‘Korona’dan sonra dünya ticareti Türkiye’ye akacak’

Ahlatcı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Ahlatcı, dünyanın birinci gündem maddesi olan korona virüsü ile ilgili mücadelenin ekonomiye yansımalarını değerlendirdi.

EROL TAŞKAN
Ahlatcı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Ahlatcı, dünyanın birinci gündem maddesi olan korona virüsü ile ilgili mücadelenin ekonomiye yansımalarını değerlendirdi. Bünyesindeki şirketlerinde istihdam oranını artırarak 330 kişiye daha istihdam kapısını aralayan Ahlatcı, “Türkiye dünya genelinde en iyi mücadeleyi veren bir ülke konumunda. Bu mücadele tamamlandıktan sonra, Türkiye ticaretin de ekonominin de kalbi olacak. Hem sağlık mücadeleleri hem de ekonomik tedbirler başarıyla sürdürülüyor.” dedi.

Yabancı sermayenin artık Türkiye’de döviz atakları yapamayacağını ekonomik verilerle açıklayan İşadamı Ahmet Ahlatcı, ihracat yaptığı 26 ülkedeki dostlarının Türkiye’yi cennet olarak ifade ettiğini, Türkiye ile sadece ekonomik işbirliğinden öte, Türk vatandaşı olarak da Türkiye’de yaşamanın imkanlarını araştırdıklarını dile getirdi.

Altın Rafinerisi’ndeki ofisinde Hakimiyet’e özel değerlendirme ve açıklamalarda bulunan Ahmet Ahlatcı şunları söyledi;

LONDRA BORSASI’NIN ELİNDEN TÜRKİYE’YE MÜDAHALE İMKANI ALINDI
“Maliye Bakanımız 9 Temmuz 2018’de kabinede görev aldı. enerji bakanıydı, hazine ve maliye bakanı oldu.  Görev aldığında aldığında İngiltere’de 400 milyar TL’miz vardı, bunların karşılığı onlar bize dolar vermiş, biz onlara TL vermişiz. Ve bununla yabancılar bize atak yaptırıyorlardı. Göreve geldiklerinden 33 gün sonra 13 Ağustos 2018’de atak yaptırıldı ve dolar 7 bin 250’lere kadar çıktı. Bu paranın orada bitmesi lazımdı. Sağolsun Berat Albayrak Bakanımız bu iş için çok uğraştı, çok şeyler yaptı ve işte son 6-7 ay içinde bu parayı bitirdi.

DÖVİZ EN FAZLA %9 ARTABİLİR
Şu anda Londra’da bize atak yaptıracak Türk parası kalmadı. Onun için ben bütün iş dünyasına diyorum ki, Türkiye’de artık yabancılar dövize atak yaptıramaz. Bu mümkün değil, döviz ancak ne kadar artar? Ülkedeki enflasyon artı banka faizlerinin ortalamasının ortalaması kadar artar. Bu sene enflasyonumuz 9 olun, banka faizlerimiz 7,5-8 olsun. İkisini toplayıp ortalamasını aldığımız zaman döviz 8,75 veya 9 artacaktır. Bundan başka artmayacaktır. 

DOLAR YIL SONUNDA 6 BİN 500 BANDINDA OLACAK
Yıla 5 bin 950 lira ile başladı, yıl sonunda %9 veya 10 artırırsak 6 bin 450-6 bin 500 olacaktır. Korona virüsünden dolayı üzerinde şu anda yıl sonunun fiyatı var. Bir de geçen sene 3 kamu bankasının %25’le net faiz aldığı paraların geri dönüşü olmaktadır. Onlar dövize dönmekte. Şunu herkes iyi bilmeli; dünyada Amerika 2,2 trilyon bastı, 2 trilyon da görülmeyeni vardır. Yine Avrupa 750 milyar Avro bastı, görülmeyenlerle birlikte 1,5 eder. Amerika’da da eksi faiz var, Avrupa’da da.

