‘Gösteri adı altında inancımız sömürülüyor’

Çorum Gençlik Hareketi Kadın Kolları, 10 Kasım Atatürk’ü anma etkinlikleri kapsamında özel bir okulda yapılan gösteriyi eleştirdi.

‘Gösteri adı altında inancımız sömürülüyor’

Çorum Gençlik Hareketi Kadın Kolları, 10 Kasım Atatürk’ü anma etkinlikleri kapsamında özel bir okulda yapılan gösteriyi eleştirdi.

10 Kasım’da özel bir okulda öğrencilerin Mustafa Kemal Atatürk fotoğrafı önünde secde ettirildiği görüntüler sosyal medyada da tepki görmüş, Milli Eğitim Bakanlığı da gösteriye ilişkin inceleme ve soruşturma başlatmıştı.

‘ALLAH’TAN BAŞKASINA BAŞIMIZ EĞİLMEZ’

“Bizim inancımızda Allah’tan başka yaratıcı yoktur ve O’ndan başka kimseye başımız eğilmez. Gösteri altında evlatlarımıza baş eğdiren bu sistemin inancımızı, dini değerlerimizi sömürmekten başka bir amacı yoktur.” diyen Çorum Gençlik Hareketi Kadın Kolları, açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Biliyoruz ki her ülkenin bir inancı, düzeni ve kanunları vardır. Bu millette inananlar ya da inanmayanlar vardır amenna. Bizim niyetimiz asla bu düzeni bozmak, kanunları çiğnemek değildir. İnançlarımızı insanlara diretmek değildir. Ama kimsenin de inananlara inançlarını diretmeye hakkı yoktur. Maruz kaldığımız bu görüntüler Müslüman evlatlarımıza diretilen paganizmden başka bir şey değildir. Bizim inancımızda Allah’tan başka yaratıcı yoktur ve O’ndan başka kimseye başımız eğilmez. Gösteri adı altında evlatlarımıza baş eğdiren bu sistemin inancımızı, dini değerlerimizi  sömürmekten başka bir amacı yoktur. Biz devlete güvenerek devlet okullarına evlatlarımızı, geleceğimizi emanet ettik. Evlatlarımızı emanet ettiğimiz bu okulların çocuklarımızı düşürdüğü bu rezalet sessiz kalınacak gibi basit bir gösteri değildir. Bizler kim olursak olalım, neye inanırsak inanalım aynı topraklarda, aynı kanunlarla yaşayan insanlarız. Ve bu ülkenin kanunlarında geçen maddelere her bireyin uyma zorunluluğu vardır.

İnancını evlatlarımıza direten insanlara anayasanın 24. maddesini hatırlatırız. Bu madde gereği; “Kimse, ibadete, dini ayin ve törenlere katılmaya, dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz. Din ve ahlâk eğitim ve öğretimi devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Din kültürü ve ahlâk öğretimi ilk ve ortaöğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasında yer alır. Bunun dışındaki dini eğitim ve öğretimi ancak kişilerin kendi isteğine, küçüklerin de kanuni temsilcisinin talebine bağlıdır. Kimse, devletin sosyal, ekonomik, siyasi veya hukuki temel düzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasi veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne suretle olursa olsun, dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz.”

‘BİR OLUP SESİMİZİ ÇIKARMALIYIZ’

Anayasada geçen bu maddeyi ihlal eden herkese gereğinin yapılması için mücadele etmeli, Müslümanlar olarak bir olmalı ve sesimizi çıkarmalıyız. Müslümanların evlatları Allah’tan başka yaratıcı olduğuna ikna etmeye çalışılırken bizim susmamız neslimizin bozulmasına müsade etmemiz demektir. Böyle mühim bir olayda bir kişinin bağırmasını kimse duymaz ama biz birlik olup bağırırsak bu artık bir çığlık olur ve dinimizi sömüren kişilere karşı bu çığlığı atmak, inancımız gereği Allah’tan başkasına secde ettirenlere karşı Rabbimizin birliğini haykırmak zorundayız. Unutmayın ki bizim çığlığımız evlatlarımızın dini değerlerimiz sömürülmeden okuyabilmesi ve Müslümanca yetişebilmesi içindir. Ve bu hakkımız ihlal edildiği her anda müdahale etmemiz gerekir. Nitekim biz Müslümanlar olarak Mustafa Kemal Atatürk ilke ve inkılaplarını benimsemiş insanlar tarafından, Atatürk ilke ve inkılaplarının en temel ilkesi olan laikliği engelleyerek eğitim ve öğretim hakkını kullanan bireylerin dini inanışları sömürülmüştür. Bu yüzden Mustafa Kemal Atatürk için gösteri yaptığı halde O‘nun kanunlarını çiğneyen insanların eğitime verdiği zararın göz önünde bulundurulmasını ve geleceğimizi teslim ettiğimiz sistemin incelenmesini, bu kişilerin araştırılmasını ve gereğinin yapılmasını arz ediyoruz. Müslümanlar olarak böyle bir sömürüye izin vermiyor ve gereği yapılana kadar bütün kuvvetimizle direniyoruz.

Son olarak tek ve bir olan kendisine secde ettiğimiz yegâne Rabbimize dilimizde şu dua ile niyaz ediyoruz: Rabbimiz bizi yalnız senin için boyun eğen Müslümanlardan kıl, zürriyetimizden yalnız senin için boyun eğen bir Müslüman ümmet vücuda getir. Bizlere ibadetlerimizin yollarını göster. Tövbelerimizi kabul buyur. Hiç şüphesiz Sen tövbeleri kabul eden ve merhamet edensin. Bakara suresi/128.. Allah’ın selamı rahmeti tüm inanan kullarının üzerine olsun.”

Güncelleme Tarihi: 14 Kasım 2019, 13:12
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER