık" demiş.
Bir rubaisinde Abdulhamid Hazmi söyle der:
İhtiyar oldum gönül, eski sürurun kalmadı
Kuvvet-i idrakım eksildi, şuurun kalmadı
İhtiyar etti seni bu hadisat-ı dehri dun
Elde kuvvet, dizde kudret, gözde nurun kalmadı.
Evet;
Yaşın ilerlemesi demek muhtaçlığın artması demek.
Gençlikte dünya bitmeyecekmiş gibi çalışıp çabalamaların artı-eksi sonuçlarının görüldüğü bir dönem.
Denilir ki; "insan yaşlanınca biraz eskileşir, biraz aksileşir, biraz ekşileşir. Buna sabredemeyen gençler de vahşileşir." (Mustafa Taşcı, Nesillerden Nesillere Armağan Sözler, s. 344)
Huzur Evleri, Yaşlılar Yurdu bunun var işte.
Modern dünyada -eleştiri hakkımız saklı kalmak kaydıyla- Huzur Evleri gerekli mekanlar gibi gözüküyor. Zira artık "geniş aile" olmadığı/olamayacağına göre yaşlılık dönemi hele de tek başına nasıl devam edebilir?.
Muhtaç mısın yandın.
Yine de Allah iyilerle karşılaştırsın.
Muhanete muhtaç etmesin.
Vesselam.