13. GELENEKSEL KEŞKEK GÜNÜ

Çorum İmam Hatipliler mezun ve mensuplarının 13. buluşması 16 Ağustos 2026’da okul bahçesinde gerçekleşti.
12. Geleneksel Keşkek Günü 9 Haziran 2019’da yapılmıştı. O yılın sonları pandemiyle sınanmıştı dünya. Covid-19 denen küresel salgın, Aralık 2019’de ilk kez Çin’de ortaya çıkmış, 11 Mart 2020 itibariyle DSÖ pandemiyi, dünyaya küresel salgın olarak duyurmuştu. 11 Mart 2020’de de Türkiye’de maalesef ilk korona virüs vakası tespit edilmişti.
ÇORİMDER, 7 yıllık bir aradan sonra nerede kalmıştık diyerek Geleneksel Keşkek Günü’nü tekrar başlattılar. Sağ olsunlar.
Program, Çorum Belediyesi Mehteran Takımının gösterisi ve Tunahan Yücel isimli yarışmalarda derece almış bir öğrencinin Kur’an tilavetiyle açıldı.
Mehteran takımı geçen seneki Ramazan etkinliklerinde bolca duyduğumuz Kâbe’de hacılar ilahisini de söylediler. İyi de ettiler.
ÇORİMDER başkanı ve ÖNDER yönetim kurulu üyesi Ayhan Boyraz kardeşim, ev sahibi sıfatıyla talep, tespit ve temennilerini içeren açılış konuşması yaptı.
Ayhan Boyraz’ın öncelikli talebi yeni okul yapılmasıyla ilgiliydi.
Kendi adıma okulun ilk ana/idare binasının yıkılmasını uygun bulmayanlardanım, sırası geldikçe her platformda bu itirazımızı yapıyoruz. Zira binaların da bir dili, mekânların bir ruhunun olduğuna, duymak-bilmek isteyenlere çok şey anlatacaklarına inananlardanım. Düşünün oranın temelinde, taşında, harcında, sınıflarında, odalarında 1953’den bu yana nice hatıralar saklı değil mi? Öğrenci-öğretmen-veli-idarecinin nice acıları, hüzünleri, hayal kırıklıkları, sevinçleri, mutlulukları var; ziyaret edin, bakın, görün, hele bir dokunun işte biz, buradayız diyorlar.
O okul, ne zor şartlarda açıldı, ne badirelerden geçti, iyi-kötü ne günler gördü, bahçesinde neler olup-bitti bütün bunlara o bina tanık…
Ayhan kardeşim anlattı, mealen aktarıyorum; başka okulda okuduğu halde oranın bahçesinde oynamaya gelen bir öğrenciye “git kardeşim, ne işin var burada, kendi okulunun bahçesinde oynasana” denildiğinde; “ben istediğim halde babam, beni buraya vermedi, arkadaşlarımla birlikte olmaya geliyorum” cevabı duymak isteyenlere çok şey anlatır.. Açıkçası ben son derece etkilendim.
Evet, zaten Ayhan kardeşim de yeni okul yapılmasını isterken ana binanın müzeye dönüştürülmesini ama güçlendirme yapılan, fiziki olarak ihtiyaçları karşılamayan ve sıkıntılı olan binanın yıkılıp butik bir okul yapılmasını talep etti. Bu talebini aynen destekliyoruz.
Yurt binasıyla ilgili de mimari bir çalışma yapılmış, gönüllerinde akar/gelir getiren; cadde kenarında, altında da dükkânlar olan ve buralardan elde edilecek gelirle öğrenci yurdunun ihtiyaçlarının karşılanabileceği bir projeden bahsetti. İMVAK'tan bu konuda destek bekliyoruz dedi. İmvak yetkilisi Ali Ilıca da oradaydı.
Yetkililerden sürecin hızlandırılmasını noktasında yardım istedi.
Ayhan Boyraz'ın açılış konuşmasının ardından 1970 öncesi(1960-1967) mezunlarından Mehmet Gültekin abimiz eski mezunlar adına konuştu, o yıllara gitti geldi. Yeni mezunlardan Halil Enes Kise, hafız olduğunu, hukuk okuduğunu, imam hatipli olmaktan gurur duyduğunu ifade eden kısa bir konuşma yaptı. Aferin delikanlıya. Umarım hafızlığı ona, hayra vesile, şerre engel teşkil eder.
Ünlü müzisyen Aykut Kuşkaya mini konser verdi, eş kontenjanından Çorumlu olarak tanıttı kendini. “Kardan aydınlık” ezgisi bitmeyen bir özlemle hep dillerde olacak herhalde.