 3 AY SONRA TÜM YABANCI SERMAYE TÜRKİYE’YE AKACAK
Bu para, korona virüs 2-3 ay sonra halledildiğinde dünyada eksi faiz olduğu ülkelerden çıkıp bizim ülkemize gelecek. Çünkü dünyada en sağlam borç ödeyen ülke Türkiye’dir. Osmanlı’dan itibaren hiç kimse hiçbir zaman morotoryum ilan etmemiş, takır takır borcunu ödemiştir. Onun için yabancı, alacak o parayı Türkiye’ye gelecek. Şimdiden bir iki yabancı banka şube açmak için müracaat ediyor. Çünkü, Türkiye’deki bu potansiyeli görüyorlar. 

ŞEHİR HASTANELERİ MUAZZAM BİR VİZYON
Korona virüse gelince, biz bu arada Sağlık Bakanı’na çok teşekkür ediyoruz. Dün dünya sağlık örgütü, Sağlık Bakanımız bizdeki şehir hastanelerinin her odasının yoğun bakıma anında çevrilebileceğinin bilgisini verince, onlar hayretler içerisinde kaldı ve şaşkınlıklar içerisinde kaldı. Dedilerki bu nasıl oluyor? İşte burada Cumhurbaşkanımız’ın ileri görüşlülüğü anlaşılıyor. Cumhurbaşkanımız’a çok teşekkür etmek lazım. Şehir Hastaneleri dediğinde, o Türkiye için yanlıştır, zarar ediyor deniliyordu, işte buyrun, bu da bir nükleer krizdir, insanlar ne yapalım diye tedbir alırken, biz virüs için de tedbirimizi almış olduk. 

KORONA MÜCADELESİNDE DÜNYANIN EN İYİSİYİZ
Şu anda dünyanın en iyisiyiz. Ben 26 ülkeye ihracat yapıyorum. Bu 26 ülkede dostlarımla telefonda konuşuyoruz bir haftadır. Bize şunu söylüyorlar, diyorlarki ülkeniz cennet, kıymetini bilin. Bizler korona virüs için hastaneye gittiğimizde, bazı ülkeler 24 bin dolar, bazıları 15 bin dolar para alıyor, oysa Türkiye’de ücretsiz. 

YABANCI İŞ ADAMLARI TÜRK VATANDAŞI OLMAK İSTİYOR
Artı, Türkiye’de nüfusuna göre dünyanın en fazla yoğun bakım yatağı olan bir ülkeyiz ve ücretsiz. Bu çok önemli bir şeydir ve virüs işi biter bitmez ülkenize geleceğiz, ülkenizde Türk vatandaşı olabilmek için 250 bin doların üzerinde bir mülk almak lazım olduğunu öğrendik, bu şartları yerine getirip Türk vatandaşı olacağız diyorlar. Bu o kadar önem arzeden bir şey ki, bununla da gurur duyuyoruz. Ülkemizle gurur duyuyoruz. 

BİZ BİZE KAMPANYASI MİLLİ BİR DAYANIŞMADIR
Cumhurbaşkanımız’ın başlattığı ‘Biz bize yeteriz’ kampanyasında şu var; bu gönülden bir şeydir, başka milletlerde olmayan bir şey. Devletin gücü olmadığını yönelik eleştirilerin doğrulukla hiç alakası yok, şu anda muhalefet dahil herkes bu ülkede para bas diye bağırıyor. Biz de para basılması lazım diyoruz ama ekonomi yönetimimiz ve Cumhurbaşkanımız acaba parayı basarsak bu korona virüs olayından sonra ekonomiye zarar verir miyiz, enflasyon azdırır mıyız diye hesap ediyorlar. 

DEVLETİMİZ GÜÇLÜ
Toplanan para 1,5 milyar TL, hadi 2 milyar olsun. Cumhurbaşkanımız’ın 19 Mart’tan bu tarafa ilan edip yaptığı şey 650 Milyar TL’yi bulmuştur. Bu da 100 milyar dolar eder. Böyle bir şey yok. Devlet 100 milyar dolar veya 650 milyar TL destek çıktı, şunları bunları erteledi, şunları yaptı, krediler veriyor, şimdi can suyu işletme kredisi veriyor ve daha pek çok şey yapıyor, Mart sonu faizlerini erteleri, muhtasarları erteledi, bir sürü şeyler erteledi. Bunların bedeli 650 milyar TL. 650 milyar TL’ye gücü yeten 2 milyara dönüp bakmaz bile. O milli dayanışmayı gösterir. Önceki akşam Cumhurbaşkanımız Atatürk’ün yaptığı bir şeyi anlattı, 11 maddesini saydı. Bu ülke bunları yapabilen bir ülke. Bunları göstermemiz açısından bu kampanyayı başlattı. 

