Mucize -1-

Kelime olarak, aciz bırakan, karşı konulamayan, harika olan, delil, ispat, ilahi bir haber, tebliğ edilen kelam anlamlarına gelen mucize, Allah'ın izni ile peygamberleri vasıtasıyla gerçekleştirilen hâdise, olay ve sözlerdir.

Mucize, Allah'ın kelamını ve emirlerini tebliğ eden peygamberinin risaletini ispat için kullanılmasında önemli bir hikmet vardır. Mucizenin iki ana özelliğinden Birincisi inkârcılara meydan okumaktır. İkincisi ise muhataplarını aciz bırakmaktır. Allah (c.c) dilemez ve peygamberine yardım etmez ise mucize gerçekleşmez. Mesela Hz. İsa nın ölen bir kimsenin tekrar dirilmesi için "Ey ölü Allah'ın izni ile kalk." Demesi gibi. Mucizenin bir peygamberin elinde, onu inkâr edenleri aciz bırakan harikulade bir halin ortaya konması aynı zamanda o peygamberin, peygamberliğinin ispat ve tasdiki anlamına da gelir. Allah'ın salih kullarından zuhur eden harikulade hallere ise keramet, inkârcılardan zuhur eden olağan üstü hallere ise isticraç denir.  "Allah dostu olan evliyanın peygamberlik iddiası ve meydan okuma vasıfları yoktur. Velî kulların gösterdikleri kerametler, tabii oldukları ve şeriatı üzere yaşadıkları peygamberlerin bir tür mucizesi sayılır." (Şerhül Akaidi'l Adudiyye 2,277) 
Peygamber denince iki şey akla gelir. Birincisi Allahu Tealanın büyük bir lütfu olan ilahi vahye mazhar olmak ve onu tebliğ ederek, insanları dünya ve ahirette mutluluğuna eriştirmektir. İkincisi İse peygamberliğini ispat eden mucize göstermektir. Şayet peygamberler gücü ve kudreti her şeye yeten Hak Teâlâ tarafından teyit edilmeseler yani onlara inkârcıları aciz bırakan mucizeler verilmese idi, Allah'ın Resulü olduklarına kimseyi inandıramazlardı. Kuran'ı Kerim'de bu tür örnekleri görmemiz mümkündür. Mesela Salih (a.s)'a şu kaya yarılsın içinden bir deve çıksın, Lut (a.s)'a eğer sen gerçekten peygambersen söyle Allah'ına başımıza taş yağdırsın demeleri gibi. Mucize göstermek o zatın peygamberliğini bilfiil tasdik etmek, doğru söyledin sen hak peygambersin anlamına da gelir. 

