Bu gençleri anlamak o kadar zor mu?

Oğuzlarlı bir delikanlı, kardeşi ve arkadaşlarıyla bir çabanın içerisinde. Gönüllerinde bir ateş yanıyor.

Bu gençleri anlamak  o kadar zor mu?


EROL TAŞKAN
Oğuzlarlı bir delikanlı, kardeşi ve arkadaşlarıyla bir çabanın içerisinde. Gönüllerinde bir ateş yanıyor. Genç yaşlarına rağmen, yaşıtları başka kaygıların peşinde sürüklenirken, onlar bir derdin aşığı olmuş. Şehit kabirlerine dua kitaplığı deyip çıktıkları yolda, Allah için onları yalnız bırakmayalım.
Geçtiğimiz hafta pek çoğumuzun hatta hiç birimizin yapmadığı bir vefaya imza atıp, iki şehit ailesini memleketlerinde ziyaret ettiler. Hani bir Eren Bülbül’ümüz vardı ya. Demişti ya “Biri de çıkıp iyiki varsın Eren demiyor” diye. Sonra da şehit düştü de bir dünya insan ardından “İyiki Varsın Eren” dedi.
Keşke bu yiğit yavrumuzun içindeki yanan vatan aşkını, yiğitliği öncesinden farketseydik de, ona hayattayken de “İyiki Varsın Eren” diyebileydik.


Etrafımıza bakınalım da, “İyiki Varsın” diyeceğimiz gençlerin varlığını farkedelim. Onların umutlarının yitişlerini beklemeden, kendimize acı hikayeler oluşturup ta ardından “İyiki Varsın” tesellisine kalmadan, bugünden “İyiki Varsın Yılmaz Eren Kabak” diyelim.
Koca koca laflar edip, gençlerimize vatan millet aşkı ve daha ne kadar erdem varsa onları kazandırmaya ya da “mış-muş” gibi yapmaya çok hevesliyiz. Geleceğimizin gençlerde olduğunu söyleriz de kutlu bir yolun eri olmak için can atan gençlerimizi maalesef görmezden geliriz. Dudak bükeriz, yaptıklarını küçümseriz de, onların gönlündeki bu  ateşi kuvvetlendirmek yerine, söndürmek için elimizden geleni yaparız.


Takdir beklemiyorlar diye takdir etmezsek, bu gençler söner gider. Cesaret katmazsak, korkaklaşırlar. Anlamsız şeyler içine hapsolan gençleri kurtaralım sözleri ederiz de kendiliğinden kurtuluş
cephelerine seğirten yavrularımızı neden görmezden geliriz?


Şehitlerimizin kabirleri başına dua kitaplığı yapan bu gençler, neredeyse kurumların bile yapamadığı yapıp, yüzlerce şehit yakınını bir araya getiren buluşmalara imza attı. Çoğunu da sessiz sedasız yapyorlar.
Pek çok şehit ailesi, bu çocukları evlatları yerine koyup, onlara gönüllerini açarken, bize geri durmak yakışır mı?


Bu gençler ne yapmak istiyor? Oğuzlar’da şehitlere atfedilmiş bir kütüphane kurmanın ateşi sarmış gençlerimizi. Kitap denilince kim karşı durabilir, hele de adına şehitlerimizin ismi verilecek bir kütüphane tartışılabilir mi?
Gençlerin yalnız kalışına gönlü razı gelmeyen şehit aileleri seferber olup, maddi katkı sağlamaya çalışıyor. Gençler mahçup, çünkü onlara hediye etmek istedikleri bu kıymetli hediyeyi onlara aldırmayı içlerine sindiremiyorlar. Şu gencecik gönüllerindeki bu yiğit tavrı görmezsek bize yazık.
Bu işe gönül verecek kadar yiğit bir gönlü olan her kim varsa, bu çocuklara Allah için destek olsun. Korkmayın üç kuruşa tamah etmezler, onlar bir duanın peşine râm olmuş yiğit evlatlarımız. Altında çapanoğlu aramak yerine onları anlamaya çalışalım ve onların kazanmaya talip olduğu dualara ortaklık edelim.

Güncelleme Tarihi: 03 Ağustos 2018, 00:19
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER