Suriye’de insanlar açlıktan ölmesin

Savaştan dolayı büyük zorluklar içinde hayatta kalma mücadelesi veren Suriye halkı şimdi de açlık tehlikesi ile karşı karşıya. Açlığın her geçen gün kendini daha çok hissettirdiği bölgede başta çocuklar olmak üzere milyonlarca insan açlıktan ölmek üzere.

Suriye’de insanlar açlıktan ölmesin

FATİH AKBAŞ
Savaştan dolayı büyük zorluklar içinde hayatta kalma mücadelesi veren Suriye halkı şimdi de açlık tehlikesi ile karşı karşıya. Açlığın her geçen gün kendini daha çok hissettirdiği bölgede başta çocuklar olmak üzere milyonlarca insan açlıktan ölmek üzere.

Çorum İHH’da başlattığı yardım kampanyası ile savaşın ve açılığın pençesinde kıvranan mazlum Suriye halkına bir nebze olsun umut olmaya çalışıyor.
Çorum İHH Başkanı Selim Özkabakçı düzenlediği basın toplantısında Suriye’ye yardım kampanyası hakkında bilgiler verdi.  

‘İNSANLAR AÇLIKTAN ÖLMESİN’
“Suriyeli çocukların açlıktan ölmelerine sessiz kalmak insanlık ayıbıdır” diyerek sözlerine başlayan Özkabakçı Suriye’deki son durum ve yapılacak yardımlar hakkında açıklamalarda bulundu.
Suriye’ye insani yardım kampanyasının nakit, un, kuru gıda, hijyen paketi ve çocuk ihtiyaç malzemelerinden oluştuğunu kaydeden Özkabakçı, “Tüm duyarlı Çorum halkından ve Sivil Toplum Örgütlerinden bu konuya destek vermelerini istiyoruz. 
İHH İnsani Yardım Vakfımız Tüm Türkiye’de Suriye için acil İnsani Yardım kampanyası başlattı. Bizde Çorum’da bu konuda çalışmalarımızı yürütüyoruz. Vakfımız Türkiye’nin tüm illerinde ve dünyada 140 ülkede ve bölgede çalışmalarını yürütmektedir. Nerede bir mazlum varsa İHH orada yaraları sarmaya devam ediyor” dedi.

‘YOKLUK, ZULÜM VE ÖLÜM VAR’
2011 yılında Suriye’de başlayan savaşın sekizinci yılını bitirmek üzere olduğunu ve  tam sekiz yıldır Suriye halkının savaşın, yokluğun, zulmün, ölümün pençesinde hayat sürdürdüğünü kaydeden Özkabakçı, “Suriye güçlü ülkelerin gücünü diğer ülkelere kanıtlamaya çalıştığı bir savaş alanına dönüşmüş durumda. Savaşın nedenleriyle ilgili tabiidir ki farklı değerlendirmeler yapılabilir. Bize düşen haklı haksız konusuna girmeden mazlum mağdur halka destek olmaktır. Biz olayın masumiyet ve İnsani Yardım boyutuna bakıyoruz” şeklinde belirtti. 

Dünya’da zulüm dumanlarının hep Müslüman halkların yaşadığı coğrafyalardan yükseldiğinin altını çizen Özkabakçı, “Karışık ve kaos ortamlarına baktığımızda hep Müslüman topluluklar. Bu insanlar sadece kimliklerinden dolayı, sahip oldukları ülkenin stratejik konumundan ya da yer altı kaynaklarından dolayı hep ezilen sömürülen katledilen durumdalar. Nerede bir sıkıntı olsa altına baktığınızda ya Amerika ya İsrail ya da başka bir emperyalist güçlerin çıktığını görürsünüz. 20. yüzyılın ilk yarısına kadar dünyanın yüzde 95 batı sömürgesin altındaydı. Sömürgeciler kötü, ancak sömürülmeyi kabul eden zihniyet daha da kötüdür. Bir zihniyet sömürülmeyi kabul ediyorsa zaten köleliği kabul etmiş demektir. Suriye’de ki ve orta doğudaki doğal zenginlikler her zaman emperyal güçlerin ilgisini çekmiştir.

Savaşların başlamasında ezilen halkın hiçbir tasarrufu olmadığı da aşikardır. Savaşlarda çocuklar, kadınlar, yaşlılar, engelliler en çok eziyete maruz kalan kesimdir. Savaşın içerisinde kendilerini bulan bu sessiz kesime yardım etmek durumundayız. Suriyeli aç çocuklar yöneticilerinin hatasından dolayı açlıktan ölmeye mahkum edilemez. Suriyeli çocukların açlıktan ölmelerine sessiz kalmak insanlık ayıbıdır. Bunlar bizim Müslüman kardeşlerimizdir. Müslüman olmasalar da bu çocukları açlığa mahkum edemeyiz. Suriye’de filler tepişiyor çimenler eziliyor” dedi.
Özkabakçı açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı: 

‘DEPOLARDA Kİ GIDA MADDELERİ TÜKENDİ’
An itibarıyla depolarımızdaki un ve gıda malzemeleri tükenmiş durumda. Fırınlarımız Un yokluğundan ekmek üretemez halde. Malumların sofrasına götürdüğü ekmek de bitti. Bir süre sonra yanı başımızdaki kardeşlerimizin açlık ölümü haberleri gelmeye başlayacak. Sekiz milyon Suriyeli göç etmek zorunda kaldı. Bunların çoğunluğu Türkiye sınırında kamplarda hayata tutunmaya çalışıyor. İHH Suriye Türkiye sınırının Suriye tarafında birçok kamp kurarak yüz binlerce Suriyeli’nin hayata kalmasını sağlamaya çalışıyor. 

SURİYE’YE YARDIM FAALİYETLERİNDE İHH ETKİN
Suriye çalışmalarımızı toplamda 200 bin metrekare açık alana, 95 bin metrekare kapalı alana sahip 10 ayrı merkez ve ofis aracılığıyla yürütüyoruz. Reyhanlı, Kilis, Şanlıurfa, Bab’ul-Hava, Bab’us-Selam’da bulunan koordine ve lojistik merkezleriyle Yayladağı, El-Bab, Türkmendağı, Cerablus ve Afrin ofisleri bu merkezlerin koordinasyonunda hizmet veriyor. Bünyesinde fırın, aşevi, depo gibi yapıların da yer aldığı, insani yardımların koordine edildiği bu merkezler, diplomatik ve uluslararası toplantılara ev sahipliği yapma gibi görevler de üstleniyor. 

800’DEN FAZLA KİŞİ GÖNÜLLÜ ÇALIŞIYOR
Son 7 yılda koordinasyon merkezlerinde yurtiçi ve yurtdışından olmak üzere, aralarında devlet yetkilisi, sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve gönüllülerin yer aldığı 50 binden fazla misafir ağırlandı; yapılan yardımlar, faaliyetler ve ihtiyaçlar hakkında birebir bilgilendirme yapıldı. Merkez ve ofislerimizde personel ve gönüllü olarak 800’den fazla kişi çalışıyor. Koordinasyon, yardım malzemesi depolama, medya, sivil savunma, acil yardım, arama-kurtarma, yetim koruma, dağıtım, ulaşım, eğitim, sağlık taraması, kalıcı eser inşası, insani diplomasi, ekmek ve yemek yapımı gibi iş kolları, alanında uzman personelimiz ve gönüllülerce yürütülüyor.

‘İNSANLAR EKMEK VE SUYA MUHTAÇ’
Bölgedeki birçok fırın bombalarla vurulduğu için insanlar kamplarda ya da şehirlerde en çok temel gıda maddeleri olan ekmek ve suya ihtiyaç duyuyor. Yoklukla mücadele eden bu insanların boğazlarından geçecek bir ekmek ve biraz yemek, onlara bir sonraki günü görebilmeleri için umut oluyor. Bu umuda ışık olabilmek için kurmuş olduğumuz fırınlarda Suriyeli ihtiyaç sahipleri için ekmek üretiyoruz. Hayırseverlerin yardımıyla temin edilen unlar önce İHH’nın fırınlarına ulaştırılıyor. Fırınlara ulaştıktan sonra 24 saat hiç durmadan çalışan ekiplerce hamur haline getiriliyor. Üretim bandından geçen her ekmek Suriye’de savaşın ortasında yalnız başına kalan insanlar için üretiliyor. Poşetlenen ekmekler, öncelikli olarak kurmuş olduğumuz kamplarda yaşayan insanlara daha sonra da sıcak çatışmalarının yaşandığı bölgelere en zorlu koşullarda İHH personeli ve gönüllüleri tarafından ulaştırılıyor. Ekmekten sonra en önemli ihtiyaç olan gıda malzemelerinin, evlerini kaybeden ve kamplarda yaşamak zorunda kalan insanlara yemek olarak ulaştırılması gerekiyor. Ekmek fırınları gibi sürekli çalışan mutfaklarımız tam da bu amaç için kuruldu. Sabit mutfaklarımız ve mobil aşevlerimiz sayesinde sınır bölgesindeki kamplarda zor koşullarda yaşamaya çalışan mültecilere sürekli olarak yemek ulaştırıyoruz. İHH olarak destek verdiğimiz fırınlarla birlikte Suriyeli mülteciler için fırınlarımızda günlük 750 bin ekmek üretiyor, mutfaklarımızda 60 bin kişilik sıcak yemek hazırlıyoruz. 

Suriye’ye için bağış yapmak isteyen Çorumlu hayırseverler, Çorum İHH Ofisimize gelerek (Üçtutlar Mh. Murat Evler 6. Sk. No: 12 Çorum).  Telefonla İletişim Kurabilir: 0364 2242620 – 0538 8777655- Havale İle Vakıf Katılım Çorum Şb. (SURİYE) Açıklaması İle IBAN: TR17 0021 0000 0001 9001 9000 01”

Güncelleme Tarihi: 17 Nisan 2019, 23:22
YORUM EKLE
YORUMLAR
a eneş
a eneş - 4 ay Önce

sayın İHH başkanı.suriyeli ve diğerlerinin açlığını düşünüyorsunda bizim açlarımız ne olacak.suriyeliler in en az 10_15 çocuğu var.inşAllah olmaz ama kendi vatanımızda kendimiz bu hızlı nüfus artışı durumunda biz muhacir olacağız.ekmek elden su göldentürkiyede bedavadan yaşıyorlar.gitsinler suriyeyi kurtarsınlar.

Sevmedim bu işi
Sevmedim bu işi - 4 ay Önce

Bu dernek Arap severlik üzerine ihtisaslaşmış.Yahu içeride soğan bulamıyoruz.Patates bulamıyoruz.Biraz önce marketin önünden geçerken baktım.Can erik üzerinde 20 TL fiyat vardı.Geçmişte bol,bol yediğimiz,içtiğimiz ürünlere sadece bakıyoruz.Arkadaş,ülkemizin içini değil,Arap ülkelerini ve insanlarını düşünüyor.Al ekibini,git Suriye'ye,orada ek,biç,üret ve insanlara dağıt.Ne demiş Edebali,insanı yaşat ki,devlet yaşasın.

murat
murat - 4 ay Önce

Allah kimseyi aç bırakmasın. Ama anlamadığım konu şu; ülken dağılmış, çadırlardasın, karnın aç, geleceğin belli değil ama hala deli gibi çocuk yapabiliyorsun... Sonrada açız diyorlar. Bu durum bize olsa çocuk yapacak yerimiz çalışmaz, aklımıza bile gelmez; ülkemizi nasıl kurtarırız çözüm ararız. Bir ikinci mevzu madem bu kadar emperyalist amerika düşmanısın şu THE NORTH FACE montunu çıkart sırtından.

Bravo derim
Bravo derim @murat - 4 ay Önce

VAllahi dikkatinizi takdir ettim.Bizim yaş geçti.Göz artık net görmüyor.Güzel bir ayrıntı yakalamışsınız.Bravo size,Ben bu ayrıntıdan sonra ilgili şahısın samimiyetini sorgularım.Amerika karşıtlığı yaparken,Amerika figürlü kıyafet giymek.İstifa...

SIRADAKİ HABER