Her Müslüman'ın, Peygamberlerin Allah tarafından desteklendiklerini ve korunduklarını gösteren mucizeler verdiğine inanması farzdır. Hiçbir peygamber yoktur ki Yüce Rabbimiz ona bir mucize ihsan ederek onu tasdik etmiş olmasın. Bu husus Kuran'da adı geçen her peygamber hakkında indirilen müteaddit ayetlerle sabit olmuş ve onlara verilen mucizeler açıklanmıştır. Mucize gerçeğine iman, kitap, sünnet ve İcma-i ümmet ile sabittir. Kuran'ı Kerim ile sabit olan İsra ve İnşikak-ı Kamer gibi hissi ve kevni mucizeleri inkâr küfrü gerektirir. Kuran'dan habersiz olan ve aklını Kuran'ın önüne geçiren, sözde tarihçilerin gazına gelerek kendi kısır mantık ölçüleri ile hareket eden ve böyle bir hataya düşenlerin nasuh bir tövbe ile tövbe ederek, Allah'tan af ve mağfiret dilemeleri gerekir. İbni Cerir den rivayet edilen bir hadiste Peygamberimiz (a.s) "Müminin ferasetinden sakının zira o Alla (c.c) ın nuru ile bakar ve Allah (c.c) ın tevfiki ile konuşur"
Kur'an-ı Kerimi, Tefsir ve hadis ilimlerini, tarihi süreçle birlikte okuyup araştırmayan, sadece neidü bellisiz birtakım sözde tarihçilerin kılavuzluğunda, olaylara farklı bakacağım diye zorlama yorumlarla meseleyi ele alanlar ne peygamberimizi anlayabilirler nede mucizeyi kavraya bilirler. Allahın iradesine tam teslim olarak, Kur'an ın mesajlarını kendisine hayat rehberi yapmak sureti ile gereklerini yerine getirme gayreti içerisinde olmayanlar hiç bir zaman Kur'an ın mefhumlarını da anlayamazlar. Merhum Seyyit Kutup "Kur'an ın doğrudan doğruya benim ruh dünyama yaptığı tesirleri kendi ifade ve üslubum içinde anlatmam mümkün değil. Ayetlerin izahına kalkıştığım zaman beni bir korku kaplıyor, Benliğimi bir dehşet sarıyor ve tiril tiril titriyorum." Diyor. (Seyit Kutup Fi Zilalil Kur'an 8-497) Hani cahil cesurdur derler ya, bakıyorsun adamlar Kuran'da sabit olan İsra ve Miraç ile ilgili olayı, "Kulunu (Muhammed'i) bir gece Mescidi Haram'dan, kendisine bir kısım mucizelerimizi göstermek için, çevresini mübarek kıldığımız Mescidi Aksa'ya götüren Allah'ın şanı yücedir. Doğrusu O, işitir ve görür" (İsra 1) i Peygamberimizin miraçla ilgili anlattıklarını ve 28 ayrı sahabeden yapılan rivayetleri bile bir kalemde inkâr ederek peygamberimizin Kuran'dan başka mucizesi yok diyebiliyorlar. Peygamberimizin Miraç olayını anlattığı zaman müşrikler yalanlamışlardı. Günümüzde de Müslüman kimliğine sahip olanlar Peygamberimizin Kur'an'dan başka mucizesi olmadığı tezini yaygınlaştırmaya çalışıyorlar. (Bir sonraki yazımızda tekrar bu konuya döneceğiz)  
Akaid ve kelam ilmine ait muteber ana kaynaklara baktığımız zaman mucizelerin "Hissi ve Kevni mucizeler" ve "Akli mucizeler" şeklinde ele alındığını görürüz. Hissi ve kevni mucizelerde, peygamberlerin mümtaz zatları ve kâmil sıfatları ile ilgili fevkalade haller, üstün meziyetler ve alenen vuku bulan Yüce kudretin farklı şekillerle tecellileri vardır. Akli mucizeler ise peygamberlerin zat ve sıfatları dışında meydana gelen ve her peygambere verilen o zaman ki insanların duyu organları ile müşahede ettikleri muhataplarını aciz ve hayran bırakan, peygamberlerden zuhur eden (yazımın bir sonraki bölümünde çokça örneklerini sunacağım) olağan üstü hadiselerdir. Birçok islam âlimi, peygamberimiz tarafından ilahi vahy ile Kur'an ayetlerine dayanarak haber verdiği geçmiş ve geleceğe ait hâdiseleri "Mu'cizat-ı Haberiye" adını vererek bunları aynı türde mucizeler olarak değerlendirmişlerdir.  
Başta Hatemül Enbiya Hz. Muhammed olmak üzere tüm peygamberler, Yüce Rabbimizin sevgili ve mümtaz kulları ve insanlığın hidayet rehberidirler. Onlar bizlere güzel örnek teşkil eden, eğitici ve öğretici olan ve bizzat Allah (c.c) tarafından güzel ahlaki meziyetlerle bezenen, Kur'an-ın tabiri ile hikmet verilen seçkin insanlardır. Peygamberlerin bu vasıflara haiz, kâmil şahsiyetlere sahip olduklarına her Müslüman'ın şeksiz ve şüphesiz inanması gerekir. Aynı zamanda onların kemal sıfatları peygamberlerin, peygamberliğini ispat eden zati mucizeleridir. 
İnşallah devamında ki yazımızda ise peygamberimizin tek mucizesi Kur'an mıdır? Sorusunun cevabı ile birlikte peygamberimizden zuhur eden hissi, kevni ve akli mucize örnekleri ile devam ederiz.

YORUM EKLE