Tokat İl Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Kır, konuşmasında İmam hatiplerin tarihçesinden, bu okullara geçmişten bu güne hizmeti dokunan eğitimci ve siyasetçilerden bahsetti. Sözü elbette ki Erbakan hocamızdan sonra Reise getirdi. Büyük bir kadirşinaslıkla alkışladık. Öğrenci profiline yönelik karamsar olmadığını, mealen “dünle bu günü kıyaslamanın zamanın ruhuna uymadığını, bugünün öğrencisinin düne götürülemeyeceğini; “bizim zamanımızda…” diye başlayan cümleleri anlamsız bulduğunu, her şeyin, kendi şartlarına göre değerlendirilmesi gerektiğini” dile getirdi..
Hüseyin Kır kardeşim, Çorum İmam Hatip okulunun kuruluşundan günümüze ihlasla-samimiyetle emeği geçen idareci ve öğretmenlere şükranlarını iletirken son dönem idareciler olarak şahsımın ve Ali Ilıca’nın adını anma nezaketinde bulundu. Teşekkür ediyorum.
Bu arada Hüseyin hoca, okulumuzun kurucu müdürü merhum Necmi Şamlı’nın mezar taşında yanlış yazılan isminin tashihiyle ilgili bir hatırasını paylaştı. Mealen aktarıyorum. “Bir ziyaretimde Necmi bildiğim ismi Nejmi şeklinde gördüm. Doğrusu c harfiyle ise, j’nin c’ye çevrilmesiyle ilgili Ankara’da oturan ailesine ulaştım. Aile, masraflarını kendilerinin karşılaması şartıyla bunu kabul edeceklerini söylediler. Ben de böyle bir şeyin mümkün olmayacağını, okulumuza çok emeği geçmiş müdürümüze vefa borcumuzdur dediğimde telefonda kısa bir sessizlik oldu, ağladıklarını, vefalı davranışımızdan etkilenerek duygulandıklarını fark ettim” dedi.
Benim, uzun süre okulumuza idareci olarak hizmet etmek, kafamdaki bir kısım projeleri gerçekleştirmek diye bir arzum vardı. Allah şahit, biz hasbi idik. Bu, yarım kaldı. Artık zaman geçti, ömür kemale erdi, yaş 65’e merdiven dayadı.
Hüseyin hoca da konuşmasında yarım kalan bir arzusundan söz etti. Bursa İmam Hatip okullarının geniş çaplı yapılan/yazılan bir tarihçesi gibi Çorum İmam Hatip okullarının da öyle bir tarihçesinin hazırlanması. Ne yazık ki o da öylece yarım kaldı.
Programda Amasya’dan gelen bir misafirin, İl Milli Eğitim müdürünün, Erol Kavuncu’nun selamlama konuşmaları oldu.
Erol Kavuncu vekilimiz son zamanlarda gündemle ilgili gerçekten çarpıcı, ayakları yere basan, derinlikli yazılar yazıyor. Sosyal medyada paylaşıyor; biz de okuyoruz, istifade ediyoruz.
Buradaki konuşmasında da eğitim-öğretimin tarihçesine girdi. Okullarımıza sözü getirdi. Sabah serin olan hava, ısınmaya başladı. Erol hoca uzun konuşur derken bırakıverdi.
Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, kendisinden önceki konuşmacıların aklına gelmeyen mazlum milletlere, Gazze ve Doğu Türkistan’a dikkat çekti.
Gönül coğrafyası kanayan yara olmaya devam ediyor maalesef.
Faiz yuvası bankanın Ulu Caminin kıblesinden kaldırma hedefi ve buna adım adım ulaşması ve başarması hikâyesine yer verdi. Gerçekten takdire şayan bir durum.
Başkan H. İbrahim kardeşim, “bugün her şeyimiz var ama bir şeyimiz eksik o da “heyecan”, heyecanımız” şeklinde bir cümle kurdu ki Keşkek gününe katılan katılmayan bizim mahalledeki herkesin kulağında çınlamalı. Bu tespite kim itiraz edebilir?
Üzerimize ölü toprağı serpilmiş gibiyiz. Nasıl olsa Reis her şeyi yapıyor..
Keşkek Gününe katılım çok azdı, gelenler sağolsun.
Bu ülkenin İmam Hatip mezun ve mensuplarına ihtiyacı var. Ülkeyi de onlar yönetiyor zaten. Hem de çeyrek asırdır.
13. Geleneksel Keşkek Gününü organize eden Ayhan Boyraz’ın şahsında ÇORİMDER yetkililerine, Çorum Belediyesi’ne, okul yönetimine, diğer emeği geçenlere şükran borçluyuz.
Bu Keşkek Günü’nün azıcık da olsa “heyecan” fırtınası estirmesi dileğiyle…
Vesselam..