KADİR GECESİ BİN AYDAN HAYIRLI GECE

Yüce dinimiz İslam'ın, kutsal geceleri vardır. Bu geceler Müslümanlar için arınma, mağfiret, bağışlanma ve günahlardan kurtuluş gecesidir. Ramazan ayındaki mübarek gece ise Kadir gecesidir. Bilindiği üzere 19 Mayıs Salı akşamı da bu mübarek gecelerden Kadir gecesini idrak edeceğiz, İnşallah! Bizleri bu mübarek geceye sağlık, huzur ve mutluluk içerisinde ulaştıran Rabbimize hamd ve şükürler olsun. Onun resulü, peygamberlerin efendisi Hz. Muhammed Mustafa'ya da salat-ü selam ve tahiyyat-ı ikram olsun. Kadir gecesi, adına başlı başına bir sure indirilmek sureti ile şereflendirilmiş yüce bir gecedir. Cenab-ı Hak bu surede şöyle buyurmaktadır;

"Şüphesiz biz o Kur'an'ı Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesi nedir bilir misin? Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır. O gece melekler ve ruh Rabbinin emriyle her bir iş için veya her bir kişi için inerler de inerler. O gece tan yeri ağarıncaya kadar selam ve esenliktir." (Kadir: 97/1-5)

Kadir Gecesi, Kadr suresinde de ifade edildiği üzere, Kur'an'ın indirildiği, bin aydan daha hayırlı olan; Rablerinin izniyle Ruh ve Meleklerin her türlü iş içinindiği; tanyeri ağarıncaya kadar esenlik, huzur ve güven kaynağı olan" (Kadr 97/1-5) bir gecedir. Madem ki, Bu geceyi bin aydan hayırlı yapan şey, Kur'an'ın bu gece indirilmesidir, öyleyse bizler bu geceyi Kur'an'ı okuma, anlama, tefekkür ve idrak etme, yaşama ve yaşatma ziyafeti gecesi yapmalıyız. 

Kadr sûresinde verilen bilgiler, Kur'an'ın Ramazan ayında (el-Bakara 2/185) ve bütün hikmetli işlerin kararlaştırıldığı mübarek bir gecede (ed-Duhân 44/3-4) indirildiğine dair âyetlerle birlikte ele alındığında Kadir gecesinin ramazan ayı içinde bulunduğu sonucu ortaya çıkar. Bu gecenin daha çok ramazanın son on veya yedi günündeki tekli gecelerde aranması gerektiğine dair hadisler (Buhârî, "Fazlü leyleti'l-kadr", 2-3; Müslim, "Kıyâm", 205-220) gecenin tesbitiyle ilgili bazı ipuçları vermektedir.

Efendimiz s.a.v. son on gece itikafa girer ve ev halkını da ibadete teşvik ederdi. Kadir Gecesinin tam olarak bilinmemesinin pek çok hikmeti vardır. Müminler bu sayede tembellikten kurtulmakta ve Kadir Gecesini yakalayabilme arzusuyla Ramazan boyunca gecelerini değerlendirmektedirler. Hz. Mevlana: "Ey Genç! Ne bütün geceler Kadir'dir, ne bütün geceler ondan Hali'dir." der. 
Manen bin aydan daha hayırlı olduğu müjdelenen, dolayısıyla, yaklaşık bir insan ömrüne bedel olan bu geceden gerektiği şekilde istifade edebilmek için; geçmiş hata, kusur ve günahlarımızdan pişmanlık duyarak bunları bir daha işlememeye söz vermeli, söz ve fiillerimizin Kuran'a uygun olup olmadığının muhasebesini yapmalı, varsa eksiklerimizi telafi etmeli ve bu geceyi yepyeni bir hayatın başlangıcı saymalıyız.

Dargınlık, kırgınlık, kin ve nefretin yerine sevgiyi, saygıyı, hoşgörüyü, dostluk ve kardeşliği hakim kılmalıyız. Yetimlerin, kimsesizlerin, fakir ve muhtaçların bükük boyunlarını doğrultmalı, onların kırık kalplerini onarmalı, ellerinden tutup topluma kazandırmalıyız. Bu gecede yapmamız gereken iş, Kuran-ı Kerim üzerinde yoğunlaşmak ve kendimizle hesaplaşmaktır.

Bir hadiste inanarak ve mükâfatını Allah'tan bekleyerek Kadir gecesini ihyâ edenlerin geçmiş günahlarının affedileceği müjdelenmiştir (Buhârî, "Fa?lu leyleti'l-?adr", 1; Müslim, "?alâtü'l-müsâfirîn", 175-176). Ramazanın son on gününe girildiğinde Hz. Peygamber dünyevî işlerden uzaklaşıp i'tikâfa çekilir, geceleri daha çok ibadet ve tefekkürle geçirdiği gibi ailesini de uyanık tutardı (Buhârî, "Fa?lu leyleti'l-?adr", 5; "İ?tikâf", 1; Müslim, "İ?tikâf", 1-5; Tirmizî, "?avm", 73). Bir hadiste Resûl-i Ekrem'in Kadir gecesinde, "Allahım! Sen affedicisin, affı seversin, beni de affet!" şeklinde dua edilmesini tavsiye ettiği belirtilir (Tirmizî, "Da?avât", 84; İbn Mâce, "Du?â?", 5). Bu sebeple müslümanlar, ramazan ayının son on gecesini ve özellikle âlimlerin çoğunluğunun işaret ettiği 27. geceyi, kulluk bilinci içinde ibadet ederek ve geçmişte yaptıkları hataları bir daha tekrarlamamaya kesin karar vererek geçirmeye özen gösterirler.

Bu mübarek gecelerle ilgili özel nâfile namaz yoktur. Fakat bu geceleri vesile ederek nâfile namaz kılmak, Kur'ân-ı Kerîm okuyarak üzerinde düşünmek, tezekkür ve tefekkür etmek yararlı olur. Peygamberimiz Kadir gecesinde nasıl dua edebileceğini soran Âişe vâlidemize şöyle demesini tavsiye etmiştir: Allahümme, inneke afüvvün tühibbü'l-afve fa'fü annî (Ey Allahım! Sen şüphesiz çok affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affet) (Tirmizî, "Da'avât", 84).

Bu gecenin kadrini bilelim ki bizim de kadr-ü kıymetimiz bilinsin. Kadir Gecesi'nde tam bir kadirşinaslık hali hakimdir. Rabbinden razı olan kul, Ona boyun büküp iltica etmekte, Rabbimiz de bu kadir bilişe karşılık ikramlarını sağanak sağanak yağdırmaktadır. Bu gecede, her geceyi Kadir bilenlere ve Kadri ihya edip hürmet gösterenlere ilahi varidat dolu dolu gelecek. Bunları elde etmek için, Kadr'in kıymetini bilmek, yağan manevi yağmurla kalbimizi yıkayabilmek için bu geceyi bir altın fırsat olarak görmek gerekir.

Maalesef bu gece herkes için "bin aydan hayırlı" olmayacak. Bu,  her geceyi Kadir bilenler ve Kadir Gecesi'ni sevip, saygı hürmet gösterip ihya edenler için geçerli olacak. Siz gidip bu sağanaktan saklanırsanız, her tarafı sel sağanak götürse de size bir damlası bile isabet etmeyebilir. 
Şiirin üstadlarından büyük şair Sezai KARAKOÇ Kadir gecesi için şöyle der: 

"Belki bu gecedir, belki başka bir gecedir Kadir Gecesi. Kur'an'ın övdüğü bir gecedir Kadir Gecesi. Orucun şifa saçan ellerinde Müslümanın kalbi onarıla onarıla, Ramazan Hilali büyüdükçe nefsin hilali küçüle küçüle, öyle bir geceye gelinir ki, nefis , başına dünya kirlerini yıkayıp alıp götüren sıcak suların döküldüğü bir ölüye yaklaşır. Onu yıkayan Meleklerin dünyamıza indiği gecedir

Kadir Gecesi.

YORUM EKLE