|
Merhaba sevgili okuyucular. Bugün size halk arasında "Kene Hastalığı" olarak bilinen ve bir virüs hastalığı olan Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi'nden bahsedeceğim. Bulaşıcı Hastalıklar Şube Müdürümüz Dr Hüseyin MORAY ile birlikte bahar ve yaz aylarında giderek önem kazanacak olan bu hastalık hakkında bir yazı yazmaya karar verdik. Katkılarından dolayı kendilerine çok teşekkür ediyorum. Yüksek risk bölgesi olan Çorum'da yaşayan halkımıza bu bilgilerin faydalı olacağı kanaatindeyim.
Virüsün Bulaşma şekilleri şöyledir:
" Hastalık genellikle insanlara kenelerin kan emmesi sonucu veya kenelerin çıplak elle toplanması ve ezilmesi ile bulaşır.
" Hastalık, vücudunda virüs taşıyan hayvanların kanlarına, vücut sıvılarına veya diğer dokularına temas etmekle bulaşabilir.
" Hastalık virüsü taşıyan insanların kan ve vücut sıvılarına temas sonucu bulaşabilir.
" Hastalık hayvanlarda belirtisiz olarak seyredebilir. Bu nedenle de hayvanınız sağlıklı görünse bile size hastalık bulaştırabilir.
Kene tarafından ısırılma veya kene ile temas sonucu virüsün alınmasını müteakiben hastalığın belirtileri genellikle 1-3 günde ortaya çıkar. Bu süre en fazla 9 gün olabilmektedir. Hasta insan veya hayvanlara ait kan, vücut sıvıları veya diğer dokularına doğrudan temas sonucu bulaşmalarda hastalığın belirtilerinin ortaya çıkma süresi 5-6 gündür. Bu süre de en fazla 13 gün kadar olabilmektedir.
Kişilerde kene ısırması ve kene temas hikâyesi ile birlikte; ateş, ani başlayan baş ağrısı, kas ağrısı, kırgınlık, halsizlik ve belirgin iştahsızlıkla başlar. Bulantı, kusma, karın ağrısı ve ishal gibi şikâyetler de görülebilir. İlk günlerde yüzde ve göğüste kızarmalar ve gözlerde kanlanmalar ortaya çıkabilir. Göğüs ve karından başlamak üzere vücuda yayılan küçük nokta şeklinde kanamalar olabilir ve bu kanamalar daha da büyüyerek vücuda yayılabilir. Hastalık tablosuna burun ve dişeti kanamaları da eşlik edebilir. Bunlardan herhangi birisi görülürse en yakın sağlık kuruluşuna müracaat edilip gerekli tetkik ve tedavilerin yapılması çok önemlidir.
Vücuda tutunmuş bir kene varsa; en kısa sürede, vücuda tutunduğu en yakın kısmından uygun bir malzemeyle (pens, cımbız ve eldiven, kene kart gibi) tutularak çıkarılmalıdır. Kene içerisinde çamaşır suyu veya alkol bulunan ağzı kapaklı bir şişe içerisine konur ve çöpe atılır. Kene ne kadar kısa sürede vücuttan uzaklaştırılırsa hastalık riski de o kadar azalır.
Geçen yıllarda kene tutan birisinin önce sağlık kuruluşlarına başvurması öneriliyordu ancak bu zaman kaybına neden olabilmekteydi. Araştırmalarda kenenin biran önce çıkarılmasının daha faydalı etki oluşturduğu bulunmuş. Bu nedenle kişi öncelikle uygun şekilde keneyi çıkarmayı denemeli eğer keneyi çıkaramayacaksa en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır.
Korunmak için;
" Riskli alanlara mümkün olduğunca gidilmemeli, giderken de açık renkli ve kapalı giysiler tercih edilmelidir.
" Keneler uçmaz, zıplamaz, mutlaka insan vücudunda kan emmek için tutunabileceği bir yere ulaşmak amacıyla tırmanırlar. Bunun için mümkün olabildiğince kapalı giysiler giyilmeli, pantolon paçaları çorap içine alınmalı veya çizme giyilmesi tercih edilmelidir.
" Piknik veya kamp alanlarında yerle (toprak, ot, çimen) direkt temas edilmeden, açık renkli örtü serilerek oturulmalıdır.
" Riskli alan dönüşlerinde mutlaka kişi kendi tüm vücudunu ve çocuklarının vücudunu kene yönünden kontrol etmelidir. Özellikle kulak arkası, koltuk altları, kasıklar ve diz arkası dikkatli incelenmelidir.
" Keneler kesinlikle elle öldürülmemeli ve patlatılmamalıdır (Kene kırma)
" Keneleri vücuttan uzaklaştırmak amacıyla, kenelerin üzerine sigara basmak veya kimyasal maddeler (alkol, gaz yağı, kolonya vs. ) dökmek gibi yöntemlere başvurulmamalıdır. Bu kimyasallar kenelerin kusmasına sebep olabildiğinden, kusmuktaki virüsler, kenenin kan emmek için ısırdığı yerden vücuda girebilirler.
" Hayvanların kenelerden arındırılması için kene mücadelesi yapılmalıdır. Hayvanlar ve hayvan barınakları kenelere karşı ilâçlanmalıdır.
" Hayvan barınaklarının duvarları sıvanmalı ve badanaları yapılarak kenelerin yaşamaları engellenmelidir.
" Hayvanların kanına veya başka bir vücut sıvısına temas edilmemeli, bu durumlarda eldiven kullanılmalıdır.
" Hayvan barınaklarına girdikten veya hayvanlarla temastan sonra, insanlar vücutlarını kene yönünden muayene etmeli, kene varsa uzaklaştırılmalıdır.
Kene tutması kırsal bölgelerde daha fazla görülürken, kentsel yerleşim bölgelerinde daha az görülmektedir. Ancak kene hastalığından korunma konusunda tam tersi bir durum mevcuttur. Şöyle ki kırsal kesimde hastalık fazla önemsenmemekte şehirlerdeki halkta ise aşırı bir duyarlılık mevcuttur. Hatta bu aşırı hassasiyet nedeniyle insanların normal hayatı etkilenip psikolojilerinin bozulduğu olabiliyor. Bu yüzden kırsal bölgelerde yaşayan halkımızdan bu hastalıkla ilgili daha hassas davranmalarını rica ediyorum. Şehirde yaşayan halkımızın da gerekli tüm önlemleri alarak hayatlarını strese girmeden devam ettirmelerini tavsiye ediyorum.
Herkese iyi günler diliyorum. Sağlıcakla kalın.
|