Akıncılar Derneği’nden bağımlılıkla ilgili acil çağrı

Akıncılar Derneği Çorum İl Başkanı Mustafa Necati Çağdaş, gazetemizi ziyaret ederek toplumun kanayan yarası olan bağımlılıkla ilgili kamu yöneticileri ve STK'lara çağrıda bulundu. Yapılan çalışmaların sonuç alma anlayışından uzak olduğuna işaret edilen çağrı mektubunda, gerçekçi ve sonuç almaya yönelik bir modelin uygulanması gerektiğini söyledi.

Akıncılar Derneği’nden bağımlılıkla ilgili acil çağrı

HURŞİT BOZKURT
Akıncılar Derneği Çorum İl Başkanı Mustafa Necati Çağdaş, gazetemizi ziyaret ederek toplumun kanayan yarası olan bağımlılıkla ilgili kamu yöneticileri ve STK'lara çağrıda bulundu. Yapılan çalışmaların sonuç alma anlayışından uzak olduğuna işaret edilen çağrı mektubunda, gerçekçi ve sonuç almaya yönelik bir modelin uygulanması gerektiğini söyledi.

 

Akıncılar Derneği Çorum Şubesi Gençlik Koordinasyon Başkanı Numan Karaca, Yönetim Kurulu üyeleri Zafer Özkaya ve Fatih Çiftbaş'ın da katıldığı ziyarette, çağrı mektubunun içeriği ve bağımlılıkla mücadele yöntemleri konusunda Genel Yayın Yönetmenimiz Erol Taşkan'a açıklamalarda bulunan Çağdaş, bu zamana kadar yaptıkları çalışmaları ve yapılması gerekenleri şu ifadelerle dile getirdi; "Son yıllarda ülkemizin her yerinde kanayan bir yara haline gelen madde bağımlılığına bulaşan ve suça itilen gençlerimiz üzerinde yapılan çalışmaların; bürokratik, resmi ve sonuç almaktan uzak bir anlayış ile yapıldığını gözlemlemekteyiz. Çok ciddi bu soruna artık gerçekçi, yerinde ve sonuç
almaya yönelik çalışmalar yapılmasına yönelik çağrımızdır.

 

ilimizde genelde bu alanda yapılan çalışmaların, asıl muhataplara yönelik olmamakta olduğunu üzülerek görmekteyiz. Genel olarak toplantı, panel ve seminerler şeklinde olan bu programlarda asıl kitleye ulaşılmamaktadır. Sonrası ise güzel temennilerden öteye gitmemektedir. Asıl üzücü olan bu faaliyetlerin gerçek anlamda sorunun çözülmesi
noktasında bir katkı sağlamaması ve ilgililerin bir şeyler yapıldığını düşünerek sorunun çözüldüğünü düşünmeleridir. Asıl sorun; ulaşılması gereken kaldırım kenarlarında, trafoların etrafında, parklarda, sokak aralarında kaybolan gençlerimizin bu faaliyetlerden haberdar olmamaları ve yapılanların onların maddi-manevi sorunlarına çözüm olmamasıdır.

 

Diğer yandan "Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem ateşinden koruyun." İlahi düsturundan bi haber olan ve kültürel yozlaşma içerisinde, sosyal medya ve tüm iletişim kanalları üzerinden yapılan yayınlarla kimliklerinin farkında olamamış kendilerini tanımlayamayan değerlerinden uzaklaşmış olan ailelerin de, kendi evlatlarının nasıl bir tehlike ile karşı karşıya kaldıklarının tam manası farkında olmamalarıdır.
 

Bizler Çorum Akıncılar Derneği olarak kendi imkânlarımızla 2012 tarihinde gücümüz nispetinde bu sorunlar ile boğuşan genç kardeşlerimiz için "Kaybolan Gencimizi Çıkartın Bataklıktan" başlıklı bir hamle çalışması başlatmıştık. Sokaklara indik "Kim bir canı kurtarırsa bütün insanlığı kurtarmış gibi olur" düsturu ile bütünleşerek bu gençlerle bire bir ilgilenmeye başladık. Aileleriyle tanıştık, ailelerin maddi durumları çok iyi olmasa da evlatlarının tüm giderlerini sağlamaya çalıştıklarını ama bu konu hakkında bilgilerinin olmadıklarını, benim evladım bu pisliğe bulaşmaz diyecek kadar konudan uzak olduklarını gördük. Biz bu gençlerin hem maddi ihtiyaçlarını hem de manevi ihtiyaçlarını gücümüz nispetinde gidermeye çalıştık.
 

Öğrenimi yarıda kalan gençlerin başta endüstri meslek lisesi olmak üzere çeşitli mesleki eğitim öğretim kurumlarına, kuruluşlarına yerleştirme ve onlara bir kardeş olmaya gayret ettik. Bu kardeşlerimizden bazıları şu an ön lisans mezunu, farklı mesleklerde çalışan ara elemanlar, tesisatçı, pide, lahmacun ustası gibi birçok meslek dalında hizmet eden insanlar olarak yetiştiler. Ancak 2014 yılı itibariyle gerekli maddi imkânları bulamadığımız için bu çalışmalarımız askıya almak ve durdurmak zorunda kaldık. Yeniden bu konuyu gündemimize taşımamıza neden olan ise geçenlerde şehrimizde yaşanan üzücü bir olay oldu.
 

2 Nisan Salı 2019 tarihinde Yılmaz Özbaydemir isimli 20 yaşında bir gencimizin içkili bir lokalde öldürülmesi ile kahrolduk. Bizler bu genç kardeşimiz ve çevresinde ki arkadaşlarıyla da ilgilenmeye başlamıştık. Kendisi çok güzel işlerde başarmış ciddi olumlu yönde ilerleme kaydetmişti. Bir sabah namazı programımızda sancaktar camisinin imam hatibinin "maşallah gençler sabah namazında" dediğini hatta Yılmaz kardeşimize bana gel seni hafız yapalım dediğini hiç unutmuyorum. 2014 de Gazze bombalanırken bir kenarda ağladığını neyin var diye sorduğumda ağabey biz kardeşlerimiz için hiç mi bir şey yapamayacağız dediğini hiç unutamam ve hasılı kelam biz bu çalışmaları bırakmak zorunda kaldıktan sonra bu gençlerden bir kısmı eski alışkanlıklarına geri dönmeye başladılar. Onlardan biride Rahmetli Yılmaz kardeşimizdi. Şimdi aslan gibi bir kardeşimizi kaybettiğimize mi yanalım onu vuran gencin de hayatının mahvolmasına mı yanalım. Ve bizim el uzatmamızı bekleyen kardeşlerimize mi yanalım. Yarın hesap günü bu kardeşlerimizin bizden davacı olacaklarından hiç şüphemiz yok.

Peki ne yapmalıyız?
Sayın Valimiz, Belediye Başkanımız ve STK temsilcilerimizilimizde topyekün mücadele başlatılmasını talep ediyoruz ve bunun için önerilerimiz şu şekildedir;

"Çorum Zararlı Alışkanlıklar İle Mücadele ve Dezavantajlı, Suça itilmiş ya da Bulaşmış Gençlerimizin Kazandırılması" ile ilgili bir yol haritası çıkartılmalıdır. Mücadele alanları belirlenmeli ve görev dağılımı yapılmalıdır. Muhatap kitleler içinde bulundukları duruma göre (Madde Bağımlısı, Suça İtilmiş, Suça Bulaşmış, Dezavantajlı gibi) tanımlanmalı, her bir grup için ayrı ayrı stratejiler belirlenmelidir. Tüm ilgili resmi kurum ve kuruluşlar ile STK'lar belirlenmeli, görev dağılımı yapılmalıdır. Ailelerin bilinçlendirilmesine yönelik çalışmalar yapılmalıdır. Muhtarların tespit ettiği noktalarda bu konuyla ilgili mahallî çalışma yapılmalıdır. Halkımızın tamamını kapsayacak şekilde broşür çalışması yapılmalıdır. Gençleri, meslek edindirmeye yönelik kurslar düzenlenmelidir. Eğitimi yarıda kalmış devam etmek isteyenlere imkân tanınmalıdır. Gençlerimizin dışlanması yerine iş imkânları sağlanmalı başta sanayicilerimiz olmak üzere tüm esnaf ve sanatkârlarımız bu gençlere istihdam sağlamalı ve o genci kazanana kadar sabretmelidir. İl İdari müdürleri de dahil bu şehrin eğitime dönük kurum ve kuruluşu varsa destek vermeli bu gençlere ulaşmanın yolları geliştirmelidir. Bu konularla ilgili olan uzmanlar gerek kendileri gerekse gönüllü kimlikler vasıta olarak halk arasında birebir diyalog çalışmaları yapmalıdır. Bu gençlerle ilgilenecek rehabilitasyon merkezi kurulmalıdır."

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER