İHH’dan Kudüs’e 300 araçlık destek konvoyu

Çorum İHH İsrail’in Filistin’e yönelik hakız, hukuksuz ve zalim saldırılarını protesto etmek amacıyla Kudüs’e destek konvoyu düzenledi.

İHH’dan Kudüs’e 300 araçlık destek konvoyu

FATİH BATTAR

Çorum İHH İsrail’in Filistin’e yönelik hakız, hukuksuz ve zalim saldırılarını protesto etmek amacıyla Kudüs’e destek konvoyu düzenledi.

Çorum İHH Vakıf Binası önünde toplanan yaklaşık 300 araç Türk ve Filistin bayraklarıyla Çorum turu attı.

Konvoy öncesi İsrail'in saldırılarında yaralanan ve durumu ağır olan Filistinliler için dua edildi.

Konvoy İHH binası önünde başlayarak, Fatih Caddesi, Gazi Caddesi, İnönü Caddesi, Buharaevler, Binevler'e kadar devam etti. 

İHH binası önünde bir basın açıklaması yapan İHH Yetim Birim Sorumlusu Mehmet Çalışkan; “7 Mayıs Cuma günü yatsı namazının ardından İsrail güvenlik güçleri Mescid-i Aksa içerisine girerek, namaz kılan Müslümanlara saldırılarda bulundu. Harem-i Şerif'te ibadet eden 53 Filistin vatandaşı bu saldırılarda yaralandı. Yaralı sayısı şu an 200'ün üzerine çıkmış bulunmaktadır.” dedi

İsrail'in son günlerde yaptığı saldırılar ve hukuk tanımazlık, yalnızca Müslümanların ilk kıblesi, yeryüzündeki en kutsal mekânlarından biri olan Mescid-i Aksa ile sınırlı kalmayıp, pek çok olayda daha kendini gösterdiğini ifade eden Çalışkan; “Uzun zamandır var olan bu hak ihlallerinin ve saldırıların, hiçbir kutsal tanımadan özellikle Ramazan ayında -Mescid-i Aksa merkezli olmakla beraber İsrail tarafından daha da arttırılması Filistinliler ve Müslüman âlemi için bardağı taşıran son damla olmuştur. İsrail'in işgali sonucunda ortaya çıkan Filistin'in parçalanmışlığı ve devletleşme yolundaki engeller, İsrail tarafından uluslararası siyasal zeminde meşru bir gerekçeymiş gibi kullanılırken; son yaşanan süreçte İsrail'in Filistin'e yönelik gerçekleştirdiği politikalar, kendisinde "Ortadoğu'nun tek hukuk devleti(!)" vasfı gören İsrail'in, Filistin'in özgürleşme ve demokratikleşme süreçlerini nasıl engellediğini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Uluslararası hukuk, kamuoyu, sivil toplum örgütleri, insan hakları örgütleri, barış örgütleri, siyasal kurumlar; Israil'in bu şımarık, işgalci ve kural tanımaz tavrına karşı bir an önce bir araya gelmeli ve elini taşın altına koymalıdır. Bu kurumlar İsrail'in tavrına karşı sessizliğini koruduğu müddetçe bu saldırılar devam edecek, Filistin'de barıştan ve uzlaşıdan söz etmek mümkün olmayacaktır. Geçmişin acılarını Müslümanlar üzerinden ödetmeye çalışan Israil, Filistin toplumunun varlığını hiçe saymakta ve kurulduğu günden itibaren sistematik biçimde işgal ve soykırım suçları işlemektedir. Geçmişin acıları ile yüzleştirilmesi gereken Müslümanlar ve Filistin değil, Avrupa'nın bizzat kendisidir.” şeklinde konuştu

‘Kim hangi kararı alırsa Kudüs sahipsiz değildir.’ diyen Çalışkan şu ifadelere yer verdi;

“Kudüs Filistin'in başkenti, Müslümanların mukaddes şehridir. Kudüs için verilen mücadeleyi bu kentte yaşayan Müslümanların omuzlarına yükleyerek bir çözüme ulaşılamayacağı artık anlaşılmıştır. Bu nedenle sivil inisiyatiflerin ve hukukçuların başını çektiği küresel bir mücadele yürütülmelidir. BM, UNESCO, IiT nezdinde yürütülen süreçlere ilave olarak tüm insanlar ve uluslararası kurumlar birlikte hareket ederek Siyonistlerin oldu-bittilerini önleyecek girişimleri artırmalıdır. İsrail'in hukuk ihlalleri, uluslararası yargının ve özellikle Uluslararası Ceza Mahkemesi yetkisindeki suçlar kapsamına girmektedir. İsrail, hukuksuz işlemleri için uluslararası kamuoyu önünde yargılanmalıdır. Hukuksuz işgal durdurulmalı, İsrail, BM komitelerinden ve üye olduğu tüm uluslararası kurum ve kuruluşlardan çıkartılmalıdır. Uluslararası adaleti ve hukuku uygulayacak mekanizmaların geliştirilmelidir. Adil barış ve istikrarı sağlamak için Filistinlilerin kendi kaderlerini tayin etmeleri ve bağımsız devletlerine kavuşmaları sağlanmalıdır.

“Hakikatin olmadığı yerde adaletten söz etmek mümkün olmaz" prensibince; İsrail'in kuruluşu, yayılmacılığı ve Filistin konusunda sergilediği siyasetin tamamıyla uluslararası hukuka aykırı olduğunu ifade ediyor, uluslararası güvenlik ve hukuk kurumlarını gereğini yapmaya davet ediyoruz. Bugün burada ve tüm Türkiye'de Kudüs dostları ile birlikte İsrail'in hukuksuz uygulamalarına karşı çıkıyoruz. Tüm Filistin ve Kudüs sevdalıları olarak bu davayısavunmaya devam edeceğiz. Tüm dünyadaki insanları, uluslararası mekanizmaları ve adaleti ve hukuku savunan herkesi harekete geçmeye ve İsrail'in attığı bu işgal adımlarını durdurmaya çağırıyoruz. Müslümanlar olarak, İsrail'in politikalarını hiçbir zaman benimsemeyeceğimizi ifade ediyor, Kudüs özgür oluncaya kadar mücadelemizi tüm gücümüzle sürdüreceğiz. Özgür bir Filistin ve Özgür bir Mescid-i Aksa için gerekirse canlarımızı ortaya koyacağımızı bir kez daha ilan ediyoruz."

Güncelleme Tarihi: 10 Mayıs 2021, 22:45
YORUM EKLE
YORUMLAR
Vatandaş
Vatandaş - 5 ay Önce

yarin bende dukkanimi açıyım elimde filistin bayrağıyla polis ceza yazabiliyor mu bakalim yazarsa buradakilerin hepsine yazsın hani pandemi donemi açılış eylem bildiri yoktu hodri meydan

Gerçekler
Gerçekler - 5 ay Önce

Bu konvoyu yapınca israil destekçisi şirketlerin araçları yıprandı benzinleri tüketildi salgın yayıldı. İsrail de diyorki ulaaa çorumda konvoy yapmışlar ben o küçük yavrulara kıymayım. Cehaleti bırakalım lütfen Allahın emirlerini yerine getirelim. Kuran ölüye okumak için gelmedi

ikram
ikram - 5 ay Önce

filistin davasında yerimiz belli ama bir kez daha gördük ki Müslümanların en büyük düşmanı ne israil ne abd en büyük düşman CEHALET.

SIRADAKİ HABER