Batman ve Siirt Kitap Fuarı İzlenimlerimiz

Malumunuz olduğu üzere iki yıldır yaşanan Kovit salgını nedeniyle hayat neredeyse durma aşamasına gelmişti. Tüm sektörler salgından etkilenmişti. Tabi ki kültürel faaliyetler de durma noktasına gelmiş, şiir etkinlikleri, konferanslar, konserler ve kitap fuarları da yapılamaz olmuştu. 

Bu sonbahar adeta kültürel hayatta bir ilkbahar havası yaşattı desek sanırım abartmış olmayız. Peş peşe yapılan fuarlar, şiir programları, konferanslar, konserler bir anda üzerimize saçılan ataleti kaldırdı. İki yıl aradan sonra biz yazarlar olarak kitap stantlarındaki yerimizi aldık. Cıvıl cıvıl çocuk sesleri, gençler, her yaşta genç kalanlar bir anda meydanları dolduruverdi. Neredeyse durma noktasına gelen kitap basımı bir anda patlayan talep karşısında matbaalar kilitlendi. Yayınevleri kitaplarını bastırabilmek için sıraya geçmek zorunda kaldı. Elde basılı olarak bekleyen stoklar da erimeye başladı. İnşallah daha güzel günler görürüz ve bu hastalığı da onun sebep olduğu ekonomik sıkıntıları da aşarız.

27 Ekim - 9 Kasım günleri arasında düzenlenen 4. Batman Kitap Fuarına Mütercim Yayınları sahibi Mehmet Ali Arslan Bey'in davetiyle 2 Kasım Salı günü katıldım. 5 Kasım Cuma günü Kırşehir'de düzenlenen 10. Âşık Paşa Şiir Şölenine katılacağım için 4 Kasım günü öğleden sonra ayrıldım.

Batman, her geçen gün büyüyen ve gelişen bir şehir. Geniş caddeleri, canlı ticari hayatı ve sıcak insanları ile misafirlerini bağrına basan bu şehri her gittiğimde daha da bir güzelleşmiş buluyorum. Bu şehrin petrol dışındaki en büyük serveti bence kadim uygarlıklara ev sahipliği yapmış olmasından kaynaklana tarihi zenginliği. Her ne kadar sular altında kalsa da hafızalarımızdan silinmeyen Hasan Keyf bunun en güzel kanıtıydı. Efsaneler ile iç içe geçmiş bu güzel şehrin kültürel hayatını taçlandıran kitap fuarı da şehre faklı bir imaj çiziyordu.
Fuar, şehrin en işlek caddesi üzerinde bulunan Batman Valiliği önündeki Avukat Zekeriya Aydın Caddesi üzerinde kurulmuştu. Bu yüzden ulaşım sorunu yoktu. Ayrıca fuar alanı 3 bin metrekarelik geniş bir alanı kapsıyordu. "Okudukça büyüyeceğiz." Sloganıyla açılan fuar alanında 127 stant, bir konferans salonu ve üç farklı giriş kapısı vardı. Stantlar oldukça geniş ayarlanmıştı. Fuara 100'ün üzerinde yayınevi katılmıştı. Öğrencilere önceden kitap alımını desteklemek için kuponlar dağıtıldığı gibi fuara geliş gidişleri de toplu taşıma araçları ile ayarlanmıştı. Bu yönüyle organizasyonu yapanlar takdir edilecek bir iş çıkarmıştı.

Fuarda birçok yazar ve yayıncı arkadaşımızı da görmek nasip oldu. İbrişim Yayınları sahibi Abdurrahman Adıyan, Serencam Yayınları sahibi Gülşen Gazel, Mütercim Yayım Grubundan Maruf Özülkü, Ecir Demirkıran, Ekrem Turgut, Nesrin Hazer, Mehmet Demirkapı, Nadire Batu ve İl Kültür Müdürü Mehmet İhsan Aslanlı gibi isimlerle karşılaşma ve sohbet etme şansı bulduk. Birçok şair ve yazar arkadaşımızın programları hafta sonu olduğu için onlarla maalesef karşılaşamadık. Tabi ki her güzel organizasyonun ufak tefek aksaklıkları da olmuyor değil. Bize önceden okul programlarımızın olacağı söylenmesine rağmen maalesef bir aksilik neticesi bunlar ayarlanamamıştı. Biz de bu yüzden Salı ve Perşembe günü fuarda okurlarımızla buluştuk ve kitaplarımızı imzaladık.

