‘Sanayi ekonomisinden, bilgi ekonomisine doğru gidiyoruz’

Hitit Üniversitesi’nin 13.kuruluş yıl dönümü nedeniyle düzenlenen “21. Yüzyılda Üniversite: Değişim, Dönüşüm ve Gelecek” konulu konferansta konuşan İTÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca, günümüz çağında sadece bilgi üreten ve pazarlayabilen toplumların ilerleyebileceğini belirterek, artık sanayi ekonomisinden bilgi ekonomisine doğru geçildiğini ifade etti.

‘Sanayi ekonomisinden, bilgi ekonomisine doğru gidiyoruz’

FATİH BATTAR
Hitit Üniversitesi’nin 13.kuruluş yıl dönümü nedeniyle düzenlenen “21. Yüzyılda Üniversite: Değişim, Dönüşüm ve Gelecek” konulu konferansta konuşan İTÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca, günümüz çağında sadece bilgi üreten ve pazarlayabilen toplumların ilerleyebileceğini belirterek, artık sanayi ekonomisinden bilgi ekonomisine doğru geçildiğini ifade etti.

Hitit Üniversitesi’nin 13.kuruluş yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Çorum’a gelen İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca, MYO Konferans Salonu’nda “21. Yüzyılda Üniversite: Değişim, Dönüşüm ve Gelecek” konulu konferans verdi. 

Dünyanın artık çok hızlı değiştiğini ve geliştiğini belirten Karaca; “Artık bilgiyi üreten, satan ve kullanabilen kazanıyor. Google, Microsoft, Apple gibi büyük markalar bilgiyi üreterek ve pazarlayarak dünyanın en büyük markaları haline geldi.” dedi 

Günümüz çağında bilgi ve teknoloji üreten markaların büyüyebildiğini aktaran Karaca, dünyanın en büyük markalarının  mekansız olduğuna dikkat çekti.
Sektöründe dünya markası olan firmaların mekansız olduğunu vurgulayan Karaca; “Ulaşımda Uber, konaklamada airbnb, alışverişte alibaba.com ve amazon, iletişimde Whats App, eğlencede Net Flix gibi markaların mekansızdır.” dedi 

Teknolojik değişim ve dönüşümden sonra üniversitelerin değişim ve dönüşümünü anlatan Karaca,   dünyanın en eski üniversitesinin M.Ö 2257-2208 yıllarında Shangyang Akademi Çin Yu olduğunu söyledi.

Türklerin ilk üniversitesinin ise 1097 yılında kurulan Nizamiye Külliyesi olduğunu anlatan Karaca, üniversitelerin zaman içinde değişiminin 4 nesilden oluştuğunu söyledi.

1.neslin 19.yüzyılda başladığını dile getiren Karaca, 19.yy eğitim çağın olduğunu belirtti. 2.neslin ise 20.yüzyılda başladığını ifade eden Karaca, 20.yüzyılın araştırma ve Ar-Ge, 3.nesil 21.yüzyılın ise İnavasyon ve Girişimcilik çağı olduğunu aktardı.
Üniversitelerin öteden beri bütün derdinin eğitimli, nitelikli insanları sisteme kazandırmak ve kendilerini eğitmek olduğuna dikkati çeken Karaca, "20'nci yüzyıla baktığımızda, tamam, eğitim güzel, araştırma da bizim bir parçamız ama artık inovasyon ve girişimcilik, yani derdimiz artık üniversitelerden birer tane birkaç milyar dolarlık şirket çıkması olmalıdır. Artık trend bu yönde, üniversiteler kendi içinde evriliyor." diye konuştu.
Günümüzde bilimin toplum için yapıldığı düsturu bulunduğuna işaret eden Karaca, "Toplumun hayat standardını artırmak ve teknolojik gelişime katkı sunmaya doğru dönüşüyor. Türkiye'de böyle bir üniversite var mı? Artık her üniversite kendi içinde buna doğru dönüşüyor." ifadesini kullandı.
Günümüz dünyasında rektörlerin ezber bozan kişiler olması gerektiğini vurgulan Karaca, "Rektörlerin artık profesyonel yöneticiden çok ezber bozan adam olması lazım. Yani çok farklı düşünmesi, farklı nitelikleri olması lazım. Yani biraz uçuk kaçık, zihni sinir şeklinde olması gerekiyor. Normal adamın artık rektörlük yapması mümkün değil. Dünya için söylüyorum, Türkiye için bir şey demiyorum." dedi.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Ya
Ya - 1 yıl Önce

Körler sağırlar birbirlerini ağırlar

SIRADAKİ HABER