Çorum Belediyesi Buharaevler Mahallesi’nde imar planı revizyonu yapılan 96 dönümlük tartışmalı arsa ile ilgili açıklama yaptı.
İşte o açıklama:
“Bazı basın yayın organlarında ve sosyal medya mecralarında, Belediye Meclisimizin gündeminde yer alan yaklaşık 96 dönümlük alana ilişkin imar planı değişikliği hakkında gerçeği yansıtmayan, eksik ve kamuoyunu yanıltıcı nitelikte değerlendirmeler yapılmaktadır. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla aşağıdaki açıklamanın yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur.
Belediyeler, tüm iş ve işlemlerini Anayasa ve yürürlükteki kanunlar çerçevesinde yürütmektedir. Belediyemizin planlama faaliyetlerinin temel dayanağını 3194 sayılı İmar Kanunu oluşturmaktadır. Bu Kanun, belediyelere kentte yaşayanların barınma, çalışma, eğitim, sağlık, ulaşım, dinlenme ve sosyal ihtiyaçlarını karşılayacak alanları şehircilik ilkeleri ve kamu yararı doğrultusunda planlama görevini vermektedir.
Anayasa'nın 35. maddesi ile güvence altına alınan mülkiyet hakkı ancak kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlandırılabilir. Ancak bu sınırlamanın süresiz olarak devam ettirilmesi hukuken mümkün değildir. Nitekim gerek yüksek yargı kararları gerekse 6487 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na eklenen hükümler uyarınca, bir taşınmazın uzun yıllar boyunca kamulaştırılmaksızın imar planlarında yol, yeşil alan veya resmî kurum alanı gibi kullanımlarda bırakılması, mülkiyet hakkının ölçüsüz şekilde kısıtlanmasına yol açmakta ve "kamulaştırmasız el atma" kapsamında değerlendirilmektedir.
Haberlere konu edilen alan, 30.10.1997 tarih ve 13 sayılı Belediye Meclisi Kararı ile onaylanan ilave imar planı kapsamında planlanmıştır. Yaklaşık 33 hektarlık planlama alanının bir bölümü konut alanı, yaklaşık 9,6 hektarlık kısmı ise resmî kurum alanı olarak belirlenmiştir.
Planın uygulanması sürecinde konut parselleri oluşturulmuş, kamu ortaklık payı kapsamında resmî kurum alanlarına hisseler aktarılmış, parselasyon işlemleri tamamlanmış ve 17.11.1998 tarih ve 2068 sayılı Encümen Kararı ile tapu tescilleri gerçekleştirilmiştir. Bugün söz konusu plan kapsamındaki konut alanlarının önemli bir bölümü yapılaşmasını tamamlamış durumdadır.
Şehircilik uygulamalarında imar planlarının öngörülen uygulama süresi, genel kabul gören planlama esaslarına göre yaklaşık 15-25 yıl arasındadır. Bu kapsamda, 2004-2006 yıllarında Valilik aracılığıyla ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına söz konusu resmî kurum alanına ihtiyaç duyup duymadıkları sorulmuş, ancak hiçbir kurum tarafından alana ihtiyaç bulunduğuna ilişkin olumlu görüş bildirilmemiştir.
Plan değişikliği çalışmaları kapsamında 2026 yılında da ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşleri yeniden alınmış; yapılan değerlendirmeler sonucunda yine hiçbir kurum tarafından söz konusu alana ihtiyaç bulunduğuna ilişkin olumlu görüş verilmemiştir.
Aradan yaklaşık 28 yıl geçmiş olmasına rağmen alan kamulaştırılamamış, herhangi bir kamu yatırımı gerçekleştirilememiş ve mülkiyet hakkı üzerindeki kısıtlama devam etmiştir. Bu durum hem vatandaşların mülkiyet haklarını uzun yıllardır fiilen kullanamamalarına hem de Belediyemiz açısından kamulaştırmasız el atma davaları nedeniyle ciddi mali yük oluşturabilecek hukuki risklerin ortaya çıkmasına sebep olmuştur.
Bu nedenle Belediyemiz tarafından alanın planlama sorununun çözüme kavuşturulması amacıyla teknik ve hukuki çalışmalar yürütülmüş, bu çalışmalar sonucunda plan değişikliği hazırlanmıştır.
Nitekim 3194 sayılı İmar Kanunu'na 5 Aralık 2024 tarihinde 7534 sayılı Kanun ile eklenen hüküm; kamu hizmet alanına ayrılmış olmasına rağmen ilgili kamu idaresince ihtiyaç bulunmadığı bildirilen alanlarda, çevredeki yapılaşma koşullarına uygun olmak ve konut kullanımına yer verilmemek kaydıyla fonksiyon değişikliği yapılabilmesine açıkça imkân tanımaktadır.
Hazırlanan plan değişikliği de bu yasal düzenleme doğrultusunda hazırlanmıştır. Plan değişikliği kapsamında alan; şehir merkezindeki plan kararlarıyla uyumlu olacak şekilde ticaret alanı, özel sağlık alanı, özel sosyal kültürel tesis alanı ve özel eğitim alanı olarak planlanmaktadır.
Dolayısıyla söz konusu plan değişikliğinin belirli kişi veya kişilere menfaat sağlamak amacıyla hazırlandığı yönündeki iddiaların hiçbir hukuki ve fiili dayanağı bulunmamaktadır. Planlama süreci herhangi bir kişi ya da hissedar gözetilerek değil; yürürlükteki mevzuat, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı doğrultusunda yürütülmektedir.
Kamuoyunda "rant", "kişiye özel imar" ve "siyasi kriz" gibi ifadelerle oluşturulmaya çalışılan algılar gerçekle bağdaşmamaktadır. Belediyemiz, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da tüm planlama çalışmalarını şeffaflık, hukuka bağlılık, şehircilik ilkeleri ve kamu yararı doğrultusunda yürütmeye devam edecektir.”