HER TÜRLÜ DESTEK SEFERBER EDİLDİ
Yoksa bizim ülkemizin böyle bir paraya falan ihtiyacı yok. Para bastıktan sonra o akşam basar. Geçen akşam İlhan Kesici şunu söyledi; Gayri safi milli hasılamızın %15’i para basılabilir dedi. Yani şu anda ekonomi yönetimi o kadar dikkatli yönetiyor ki, sağolsunlar. Bizim ülkemizde çok para var. Şu anda bankalarda vatandaşın 200 milyar doları var. Bir o kadar da TL hesabı var. Ama buna rağmen sağolsun devlet bugünlerde lazımdır, bu daha ilerledikçe bir ileri safhası da olacak. Çünkü kısa çalışma ödeneği veriyordu, şimdi Sayın Maliye Bakanımız Berat Albayrak ücretsiz izne ayrılanlara da maaş vereceklerini açıkladı. Bunlar çok önemli şeylerdir. Bunları alt alta koyduğunuz zaman toplanan paranın miktarının hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur. Sayın Cumhurbaşkanımız bu kampanya paralarının zekata da geçeceğini söyledi. Burada hayır sahipleri, zekat vermek isteyenler, devletin üst kademesinde çalışıp da maaşları yüksek olanlar. Çünkü onlar işlerine son verilecek, gelirleri düşecek diye bir şey yok, onlar bir dayanışma olsun diye bir dayanışma yaptı. 

MİLLİ SEFERBERLİĞE BİZ DE KATILDIK
Bizde biliyorsunuz 26 Mart’ta ilk defa Türkiye 'de bildiri yayınladık, bütün iş adamlarına örnek olsun istedik. Bu bildiriyi izninizle okumak isterim;
Devletimize, milletimize, ekonomimizin gücüne ve ülkemizin aydınlık geleceğine güveniyoruz. Tarihe nice destanlar yazmış milletimizin bu küresel felaketin de üstesinden geleceğine inanıyoruz. Bu güven ve inançla, 3 bin 300 çalışanımızdan bir tekinin bile işine son vermeyeceğimizi, tersine, istihdamımızı %10 artırarak, başka işletmelerdeki işini kaybetmiş 330 kişiye daha iş vereceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz. 

İŞİNİ KAYBEDENLERE KAPILARIMIZI AÇTIK
Bunu ne zaman yayınladık 26 Mart’ta, şimdi bize müracaat da diyoruz ki 10 Mart’tan sonra işine son verilenleri işe alıyoruz, Allah kimseyi gördüğünden geri koymasın Bu bizim için önemli Şu ana kadar bizim yukarı sanayiden, organize sanayiden çok müracaat var, seçiyoruz değerlendiriyoruz almaya başladık. İlk 20 işçiyi aldık bunu 330’a kadar çıkaracağız, bundan da mutluluk duyuyoruz daha sonra dedikki, bununla da kalmayalım bizim de bu biz bize yeteriz kampanyasında olmamız lazım.

NEDEN 1 MİLYON 510 BİN TL BAĞIŞLADI?
Çorumumuz’un adını duyurmamız lazım ve genel müdürümü arayıp, 1 milyon 519 bin TL’yi kampanya hesabına yatır diye talimat verdim. Son rakamın Çorum’un plakası ile özdeş olması için 19 olmasını istedim ama ortada bir yanlış anlaşılma olmuş ve bu rakam 1 milyon 519 olması gerekirken, 1 milyon 510 bin olarak yatmış.  Sonradan değişiklik imkanı da olmuyormuş, biz de peki dedik. Ama biz Çorum’u çok seviyoruz, bizim her şeyimiz Çorum’da.

TÜRKİYE’DE AVM’SİNİ İLK KAPATAN BİZ OLDUK
3 bin 300 çalışanımızla mutluyuz ve ülkenin geleceği de çok aydınlık. Bunun görülmesi lazım bilinmesi lazım. Bir de şu korona virüs meselesinde mesela işletmelerin bu tedbirleri alması çok önemli. 19 Mart‘ta Cumhurbaşkanımız tedbirleri açıkladı, o akşam biz AVM’yi kapattık. Biz bugün itibari ile kapatıyoruz sizlerden kira almıyoruz dedik.  Şimdi tabi bu virüs böyle bir hani gözle görülmüyor belli olmayan görünmeyen bir düşman. En iyisi izolasyon etmemiz lazım işte bazı firmalar yok dediler işte şunu yaparız tazminat açarız size kâr mahrumiyeti tazminatı çıkartırız dediler.  Dedim ki görmeniz lazım, biz kapatalım Türkiye‘ye örnek olsun 3-4 gün içerisinde Türkiye‘deki tüm AVM’ler kapatıldı ki bu doğru bir şey oldu çünkü orda bulaşacaktı en kalabalık yerdi. 

HAZİRAN’DA İŞLER PATLAMA YAPACAK
Cumhurbaşkanımız veya da Maliye Bakanımız ilerde diyecek ki; bu ülkede 28 milyon çalışan var 5 milyonu kamuda çalışıyor 23 milyonu da bizde çalışıyor. Özel sektörde 23 milyonun maaşı ayda 83 milyar tutar. Cumhurbaşkanımız veya Maliye Bakanımız şunu diyebilirdi; İşte iş adamları Nisan maaşları sizde korona virüsü devam ederse Mayıs Haziran ve Temmuz maaşı da aynen bendeki tapuda çalışan bir memur nasıl maaşını almaya devam ediyorsa ben vereceğim kimse işinden olmayacak, İşletmeler kapanmayacak deseydi daha iyiydi, biraz daha hesaplıydı devlete maliyeti 242 milyardı, şimdi verdiği 650 milyar. Şimdi siz sigorta parası ödemiyorsunuz düşünün bir ne diyelim bir esnaf dükkanı kapattı, bunun zaten vergisi oluşmuyor işçilerin maaşının %60’ını verecek daha sonra belki bir kısmını daha tamamlayacak iş buna gelecek. Ben şuna inanıyorum, hiç kimse yine işinden dolaylı bir şekilde mağdur olmayacak, telafi edilecek bu mağazalar kapananlar hani adam restoranını kapattı, ne yapsın? Ama onların bu eksikliklerini ben hükümetimizin, Cumhurbaşkanımız’ın ve Maliye Bakanımız’ın tamamlayacağına inanmıyorum. Bu geçmişte de böyle oldu. Bir deprem oluyor yardım yapılıyor, sonra şu oluyor bu oluyor geriye doğru baktığımızda bunlar telafi ediliyor. Bütün dünya Haziran’dan sonra eline parayı almış bize koşuyor olacak, ben Türkiye’de kazanacağım diye.

EL BİRLİĞİ İLE ATLATACAĞIZ
Ben işe güce yetişemeyeceğimize inanıyorum. Yeter ki şu izolasyon kurallarına uyalım ve biz bunu 15 Nisan’dan itibaren yokuş aşağı inecek ama üretim çarkları durmaması lazım. Siz 83 milyonu eve hapsederseniz olmaz. En tehlikeli şey sokağa çıkma yasağıdır. 83 milyonu eve hapsettiğiniz zaman, o insanların tedariğini yapacaksınız. Ondan sonra biz ekonomiyi 3 senede düzeltemeyiz. Ocak-Şubat’ta ekonomimiz o kadar güzel gidiyor ve rayına girmişti ki, bankalar 8,5 faizle kredi veriyordu. Merkez Bankası 8,25’e veriyordu. Nereden nereye geldik? Bunları atlatacağız. İnşallah hiç kimse zarar görmeyecek. Zarar olsa bile devletimiz, hükümetimiz onları zaman içerisinde telafi edecektir diye düşünüyorum. 

