AFAD’dan gönüllülük projesi

İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), gönüllülük projesi başlattı.

AFAD’dan gönüllülük projesi

RECEP MEBET
İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), gönüllülük projesi başlattı.
Türkiye’nin afet yönetimi ve uluslararası yardım kurumu olan AFAD, acil durumlarda yürütülecek yardım çalışmalarında görev alacak gönüllüler arıyor.

AFAD GÖNÜLLÜSÜ OL
‘Siz de gönüllü olmak ister misiniz?” çağrısıyla vatandaşlara seslenen AFAD, “Ben olmasam ne olur demeyin... Siz varsanız çok şey olur!” mesajını verdi.
AFAD Gönüllülük Bilgi Sistemi’ne başvuruların e-Devlet üzerinden alındığını belirten yetkililer, başvuru yapan kişilerin kısa mesaj(SMS) ve e-posta yoluyla https://gonullu.afad.gov.tr adresine yönlendirildiğini kaydettiler.
Gönüllülük projesinin detaylarından bahseden AFAD yetkilileri, şu bilgileri verdiler:
“AFAD Gönüllülük Projesi, afet öncesi, esnas ve sonrası faaliyetlerde gönüllü olmak isteyen vatandaşlara, görev alanlarında eğitimler veriyor ve gönüllülük sistemi içerisindeki performanslarını takip ediyor.
Herkese açık uzaktan eğitimler ve sonrasında yüz yüze eğitimler ile devam edecek olan Gönüllülük Projesi, gönüllülerin katılımını ve bilgilendirilmesini kapsayan bir sistem.

AFAD GÖNÜLLÜSÜ KİMDİR?
Tamamıyla kendi isteği doğrultusunda, dayanışma ve yardımlaşma amacıyla bireysel çıkarlarını gözetmeksizin hiçbir maddi beklentisi olmadan sadece topluma faydalı olmak arzusuyla fiziksel gücünü, zamanını, bilgi birikimini, yeteneğini ve deneyimini kullanarak afet ve acil durum öncesinde, sırasında ve sonrasında toplum hizmeti çalışmalarına katkı sağlayan kişilerdir.
AFAD gönüllüleri hiçbir şekilde AFAD çalışanlarına alternatif ya da tehdit değildir. Daima iki taraf birbirine katkıda bulunarak tamamlayıcı özellikleriyle birbirinin gücünü ve değerini arttırıcı çalışmalarda bulunur.

GÖNÜLLÜLÜK SİSTEMİNİN HEDEFİ
Projenin amacı, afet ve acil durumlarda yürütülecek faaliyetlerde, refleks ve inisiyatif gücüne sahip, müdahale hızı yüksek, AFAD ekipleri ile organize bir şekilde çalışacak AFAD Gönüllülük Sistemi’ni kurmaktır.
AFAD gönüllülerinin yetkinliklerinin faaliyetler, eğitimler ve tatbikatlarla geliştirilmesini sağlamak, AFAD ve gönüllülerinin katkılarıyla afetlerin getireceği maddi ve manevi zararı en aza indirmek ve toplumu daha dirençli hale getirmek, afet ve acil durumlardan etkilenmiş topluluklara daha etkin bir hizmet sağlamak, toplumda gönüllülük bilincinin yaygınlaştırılmasına katkıda bulunmak da amaçlar arasında.

BAŞVURU KOŞULLARI
AFAD gönüllüsü olmaya istekli ve e-devlet şifresi olan herkes gönüllü olabilir.
AFAD gönüllüsü adaylarının eğitim ve çalışma programlarını aksatmayacak zaman opsiyonlarına sahip olması gereklidir.
AFAD görevlerine katılacak olan AFAD Gönüllüsü adaylarının sağlık durumlarının alan çalışmalarına ve seyahate uygun olması gereklidir.
Gönüllülük başvuruları e-devlet üzerinden alınmaktadır.

NEDEN GÖNÜLLÜLERE İHTİYAÇ DUYULUYOR?
AFAD gönüllülerinin gücünü harekete geçirerek, afet ve acil durumların meydana getireceği maddi ve manevi zararı en aza indirmek ve toplumu afet ve acil durumlara daha dirençli hale getirmek için gönüllülere ihtiyaç duyuyoruz.
İnsan hayatında fark sağlamak için becerilerini kullanmaya daima hazır, yakınlarda eğitimli ve organize AFAD Gönüllüleri oluşturmak amacıyla gönüllülere ihtiyaç duyuyoruz.

GÖREVLENDİRME YOLLARI
AFAD gönüllülerinin görevlendirilmesinde iki yol izlenir. Gönüllü olmak isteyen kişiler, kendi tercihlerine göre görev alabildikleri gibi ihtiyaç duyulan alanlara uygun gönüllü belirlenerek, gönüllünün onayı da alınarak görevlendirme yapılır. Gönüllülük seviyeleri ise şöyle:

TEMEL AFAD GÖNÜLLÜSÜ
AFAD gönüllüsünün kim olduğu ve AFAD gönüllüsüne neden ihtiyaç duyulduğunun farkındalığına sahip, afetlerle ilgili temel kavramları bilen, afet öncesi/sırası/sonrasındaki doğru davranış şekillerini bilen, yangın, tahliye ve ilkyardım konularında önbilgi sahibi olarak farkındalık kazanmış, AFAD Gönüllülük Sistemi uzaktan eğitimlerini tamamlamış ve gönüllülük faaliyetlerine/görevlerine katılım sağlamış, üst yaş sınırı olmayan gönüllüler Temel AFAD Gönüllüsü olmaya hak kazanabilecektir.
DESTEK AFAD GÖNÜLLÜSÜ

Arama ve kurtarma, sosyal yardım, yangın, ilkyardım gibi konularda, afet ve acil durum hallerinde profesyonel ekiplere destek olabilecek bilgi ve beceriye sahip olan gönüllülerdir. Temel AFAD Gönüllüsü kriterlerini sağlayan ve orta seviye bilgi ve yeterliliğe sahip olmak istediği alanla ilgili eğitimlerini tamamlayan/ geçerli bir eğitimi olduğunu belgeleyebilen gönüllüler, Destek AFAD Gönüllüsü olmaya hak kazanabilecektir.
UZMAN AFAD GÖNÜLLÜSÜ
Afet ve acil durum hallerinde; kentsel arama ve kurtarma, doğada arama ve kurtarma, akarsu ve selde arama kurtarma, ilkyardım, yangın, eğitim, çeviri, sağlık hizmetleri, basın ve halkla ilişkiler gibi konularında AFAD ekipleri ile koordineli çalışarak, afet ve acil durumlardaki müdahale faaliyetlerini yürütme becerisine sahip gönüllülerdir.
Destek AFAD Gönüllüsü kriterlerini sağlayan ve uzman olmak istediği alanla ilgili eğitimlerini tamamlayan/ geçerli bir eğitimi olduğunu belgeleyebilen gönüllüler, Uzman AFAD Gönüllüsü olmaya hak kazanabilecektir.
AFAD HAKKINDA
Türkiye sahip olduğu tektonik, sismik, topografik ve iklimsel yapısı gereği doğal afetlerle sıklıkla karşı karşıya kalan bir ülke. Su baskını, sel, çığ, heyelan, yangın ama en önemlisi deprem…
Ülkemiz depremlerde insan kaybı açısından dünyada üçüncü, etkilenen insan sayısı açısından sekizinci sırada. Ortalama olarak her yıl büyüklüğü 5 ile 6 arasında değişen en az bir deprem yaşanmakta…
Doğal afetlerin doğrudan ya da dolaylı olarak neden olduğu maddi ve manevi kayıplar afet yönetiminin ve koordinasyonunun günümüz dünyasında ne kadar titizlikle ele alınması gerektiğinin bir kanıtı…
Ülkemizde doğal afetlere ilişkin politikalar ilk olarak 1939 Erzincan Depremi sonrası geliştirilmeye başlanmış; 1959 yılında çıkarılan 7269 sayılı ‘Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun’ ile konuyla ilgili yasal boşluk giderilmeye çalışılmıştır. Afetlerle ilgili yasal düzenlemeler 1988 yılında devletin tüm imkanlarının afet bölgesine en hızlı şekilde ulaşmasını ve afetzede vatandaşlara en etkin ilk müdahalenin yapılmasını sağlamak amacıyla çıkarılan ‘Afetlere İlişkin Acil Yardım Teşkilatı ve Planlama Esaslarına Dair Yönetmelik’ ile devam etmiştir.
Türkiye’de afet yönetimi ve koordinasyonu alanında dönüm noktası ise 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’dir. Büyük can kaybına ve geniş çaplı hasara neden olan bu deprem, ülkemizde afet yönetimi konusunun tekrar gözden geçirilme zorunluluğunu acı bir şekilde ortaya koymuştur.
Eşgüdüm sağlanması gereken kurumların afetlerle ilgili yetki ve sorumluluklarının yeniden tanımlanması ihtiyacı afet ve acil durumlarda yetki ve koordinasyonun tek bir elde toplanmasını zaruri kılmıştır.
Bu doğrultuda afetlerle ilgili olarak görev yapan İçişleri Bakanlığı’na bağlı Sivil Savunma Genel Müdürlüğü, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’na bağlı Afet İşleri Genel Müdürlüğü ve Başbakanlık’a bağlı Türkiye Acil Durum Yönetimi Genel Müdürlüğü kapatılarak 2009 yılında çıkarılan 5902 sayılı yasa ile Başbakanlık’a bağlı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı kurularak yetki ve sorumluluklar tek bir çatı altında toplanmıştır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile ilgili yapılan düzenlemeler kapsamında, 15 Temmuz 2018 tarihinde yayınlanan 4 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı İçişleri Bakanlığına bağlanmıştır.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, afetlerin önlenmesi ve zararlarının azaltılması, afetlere müdahale edilmesi ve afet sonrasındaki iyileştirme çalışmalarının süratle tamamlanması amacıyla gereken faaliyetlerin planlanması, yönlendirilmesi, desteklenmesi, koordine edilmesi ve etkin uygulanması için ülkenin tüm kurum ve kuruluşları arasında işbirliğini sağlayan, çok yönlü, çok aktörlü, bu alanda kaynakların rasyonel kullanılmasını gözeten, faaliyetlerinde disiplinler arası çalışmayı esas alan iş odaklı, esnek ve dinamik yapıda teşkil edilmiş bir kurumdur.
Bu çerçevede; ülkemizde yeni bir afet yönetim modeli uygulamaya konulmuş olup, getirilen bu model ile öncelik ‘Kriz Yönetimi’nden ‘Risk Yönetimi’ne verilmiştir.
Günümüzde ‘Bütünleşik Afet Yönetimi Sistemi’ olarak adlandırılan bu model, afet ve acil durumların sebep olduğu zararların önlenmesi için tehlike ve risklerin önceden tespitini, afet olmadan önce meydana gelebilecek zararları önleyecek veya en aza indirecek önlemlerin alınmasını, etkin müdahale ve koordinasyonun sağlanmasını ve afet sonrasında iyileştirme çalışmalarının bir bütünlük içerisinde yürütülmesini öngörmektedir.
AFAD, illerde doğrudan valiye bağlı İl Afet ve Acil Durum Müdürlükleri ve 11 ilde bulunan Afet ve Acil Durum Arama ve Kurtarma Birlik Müdürlükleri vasıtasıyla çalışmalarını yürütmektedir.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, afet ve acil durumlara ilişkin tek yetkili kurum olup, bir şemsiye kurum anlayışıyla afet ve acil durumun niteliği ve büyüklüğüne göre gerek Genelkurmay Başkanlığı, Dışişleri, Sağlık, Ulaştırma ve Altyapı vb. ilgili diğer bakanlıklar ile gerekse sivil toplum kuruluşları ile işbirliği içerisinde faaliyetlerini sürdürmektedir.
Kurulduğu günden bu yana ülkemizde yaşanan Elazığ, Simav ve Van depremlerinde en etkin ve hızlı müdahaleyi gerçekleştirmiş, deprem sonrası yürüttüğü başarılı iyileştirme politikaları ile afetzede vatandaşlarımızın yaralarını en kısa sürede sarmıştır. Antalya, Samsun ve Sinop’ta yaşanan sel felaketlerinde ilgili kurumlarla kısa sürede koordinasyon sağlanarak afet bölgesinde hayatın normale döndürülmesi çalışmaları ivedilikle tamamlanmıştır.
Sadece ulusal çapta değil uluslararası anlamda da birçok başarılı operasyona imza atan AFAD, dünyanın en uzak coğrafyalarında dahi yaşanan afet ve acil durumlara kayıtsız kalmamış, kaliteli, profesyonel ve alanında uzman personeli, teknolojik ekipmanı ile Haiti’den Japonya’ya, Şili’den Myanmar’a kadar yardım elini uzatmış; Libya, Tunus, Mısır ve Suriye yaşanan toplumsal olaylarda dünyanın takdirini kazanan tahliye ve insani yardım operasyonlarını başarıyla gerçekleştirmiştir.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı bundan sonraki süreçte de gerek ulusal gerekse uluslararası boyutta üzerine düşen görev ve sorumlulukları, sahip olduğu donanımlı personel ve geliştirdiği etkin politikalarla yerine getirmeye devam edecektir.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER