Evlüceler Sülalesi

Evlüce sülalesi hakkında bilgileri, Mehmet Evlüce' den aldım. Kendisi sülalelerini şu şekilde anlattı:
Evlüce sülalesi İskilip'in Ulaştepe nüfusuna kayıtlı, 1941 yılında Bahabey mahallesine yerleşen, soy isim kanunu çıkmadan Gıymıklar lakabı ile anılan, sonradan Evlüce soy ismini almış ailedir. Gıymığın Hacı Hafızı, Ulu Caminin imamlığını yapmış, imamlara maaş bağlanması ile "ben maaş karşılığı imamlık yapmam." diyerek imamlığı bırakmıştır. Dikicilik mesleğine dönmüştür. 
Dedem Osman Evlüce, 1941 yılında belediye başkanlığı yapmıştır. O zamanlar İskilip, CHP'nin kalesi olarak görülürmüş. Osman Evlüce’ye ailede hacı baba denilirdi. Hacı baba, gerçekten otoriter ve sert görünümlüydü. Ama yardımseverdi. Onunla sohbet edenler, kendisinin sohbetine doyum olmadığını söylerler. Hacı babam, her gün sakal tıraşı olurdu. İleri görüşlü biriydi.  Kendisi odasında yemeğini yer, bizler mutfakta yer sofrasında, asker biçimi oturarak yemek yerdik. Hacı babam sabah camiden gelince, evde odasında Yasin suresini okur ve tesbih çekerdi. Daha sonra dama inerek, ineklere kömüşe bakar, oraları düzenlerdi. Bizim evde sağılır inek eksik olmazdı. 
O zamanlar İskilip'te yaygın olan iki eşlilik durumu, bizim ailede de mevcuttu. Büyük babaannem ve Tabanalı anamız olmak üzere, iki tane babaannemiz vardı. 
Evimiz tam bir ataerkil ailesi olarak idare edilen, 22 nüfuslu bir aile idi. Bu arada büyük babaannem, içişleri olan inek çanak işlerine, Tabanalı anamda bağ bahçe işlerine bakardı. Mustafa ve Hasan emmilerimin hanımları ve annemle beraber aynı evde yaşamımızı sürdürülürken, 1966 yılında evimizin yanındaki arsaya ev yapılarak, amcalarım evden ayrıldılar. Ev yaşantımız, belli kurallara bağlı, emir komuta zincirinde denilebilecek şekilde sürmüştür. Bayramlarda Ulaştepe ve Bahabey'deki komşulara, mutlaka bayram sabahı 5- 6 sofra yemek verilir, bu misafirler arife günü, Hasan amcam tarafından tek tek eve davet edilirdi. 
Bayram günleri, hacı babam Osman Evlüce evden çıkmaz, üst kattaki misafir odamızda misafirleri ağırlardı. Bu arada, akrabamız Ahmet Maden emmi kapıda gelen misafirleri karşılardı. Rahmetli bekçi Cumayinin Hamdi emmi de kahve ve hizmet işlerine bakardı. Bu işler sonradan, Hasan amcam ve diğer aile bireylerine kaldı. Bu durumlar, babam zamanında bir müddet daha devam etti. Zamanla bu adetler kayboldu.
 Babam Tahir Evlüce ve amcam Mustafa Evlüce, beraber yedek parça, otobüsçülük, Pirelli lastikleri bayiliği yaptılar. Hacı babam ve Hasan amcam, şu an belediye yanındaki dükkânda hem Pirelli hem de Philips bayiliği yaptılar. Zaman içerisin de bu işlerle beraber gıda sektöründe iştigal ettik.  İskilip'in, ekonomik ve siyasi durumunun günden güne geri gitmesi, bizleri İskilip dışına gitmek zorunda bıraktı. Ankara'da gıda işini  yürüttük. Aslında teknoloji ve dünyanın globalleşmesi, eski adet ve ananelerimizi alıp götürürken, bizler hiç farkında olamadık. 
Babam Tahir Evlüce, girişimci bir insandı. Ana mesleği otobüsçülüktür. Çok kişiyle ortaklık yapmış, yanında çalışan bir sürü insana ekmek vermiş, birçok kişinin de şoför olmalarına imkân sağlamıştır. Otobüsçülük işinde, Kocali ve Hacı Yılmazla yıllarca rekabet yapmışlar, Çorum'a bir liraya, Ankara'ya yedi liraya yolcu taşımışlar. Neticede çarpışan testinin biri kırılmış, biri çatlamış, ikisi de su tutmamış. Ticari olarak erimişler. 
Sizlere Silifke Taşucu’ndan selam ve sevgilerimi gönderiyorum, hoşçakalın.

YORUM EKLE