Cıdık: Bu istikrar ülkeyi uçuruma götürür

Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik krizin her geçen gün derinleştiğini ifade eden Saadet Partisi (SP) Çorum İl Başkanı Faruk Cıdık, Ekim ayı enflasyon rakamlarının, durumun vahametini bir kere daha ortaya koyduğunu söyledi.

Cıdık: Bu istikrar ülkeyi uçuruma götürür

Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik krizin her geçen gün derinleştiğini ifade eden Saadet Partisi (SP) Çorum İl Başkanı Faruk Cıdık, Ekim ayı enflasyon rakamlarının, durumun vahametini bir kere daha ortaya koyduğunu söyledi.

Enflasyonun, 2003'ten bu yana ilk kez %25'i aştığını vurgulayan SP İl Başkanı Cıdık, şu açıklamayı yaptı: 
Başkanlık Sistemine geçişin en sihirli kelimesi şuydu; ‘Ülkeye istikrar gelecek.’ Gerçekten de ülkeye istikrar geldi. Başkanlık sistemine geçildiği günden beri;
Enflasyon istikrarlı bir şekilde artıyor: Her ay bir başka rekor kırıyor. Vergiler, zamlar istikrarlı bir şekilde artıyor. İşsizlik istikrarlı bir şekilde artıyor. Faiz ödemeleri katlanarak istikrarlı bir şekilde artıyor. Bu istikrar Türkiye'yi uçuruma götürür.
Enflasyon rakamları ortadadır. Ekonomideki kötü gidişatın anlaşılması için rakamlara da ihtiyaç yoktur. Çarşıyı, pazarı dolaşın, her gün yeni bir zamla karşı karşıya kalıyoruz. 


Peki, enflasyonla mücadele etmesi gereken iktidar ne yapıyor? Enflasyon rakamlarını düşürmek için TÜİK'de ilgili kişileri görevden alıp yerlerine kendilerine yakın isimler atıyorlar. Ülkede kriz yok diyebilmek için ilgili Bakan “Dolar 8.00 - 8.50'dan bu noktalara geldi” diye açıklama yapıyor. Sayın Bakan’a sormak istiyoruz dolar 8 lirayı gördü de bizim mi haberimiz olmadı?
 

‘KRİZ YOKSA ZAMLARI GERİ ÇEKİN’
Ayrıca iktidar kura dikkat çekip yüksek enflasyon ve yüksek faizleri gündemden çıkarmak istiyor. Ne kadar saklamaya çalışırsanız çalışın milletin bugün canı yanıyor. 
Madem dolar düşüyor ve ekonomimiz düzeliyor iktidara çağrımızdır: Son 3 ayda yaptığınız bütün zamları geri çekin!

 

BACALI FABRİKA GİTTİ BACASIZ FABRİKA GELDİ!
Son günlerde yaşadığımız bir başka trajik komik olay ise iktidar partisinin Yozgat Milletvekilinin yaptığı açıklamadır. Sayın Vekil diyor ki; "Yakın zamanda açılışını yapacağımız Yozgat Cezaevinin inşaat alanında incelemelerde bulunduk. 4 bin kişinin yatacağı, 2.700 personelin istihdam edileceği bacasız fabrika gibi çalışacak cezaevinin hayırlı olmasını diliyorum.."
Bacasız fabrika dedikleri; T Tipi kapalı ve açık cezaevi.. Aynı Yozgat'ta, binlerce insanı ilgilendiren şeker fabrikası, Nisan ayındaki özelleştirmede satılmıştı. Yozgat Şeker Fabrikasını 275 milyon liraya sattılar… Şimdi 110 milyon liraya Yozgat cezaevi'ni yaptırıyorlar.
Sadece Yozgat mı? Kırşehir şeker fabrikasını 330 milyon liraya satan hükümet, aynı Kırşehir'e KDV'si içinde 338 milyona cezaevi yaptırıyor. İşte bu iktidarın yatırım anlayışı bu. Fabrika satmayı başarı, cezaevi açmayı yatırım sanıyorlar. Sadece 2017 yılında sözleşmesi imzalanan cezaevi inşaatı sayısı tam 44!
Türkiye bugün İcra Dairesini tören düzenleyerek, kurdele keserek açan bir hükümetle yönetiliyor. Daha önce söyledim yine söylüyorum; fabrika yapmayanlar, cezaevi yapmak zorunda kalır. Çok açık ve net bizim üretim anlayışımızla bu iktidarın üretim anlayışı arasında dağlar kadar fark var. Biz fabrika, inovasyon, yapay zeka diyoruz onlar hapishane diyor! Türkiye'nin bu zihniyet ile düze çıkması ne yazık ki mümkün değildir.

 

SAYIŞTAY RAPORLARI
Ülkemizin bir başka gündemi ise geçtiğimiz hafta açıklanan Sayıştay Raporudur. Rapor'a bir göz gezdirecek olursanız birçok trajik komik meseleyi görmeniz mümkündür.
100 km'de 63 litre yakıt yakan kurum araçları, yasalara aykırı görevlendirmeler, bir belediyenin Tayland'a teknik gezi düzenlemesi, 1 metre hortuma 78 lira ödenmesi, 33 kuruşluk oyuncak topa 60 lira ödenmesi... Raporun içinde yok yok.
Şunu sormak istiyoruz; madem bu raporlar dikkate alınmayıp denetime tabi tutulmayacak neden yayınlanıyor? Enflasyon rakamları yayınlanıyor ilgili kurumdaki kişiler görevden alınıyor. Sayıştay Raporu yayınlanıyor ilgili kurumdaki Başkan Yardımcısı görevden alınıyor. Bu şekilde ne ekonomik krizle ne de yolsuzluklarla mücadele edemezsiniz. Bu minare bu kılıfa sığmaz!

 

ÖĞRENCİ BURSLARI
Bu hafta gündemde olan bir başka konu ise öğrenci burs ve kredileridir. 
Sayın Cumhurbaşkanı Gençlik Zirvesinde yaptığı konuşmada, öğrencilerin burs konusunda ısrarcı olmamalarını, kredi almalarını ‘bedavacılığa alışmamalarını’ tavsiye etti. 
Şimdi sormak istiyorum Türkiye'de gelecek ayın hesabını yapan öğrenci mi bedavacılığa alışıyor yoksa, devletten ihale kovalayan yandaşlar mı? Devletten iş kovalayan partililer mi? Bankomat memurluğu yapanlar mı? Hiç işine gitmediği kadrolardan maaş alanlar mı? 
Bugün Türkiye'de 279 bin gencimiz öğrenim kredilerini ödeyemediği için icralık durumda. Devlet bu gençlere bedavacılığa alışmayın deme hakkına sahip değil. Eğitim ve öğretim hakkını tesis etmekle sorumludur.

 

İRAN AMBARGOSU
Son olarak ise dış politikada yaşanan önemli gelişmelere değinmek istiyorum.
Malumunuz olduğu üzere ABD İran'a karşı yaptırımlarını hayata geçirdi. Hemen belirtelim ki bu yaptırım kararı hukuksuzdur. ABD kendisini dünyanın jandarması olarak görmekten bir an önce vazgeçmelidir.

Türkiye başta olmak üzere İslam ülkelerinin tamamı bu kararın karşısında olduklarını en güçlü şekilde ortaya koymalıdır. Fakat ne yazık ki karar karşısında özellikle iktidar yanlısı medya, Türkiye yaptırımlardan muaf tutuldu diye tabiri caizse "zil takıp oynayacak"
İktidar sahiplerine seslenmek istiyorum; Amerika'dan değil Allah'tan korkun.” 

(Haber Merkezi)

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER