‘Haklarımızı yok sayan kanunu kabul etmiyoruz’

Eğitim Sen Çorum Şube Yükseköğretim ve Eğitim Sekreteri Tuncay Solmaz, İş güvencemizi ortadan kaldıran, esnek ve angarya çalışmayı dayatan, kazanılmış haklarımızı yok sayan ‘Öğretmenlik Meslek Kanunu’nu kabul etmiyoruz.” dedi.

‘Haklarımızı yok sayan kanunu kabul etmiyoruz’

Eğitim Sen Çorum Şube Yükseköğretim ve Eğitim Sekreteri Tuncay Solmaz, İş güvencemizi ortadan kaldıran, esnek ve angarya çalışmayı dayatan, kazanılmış haklarımızı yok sayan ‘Öğretmenlik Meslek Kanunu’nu kabul etmiyoruz.” dedi.

‘2023 Eğitim Vizyonu’ belgesinin açıklanması ile beraber başlayan bir tartışma olarak gündeme giren "Öğretmenlik Meslek Kanunu’nda, siyasi iktidarın politik gereksinimlerini karşılayacak bir öğretmen profilinin oluşturulması hedefinin öncelikler sıralamasında üst sıralarda yerini koruduğunu iddia eden Solmaz, “Öğretmenlik mesleği ile ilgili kimi değişikliklerin yapılacağının ilk işaretlerini "Ulusal Öğretmen Strateji Belgesi 2017-2023" dokümanında bulmak mümkün.  Söz konusu strateji belgesinde sıralanan hedeflerin güncelliğini koruduğunu "Vizyon Belgesinde" görmek mümkün. Ulusal Öğretmen Strateji belgesinin bu bağlamda siyasal iktidarın öğretmenlik mesleğine dönük yaklaşımının  ve yol haritasının ifade edildiği metin olduğu tespitini yapmak gerekir.” diyerek, şu açıklamalarda bulundu:

“Öğretmenlik meslek kanunu ile ilgili bölüm 2023 Eğitim Vizyonu Belgesinin  "İnsan Kaynağının Verimli Kullanılması ve Hakkaniyetli bir Şekilde Ödüllendirilmesi Sağlanacak" başlıklı bölümün 45. Sayfasında yer almış: "Öğretmen ve okul yöneticilerimizin atanmaları, çalışma şartları, görevde yükselmeleri, özlük hakları ve benzeri diğer hususları dikkate alan "Öğretmenlik Meslek Kanunu "çıkarılmasına ilişkin hazırlık çalışmaları yürütülecektir". Belgenin ekinde tanımlanan hedeflerin hangi zaman aralığında gerçekleştirileceğine dair bir takvim yer almaktadır. Bu takvime göre ÖMK için uygulama hedefi 2019 yılı olarak belirlenmiş. Yasa için 2019 yılının belirlenmiş olması tartışmanın ne kadar acil ve önemli olduğunu da ortaya koymaktadır.

Türk Eğitim Derneğinin düşünce kuruluşu olan TEDMEM tarafından hazırlanan bu tasarının MEB'nın düşüncesini yansıttığını düşünmek için yeterince nedene sahip bulunmaktayız. TED ile MEB yönetimi arasında kurulan ilişkinin sadece bu tasarı ile sınırlı kalmayacağını  da öngörmek gerekmektedir.
ÖMK ile ilgili diğer bir çalışmayı yapan kurum da siyasi iktidara yakınlığı ile bilenen EĞİTİM BİR SEN'dir. Hazırlamış oldukları çalışmayı 25 Aralık 2018 tarihinde Cumhurbaşkanlığına bağlı Eğitim Öğretim Politikaları Kurulu ile paylaşan sendika yönetimi ÖMK ile ilgili genel yaklaşımlarını kendi internet sitesinden de ayrıca yayınladı. AKP 2018 Seçim Beyannamesi, EBS tarafından yayınlanan ÖMK İhtiyaçlar ve Öneriler başlıklı rapor, Ulusal Öğretmen Strateji Belgesi 2017-2023, 2023 Eğitim Vizyonu Belgesi ve  TEDMEM tarafından hazırlanan ÖMK taslağı aynı  yaklaşımla hazırlanmış  ve ortak hedeflere yönelmiş görünmektedir. Bir siyasi parti, bir kamu kurumu (MEB), bir sendika ve bir  düşünce kuruluşu el ele vermiş öğretmenlerin, öğrencilerin, eğitimin geleceğine karar vermeye çalışmaktadır.


Bu dört ayrı yapı ortaklaşa ne önermektedirler:
Siyasi iktidara ve yönetime tabi öğretmen profili oluşturmak,
İş güvencesinin kaldırılması,
Katı bir hiyerarşi oluşturulması ve başöğretmenlik ile uzman öğretmenliğin kurumsallaşması,
Okul yönetimlerinin profesyonelleştirilmesi; eğitimde ticarileştirmenin artırılması ve bütçeden eğitime ayrılan payın azaltılması,
Öğretmenin karar verici değil sadece belirlenen programları uygulayan olduğu bir kimliğe sahip olması,
Öğretmenlik mesleğinin sınıf içerisi ile sınırlandırılması ve sadece bu anlamda profesyonelleşmesi,
Sorumluluklar ve görevler artarken, hakların gerilemesi,
Çalışma saatlerinin, maaş karşılığı ders saatlerinin artırılması ve bunun sonucu olarak öğretmen açığının yeni öğretmen istihdam etmeden azaltılması...
ÖMK ile ilgili asıl soru neredeyse sayısı 1 Milyona ulaşan öğretmenlerin ne diyeceği, nasıl bir tutum alacağıdır. Kuşkusuz öğretmenler kendi mesleklerine, öğrencilerine ve verdikleri kamusal hizmete olumsuz etkisi olacak böylesi bir yaklaşımı reddedecektir. Eğer böyle bir kanun hazırlanacaksa bize rağmen değil, bizimle birlikte hazırlanmalıdır.

 

‘ÖĞRETMENLİK MESLEK KANUNU’ KONULU SUNUM GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ.
Eğitim Sen olarak bu olasılığı değerlendirdiğimiz ve önümüzdeki dönem ÖMK ile ilgili çalışmaların yoğunlaşacağını öngördüğümüz için başlatmış olduğumuz "Öğretmen Dünyayı Değiştirir" kampanyamızın da bu konu üzerine inşa edildiğini belirtmek gerekir. Devam eden bu kampanya doğrultusunda Genel Merkez ve şubelerimiz çalışmalarına devam etmekte bu yasanın ayrıntılarını üyelerimize anlatmaktadır. Bu kampanya kapsamında  Çorum Eğitim Sen Şubesi olarak da 15 Nisan Pazartesi günü saat 19.00'da sendika binamızda  Eğitim Sen MYK üyemiz, Genel Yükseköğretim ve Eğitim Sekreteri Özgür Bozdoğan’ın katılacağı Öğretmenlik Meslek Kanunu'nu anlatan sunum gerçekleştirilecektir. 
Tüm öğretmenlerimizi kendi geleceklerini ilgilendiren bu yasa tasarısının ayrıntılarını görmelerini ve haklarımızı daha da kötüleştirecek bu tasarıya karşı mücadele etmeye, gündem oluşturmaya davet ediyoruz.” 

(Haber Merkezi)

YORUM EKLE
YORUMLAR
Eğitimci
Eğitimci - 6 ay Önce

Öğretmene işkence kanunu demektir.Emin ol yine koyun öğretmenler yüzünden bu yasa ile çalışacak.Müdürün yetkisi artması öğretmene bağırması azarlaması ve terslemesi ve hatta yeni atananlara angarya uygulamak demektir.Artık öğretmen bakıcı resmileşecektir bu öğretmene işkence kanunu ile.

SIRADAKİ HABER