SAĞLIK ÇALIŞANLARI GERÇEK KAHRAMAN
Bizim iki tane özel hastanemiz var. Çanakkale Savaşı’nda cephede o zamanki şartlarda askerimiz elinde süngü ile nasıl savaşmışsa, şu anda sağlık çalışanlarımızın şartları aynen öyle. Adam geliyor girişte ateşini ölçüyor. O kişi korona virüs taşıyorsa bile 5 santimlik mesafeden tüm risklere rağmen kanını alıyor. Ve bu sağlıkçı vefat ederse, mutlaka şehit sayılmalı, burada birleşelim, bu işin lamı-cimi yok. Geçen hafta Sağlık bakanımız 601 sağlık çalışanının enfekte olduğunu söyledi. Sağlık çalışanları çok değerli insanlar. Askerimiz silahlı ordumuzdur, bunlar da sağlık ordumuz. 

HAYATINI KAYBEDEN SAĞLIK ÇALIŞANLARI ŞEHİT SAYILMALI
Dünyada sağlık sektörünün en önündeyiz, en iyisiyiz. Sağlık sektöründe çalışanlar her an biz de virüs kapar mıyız riskiyle çalışıyor. Sadece doktoru, hemşiresi değil, hasta bakıcısı, çarşafını seren, temizliğini yapan herkes korona virüsünden ölürse şehit sayılmalıdır. Sağlık çalışanlarımız gerçek birer kahramandır. Gizli bir virüse karşı milletimizin sağlığı için görev başındalar. Onlar bu şartlarda çalışırken, hayat devam edecek. Üretim çarkları durmamalı, sonra işleteyim deseniz aradan 2-3 ay geçer ve ülke ekonomisi bunu kaldıramaz. Kaldıramaz derken tabiki kaldırır ancak 3 sene 5 sene geriye vurur.

ÜRETİM ÇARKLARI DURMAMALI
Şimdi bu sağlık çalışanları canı ortaya koymuş çalışıyorlar, onlar savaşın ön cephesinde. Biz de arka cephesinde olmamıza rağmen çalışmıyoruz. Biz demiyoruz ki birbirimize temas edelim, asla. Tokalaşmayalım, herkes mesafesini korusun. Sen ağa-ben ağa, inekleri kim sağa? Mutlak surette hastanedeki insanlar çalışıyorsa, bu ülkede üç kamu bankası çalışıyorsa kuyumcu da çalışacak, üretim yerleri de çalışacak, fabrikalar da çalışacak. Ama bu arada da azami tedbirleri alacağız, takdir de Allah’ın. 

PARAMIZI GAYRİMENKULE DEĞİL SERMAYEMİZE KATALIM
Şu mesajı vermek istiyorum; biz bir defa ülkemize güveneceğiz. Birbirimizi çok seveceğiz ve sayacağız. Bu işin nerelere gideceğini herkes görecek. Belki de birbirimizin kıymetini anlayacağız. Bu gelen paralarla ne olur kendi işimizi güçlendirelim. Türkiye’de sermaye yetersizliği var. Şimdi bir insan işini yapıyor, 300-500 bin lira parası olmuştur, gidiyor bir arsa alıyor. Para orada bitiyor. Ne olur, herkes parayı işinde sermayesine katsın. Yani parayla gayrimenkul almasın, başka şeyler almasın. Kim ne iş yapıyorsa, parasını o işini büyütmek için kullansın. Ve bunun sonu ihracat yapmaktır. Dünyada satan kraldır. Biz artık ihracatımızı 180 milyar dolarda tutmamamız lazım. 

Dünyanın bi-çareliğini de gördük. Bir hastalıkta Amerika’nın, İtalya’nın ne hallere geldiğini gördük. Artık paranın para etmediğini gördük. Dolayısıyla biz buna hazırlıklıyız. Biz birbirimizi de seviyoruz ama bizim sermayemizin oluşması lazım. Paramızı şu tarlaya yatıralım, şu araziyi alalım demeyelim. Senin bir evin varsa yeter. Ama 10 tane evin varsa olmaz. Ben bütün iş dünyasına kazandıkları paraları sermayelerine katmalarını istiyorum. Herkes ne iş yapıyorsa, aklında mutlaka bir ihracat olması lazım. Yeni buluşlara açık olmamız lazım, çok zeki çocuklarımız var, onların önlerini açmalıyız.”

Güncelleme Tarihi: 12 Nisan 2020, 18:24
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER