Çocuklarımızı, Mahalle Baskısından Kurtarmak

Okul Öncesi ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği'nin Öğrenci Başarısının Değerlendirilmesi Ölçme ve değerlendirmenin genel esasları başlıklı 20. Maddenin 2. Fıkrasında:
"İlkokul 1, 2 ve 3 üncü sınıflarda öğrencilerin başarısı; gelişim düzeyleri dikkate alınarak öğretmen rehberliğinde gerçekleştirilen ders etkinliklerine katılımları ile öğretim programlarında belirtilen ölçme ve değerlendirme ilkelerine göre tespit edilir. Karnede "çok iyi", "iyi" ve "geliştirilmeli" şeklinde gösterilir."
3. fıkrasında da; "İlkokul 4 üncü sınıfta öğrenci başarısı; sınavlar ile ders etkinliklerine katılım çalışmalarından alınan puanlara göre değerlendirilir." denilmektedir.
Biz bu maddeyi özetleyelim. İlkokulun 1,2 ve 3 üncü sınıflarında öğrencilerin gelişim düzeyler dikkate alınır sınav yapılmaz. Ancak ilkokulun 4 üncü sınıfında aldığı puanlara (dersin özelliğine göre puan türü değişir) göre sınıf geçmesine karar verilir.
Milli Eğitim Bakanlığı 2023 vizyon belgesinin Temel Eğitim ana başlığında da; İlkokul ve Ortaokullar Gelişimsel Açıdan Yeniden Yapılandırılacak denilerek, 4 üncü Hedef olarak "İlkokullarda not yerine çocukların gelişimsel özellikleri dikkate alınarak çok yönlü değerlendirme sistemi kurulacaktır." (1), "İlkokulda çocukların değerlendirilmesi not yerine beceri temelli etkinlikler doğrultusunda yapılandırılacak " ve 11 inci hedef olarak da "Yardımcı kaynak ihtiyacını büyük ölçüde ortadan kaldıracak düzenlemeler yapılacaktır" (2) denilmektedir. 
Yazıma çok sıkıcı cümlelerle girişi yaptığımın farkındayım. Buradan nereye ulaşmak istediğimi merak edenleri de çok meraklandırmadan yazının özüne girelim. 
Gerek mevzuat açısından gerekse bakanlık stratejisinde ve hükümet programlarında açıkça yer almasına rağmen piyasalarda ilkokula öğrencilerine yönelik sınavlara hazırlık adı altında yüzlerce kitap satılmaktadır. Burada yayınevlerinin bu tür kitapları satması üzerinde durmayacağım. Çünkü bir talep var ki yayınevleri de bu tür kitapları basmakta ve satmaktadırlar.
Yan tarafta görsellerini paylaştığım bu yayınlardan piyasada yüzlerce örneğini görebilirsiniz. Ama yine bu yayınların kontrolü ve denetimleri noktasında da yapılması gerekenler olduğuna inanmaktayım. Çünkü ilkokul çocuklarını sözde sınava hazırlık amacıyla hazırlanan bu kitapların hemen hemen hepsinin üzerinde Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) müfredatına uygun ve güncel olduğuna dair yazılar bulunmaktadır. Bu anlamda MEB'i bağlayan husus olduğuna inanmaktayım.
Olayın diğer tarafında bakmak bence meseleye daha sağlıklı bir bakış açısı kazandıracaktır. Piyasa ekonomisinde bilinen bir kuraldır: Arz-talep meselesi. Burada da durum aynıdır. Bu yayınevleri, talep var ki bu tür kitapları satıyorlar ve ciddi alıcısı var ki her geçen yıl sayı ve çeşitliliği de artmaktadır.
Ama bu tür kitapların neden alıcısı var ve bu kitapları almaya sevk eden sebepler nelerdir?  Sorularının cevabı çok önemlidir.
Milli Eğitim Bakanlığı her ne kadar ilkokullarda sınav odaklı çalışmalar yapmasa da daha üst sınıflarda sınav olduğu sürece bu baskı ortadan kalkmayacaktır. 8. Sınıf öğrencilerin ortaöğretime geçişlerinde sınavsız olması ya da sınavın etkisi azaltılmadığı sürece bu tür kitapları ortadan kaldırmak mümkün olmayacaktır. 
Ortakdaki görselini paylaştığımız soru, bizzat kendi kızıma sorulmuş bir sorudur. Seminerlerde katılımcılara;  "Bu soru, kızım kaçıncı sınıfta iken ya da kaçıncı sınıf müfredatına uygun sorulmuş olabilir" diye soruyordum. Bu soruyu bugüne kadar doğru tahmin eden olmadı. Cevabı yine ben vereyim. Bu soru bir devlet okulunda ve birinci sınıfın son döneminde soruldu. Evet, yanlış okumadınız. Bir devlet okulunda 1. sınıfın son döneminde soruldu.
Öğretmenin bu soruyu sormasının iki sebebi var: 
Birincisi aynı sınıfı farklı şubeleri okutan öğretmenlerimizin kendi aralarındaki acımasız rekabeti. Bu rekabette -maalesef bazı öğretmenlerimizin öğrenci başarıları üzerinden kendi başarılarını anlatmayı fırsat bilerek oluşturdukları bir rekabettir. Benim çocuklarımın bilmem ne kadarı Fen Lisesi'ne girdi demenin havasını atmak için zemin hazırladığı bir rekabet. Adeta yarış atı yerine koymak olan bu rekabette yine olan çocuklarımıza olmaktadır. 
Evet bu öğretmenimiz akademik anlamda başarılı öğrenciler yetiştiriyor olabilir. -bu anlamda ciddi bir araştırmanın yapılması gerektiğine inanmaktayım. Ama bu çocukların birçoğunun sosyal hayatta pek de başarılı olmadıkları bilinmektedir.
İkincisi ise benim mahalle baskısı olarak isimlendirdiğim durumdur. Burada velilerimizin öğretmenler üzerine baskısı görülmektedir. Öğrenci velisi çocuğunun öğretmenine gelerek; Hocam diğer sınıf öğretmeni sürekli test yapıyor, sınavlar yapıyor ama siz hiç yapmıyorsunuz benzeri cümlelerle öğretmenler üzerine baskı kurmaktadır. Bu baskılara dayanamayan öğretmen, maalesef bir süre sonra bu baskılara boyun eğmekte daha ilkokul düzeyinde sınavlar yapmaktadır. Aksi takdirde okulda ve çevresinde kötü öğretmen etiketi ile karşı karşıya kalabilmektedir. 
Üstelik geçmiş günlerde Milli Eğitim Bakanlığı ilkokullarda pandemiden dolayı sınavların yapılmayacağını da duyurdu. Doğru olanı yaptı. Sınav kaygısını azaltmak amacıyla ilkokullarda sınavlar kaldırılmışken, yayınevlerinin buna yönelik materyalleri piyasaya arz etmesi ile ilgili tedbirler acilen alınmalıdır. 
En önemli tedbir ise bu materyalleri almaya sürükleyen unsurların kaldırılmasıdır. Yetkililerin bu konuda bir an önce tedbir alması her şeyden öte çocuklarımız için önem arz etmektedir.

(1) http://2023vizyonu.meb.gov.tr/
(2) http://2023vizyonu.meb.gov.tr/ sayfa 88.

YORUM EKLE