Çarşamba günü Siirt'teki Kitap Fuarına katıldık. Siirt'e yazar arkadaşımız Ekrem Turgut ve Mehmet Demirkapı ile beraber gittik. Keyifli bir yolculuğun ardından fuar yerine ulaştık. 
Siirt'e ikinci gidişimdi. Lakin Siirt benim hep aşina olduğum bir şehirdi. Bu şehre karşı sebebini bilemediğim büyük bir sevgi vardır. Belki de bu sevgi Siirt'in bir ilim ve irfan şehri olmasından kaynaklanıyor olabilir. Başta İsmail Fakirullah Hazretleri olmak üzere birçok âlimin evliyanın yaşadığı, İbrahim Hakkı Hazretlerinin Marifetnamesini yazdığı medreseler şehri Tillo'ya gençlik yıllarımdan beri bir özlem duymuşluğum vardı. Yine Baykan'da bulunan Veysel Karani Türbesi gibi birçok tarihi mekânı bağrında saklayan bu şehir aslında Orta Asya'dan Anadolu'ya gelişimizde bize kapılarını açan ilk şehirdi. Fıstığından, balına, Bıttım sabunundan Büryan kebabına kadar bağrında hazineler taşıyan Siirt gidilmesi, gezilmesi ve görülmesi gereken bir şehir. 2017 yılında bir şiir programı için ilk kez geldiğim ve gezme fırsatı bulduğum Siirt yine mütevazı çehresiyle karşımda duruyordu. Onda bir dinginlik ve ağır başlılık vardı. O da kendisini yenileme derdindeydi. 
6. kez açılan Siirt Fuarı da şehrin kalbi sayılabilecek Siirt 15 Temmuz Demokrasi Meydanında kurulmuştu. "Geleceğe Bir Kitap Aç" sloganıyla açılan fuar 01-07 Kasım tarihleri arasında hizmet verecekti. Fuara 46 yayınevi katılmıştı. 
Burada da yazar arkadaşlarımız Ali İhsan Kılıçaslan Bey ve Semra Kılıçaslan Hanım ile karşılaştık.  Zaman darlığımıza rağmen bizi çok güzel bir biçimde ağırlayan Kılıçaslan ailesine sonsuz teşekkürlerimi arz ediyorum. Ayrıca son kitapları olan ve editörlüğünü yaptığım "Yola Git Yoldan Çıkma"yı imzalama lütfunda bulundular.
Öğleden sonra Zeynep Hatun Anadolu Kız Meslek Lisesi'nde öğrencilerle bir söyleşimiz oldu. 469 öğrencisi olan okulumuzda 38 öğretmenin görev yaptığını öğreniyoruz. Söyleşi esnasında öğrencilerimizin ilgisi, sorularıma verdiği yerinde cevaplar ve edebiyata ve edebiyat öğretmenleri Mesut Beye olan sevgileri her türlü takdirin üzerindeydi. Söyleşi sonrası bizi odasında ağırlayan Okul Müdürümüz Mehmet Nezir Çevik'e ve edebiyat öğretmenimiz Mesut Kartal'a çok teşekkür ediyorum. Ayrıca söyleşi boyunca bize refakat eden ancak isimlerini hatırlayamadığım öğretmen ve idarecilerimize şükranlarımı sunuyorum. Yine bu sınav yoğunluğu arasında söyleşimize katılan, canlı bir söyleşi yapmamıza vesile olan öğrenci kardeşlerime de öğrenim hayatlarına başarılar diliyorum.
Söyleşi sonrası Siirt'ten ayrılarak Batman'a döndük. Perşembe günü öğleye kadar Mütercim Yayınları standında kitaplarımızı imzaladık. Daha sonra da bu güzel şehre, standımızda görev yapan öğrenci kardeşlerimize ve bu şehrin güzel insanlarına istemeyerek de olsa veda ettik ve Ankara'ya döndük.
Bendenizi Batman ve Siirt Kitap Fuarlarına davet ederek bana buraları tekrar görme fırsatı veren, okurlarımızla buluşma imkânı sağlayan, üç gün boyunca ağırlayan Mütercim Yayınları sahibi Sayın Mehmet Ali Arslan Bey'e bu vesile ile çok teşekkür ediyorum.

YORUM EKLE