Cıdık: ‘İktidara değil Bilim Kurulu’na göre karar verilmeli’

Salgın sürecinin sonuna yaklaşıldığını iddia eden Saadet Partisi Çorum İl Başkanı Faruk Cıdık, ‘Mutlaka iyi bir planlamaya ihtiyaç var. İkinci bir dalganın gelmesinden açıkçası endişe ediyoruz. İktidarın kendi şahsi görüşü doğrultusunda değil, Bilim Kurulu tavsiyeleri yönünde karar verilmelidir.” dedi.

Cıdık: ‘İktidara değil Bilim Kurulu’na göre karar verilmeli’

Salgın sürecinin sonuna yaklaşıldığını iddia eden Saadet Partisi Çorum İl Başkanı Faruk Cıdık, ‘Mutlaka iyi bir planlamaya ihtiyaç var. İkinci bir dalganın gelmesinden açıkçası endişe ediyoruz. İktidarın kendi şahsi görüşü doğrultusunda değil, Bilim Kurulu tavsiyeleri yönünde karar verilmelidir.” dedi.

Vaka sayılarının azalmasının umutları artırdığını ifade eden SP İl Başkanı Faruk Cıdık, “Eğer biz bu adımları atarken dikkatli olmaz ve yanlış yerlerden başlarsak o zaman pişmanlık duymak bize fayda getirmez. AVM’ler açıldı ama AVM’lerdeki açılış neye vesile olacak onu göreceğiz.  Burada esas olan Bilim Kurulu’nun tarafsız karar verebilmesine zemin hazırlamaktır. Bu noktada bizlere düşen sağlık çalışanlarının ve uzmanların tavsiyelerine uymak, tedbiri elden bırakmamaktır.  Sağlık çalışanlarımıza teşekkür ediyoruz. Gerçekten muazzam bir gayret ortaya koydular.” dedi.

YOL IMF’Yİ GÖSTERİYOR AMA GİDEMİYORLAR
Açıklamasında ekonomiyi de ele alan İl Başkanı Cıdık, “Ekonomide gidişat hiç iç açıcı değil. Dolar 7 lirayı geçti, tekrar 7’nin altına düştü. Ama doların 7 liranın altına düşmesi ekonominin düzeldiği manasına gelmez. Türkiye’nin yurt dışında itibarı kalmadı, ekonomide alınan kararlar Türkiye’nin ekonomide kendi kendine yetmeyecek bir ülke olduğunu gösteriyor.  Türkiye’nin brüt dış borç stoğu 450 milyar dolar. 160 milyar dolar taksiti var ödenmesi gereken.  Türkiye’nin kredisi kalmadığı için bunu normal bir yolla tedarik etmek mümkün değil. Yol IMF’yi gösteriyor ama IMF’ye gidemiyorlar. IMF’nin en tehlikeli yanı bir ülkeye el uzattığı zaman o ülkenin bütün politikalarını kendi belirlemesidir. Kim ne derse desin bu iktidar iş başına geldiği zaman 2002 yılında yapılan övgüleri hatırlıyoruz. O övgüler iktidarın IMF politikalarına yakın olduğunu gösteriyor.” diye konuştu.

BELEDİYELERİN YARDIMLARI ENGELLENİYOR, BU MANTIK DOĞRU DEĞİL
“Türkiye’nin ayağa kalkmasının yolu kutuplaşmayı ortadan kaldırmaktır.” diyen Cıdık, belediyelerin yardımlarının engellenmesini eleştirdi.
Cıdık, “Bugün hâlâ ‘Şehir Hastaneleri yapılmasa salgınla baş edemezdik’ diyorsunuz. Siz bu türküyü istediğiniz kadar söyleyin, Şehir Hastanelerinin mali yükünü neyle izah edeceksiniz? Hâlâ belediyelerin yardımlarını engelliyorsunuz, Allah’tan korkun. Böyle çifte standart olur mu? Muhalif belediyelerin hesaplarına el konuluyor. Maaşlarına, ödemelerine fırsat verilmiyor. İktidar Maliye’den gidecek paralara, İller Bankası’ndan gidecek paralara el koyuyor. Bu mantık doğru değil.” dedi.

RAKAMLARLA İNSANLARI KANDIRAMAZSINIZ
TÜİK’in belirlediği işsizlik rakamlarını da açıklayan Cıdık, şu açıklamayı yaptı: “Bu rakamlar ayar verilmiş rakamlar olmasına rağmen tablo ürkütücü! Enflasyon yüzde 12, işsizlik yüzde 13,6, genç işsizlik yüzde 24,4 (Şubat ayı). Ekonomideki kötüye gidiş tahmin edilenin çok daha ötesinde. Biz ‘fert başı 1000 lira verilsin’ dedik, gittiler hanebaşı verdiler. Esnafa bankaların yolunu gösterdiler. Esnaf  yüzde 13-14 faizle kredi almaya zorlanıyor. Esnaf zamanı gelince bu borcu nasıl ödeyecek? İktidarın, esnafın yanında durması şart, bu borçların ödenebilmesi için nakdi yardım yapılması şart.

MİLLET EKONOMİK SIKINTIYLA BOĞUŞUYOR
Millet ekonomik sıkıntılarla boğuşurken iktidarın ise yaşanan ekonomik sıkıntıyı maskelemenin derdinde olduğunun altını çizmek istiyorum. Neymiş efendim, ‘askeri darbe söylentileri varmış, kenetlenmek lazımmış!’ Sanki böyle bir şey varmış gibi televizyonlarda herkes bunu konuşuyor. Darbe konuşularak önlenemez. Birilerinin çıkıp ‘15 Temmuz’daki gibi gafil avlanmayacağız kimlerin hakkından geleceğimizi sitemizin içinde liste yaptık’ demesi kadar büyük bir alçaklık olmaz. İktidar bununla alakalı tek bir adım atmış gözükmüyor. Hemen sorgulama başlatılmalı, katliamdan bahsediyoruz katliamdan… ‘Liste yaptık biz kimleri katledeceğimizi biliyoruz’ diyor. Bu ne biçim bir insanlık? Ne yazık ki bizim savcılarımız elleri kolları bağlı bekliyor.

AVM’DEN ÖNCE ADLİYELER AÇILMALIYDI
 Mutlaka iyi bir planlamaya ihtiyaç var. İkinci bir dalganın gelmesinden açıkçası endişe ediyoruz. İktidarın kendi şahsi görüşü doğrultusunda değil, Bilim Kurulu tavsiyeleri yönünde karar verilmelidir. AVM’lerin açılması önemli ama adalet mekanizmasının açılması da bir o kadar önemli. Bu sebeple adliyeler açılmalıdır. Bir normalleşme varsa önce adalet kurumunun işleyişi rayına oturtulmalıydı. Camilerin açılması da dikkatli bir şekilde ele alınmalıdır. Topluma zarar verecek tarzda camileri doldurmanın doğurabileceği zararların ele alınması söz konusu elbette ama tedbirler gevşerken camilerimiz için de gerekli tedbirler ele alınmalıdır.  Uzun zamandır ezanları dinliyoruz ama camide namaz kılamıyoruz. Özellikle Cuma namazlarını eda edememenin hüznü var milletimizde. 

AİLEYİ KORUMAK TOPLUMU KORUMAKTIR
Son günlerde çokça tartışılan İstanbul Sözleşmesi’ne de değinmek istiyorum. Aile bizim toplumumuzun temelidir.  Aileyi korumadan toplumun sağlıklı bir yapıya kavuşması mümkün değildir. Aile bir erkek ve kadından meydana gelir. Kadın ve erkek birbirinin tamamlayıcısıdır. Cinsiyetsizlik diye bir şey yoktur. Kadına şiddetin karşısındayız, biz öyle bir inanca sahibiz ki; ‘cennet annelerin ayakları altındadır’ buyrulmuştur. Bu sebeple kadına en büyük değeri vermek zorundayız.  Ama bir sözleşme düşünün; beyiyle alakalı en ufacık bir şikâyette bulunduğu takdirde kocasının ifadesi dahi alınmıyor, evinden uzaklaştırılıyor. Buna razı gelemeyiz, bu adalet değil, bu aileyi korumaz.  Unutmayınız aileyi korumak toplumu korumaktır.  Bu konu hassasiyetle ele alınmalıdır. Kadına şiddete izin verilmeden ailenin korunmasına mecburuz. Aileyi koruyacağız.  Ne yazık ki Macaristan ve Rusya bu konuda bizden daha hassas davranıyor.  Kimse toplum yapısını bozacak bir anlayışı hâkim kılmaya çalışmamalıdır.”

Açıklamasının sonunda Soma maden faciasının yaşamını yitirenleri de anan Cıdık, “Hayatını kaybeden 301 vatandaşımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına sabırlar diliyorum. Aradan 6 yıl geçmiş olmasına rağmen ailelerin acısı hâlâ taze, hepsine tekrar sabr-ı cemil niyaz ediyorum. Esas olan bu faciaların tekrar etmemesidir. Sorumlular yetkililer gerekli tedbirleri alırsa bu faciaların önüne geçilebilir.  Eğer önlem alınmazsa bu tür faciaların sorumluluğu direk olarak yetkili kişilere aittir.” dedi. 

Güncelleme Tarihi: 16 Mayıs 2020, 11:31
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER