Meşru; İslami literatürde dini kaynaklara dayalı hükümleri veya dine ve ilkelerine uygun eylem ve işlemleri ifade eden bir terimdir.
Bir konunun dini, ahlaki, hukuki yönden olumlu bir değer taşıdığını, bazen de dinin onayladığı, hatta yapılmasını istediği bir fiil, işlem veya düzenleme olduğunu gösterir.
Kamu vicdanını rahatsız edecek bir karar, kanuni de olsa meşru sayılmaz. Bir kanun maşeri vicdanın sesini temsil ederse meşruiyet temeli kazanır.
Yürürlükte hukuk kurallarına, kanuna uygunluk, sadece hukuki meşruiyeti ifade eder. Ancak dinin referans alındığı alındığı toplumlarda meşruiyetin ölçüsü, söz konusu dinin kutsal metinleridir.
İnanç, ahlak ve amelle ilgili değerler sistemine sahip olan İslam Dini; mensuplarının gönlünde ve zihninde oluşturduğu otorite ile yapılan eylem ve işlemlerin bu değerler sistemine uygunluğunu sağlamayı hedefler.
Meşru kelimesi, sözlükte uygun, şer’an caiz, şeriatın müsaade ettiği şey demektir. Hukuka, kanuna uygun anlamlarındada kullanılır. Gayr-i meşru ise şeriatça yasaklanan demektir. Hukukçular ise bu terimi, yasalara uymayan yani yasal olmayan anlamına kullanırlar. Bunun eş anlamlısı olan memnu kelimeside men edilmiş, yasak edilmiş, yasak demektir.
Ticarette olduğu kadar siyasette de meşru be gayr-i meşru değerlendirmeler söz konusudur. Eğlencelerde yasal sınırlar olduğu gibi meşru gayr-i meşru ölçüler de vardır.
Mesela bir emtianın satışı için bir işyeri açacaksanız resmi başvurunuzdan sonra gerekli şartları yerine getirerek işyerinizi açarsınız. Buraya kadar her şey yasal olabilir. Ancak bu işyerinde dinen haram sayılan maddeleri, mesela içki, domuz eti, piyango malzemeleri satmanız yasal olsa bile dinen gayr-i meşrudur. Bunlardan sağlanan gelir de haramdır.
Eğlenmek, eğlence yerleri açmak. Bar, pavyon... işletmek, yasal çerçeveler dahilinde kanunidir. Ancak buralarda içki, kadın istismarı, fuhuş gibi olaylar gerçekleşiyorsa buraların yasal ruhsatı olsa bile dinen gayr-i meşrudur. Yani bu tür ahlak dışı olaylar ve kazançlar meşru değildir, haramdır.
Bildiğiniz üzere bir kadınla bir erkek, nikahları olmadan gayri resmi aşk hayatı yaşasalar, kanunen suçlu sayılmıyorlar. Hatta magazin programları bunların binlerce örneğini her gün ballandıra ballandıra anlatıyorlar. O rezil hayatları renkli sayfalarında halka sunuyorlar. Bunlarla ilgili hiç bir suçlu muamelesi yapıldığını görmüyoruz. Zira bu eylemler, yasalara aykırı değilmiş. Ama bütün bu iğrençlikler dinen gayr-i meşrudur. Metres hayatı gibi nikahsız beraberlikler dinen memnudur, yasaktır, haramdır.
Kimsenin giyim kuşamına karışmayız. Ama bunun da en azından örf ve âdetimizde bir sınırı vardır. Paris’te, Roma’da veya Viyana’da yapılan bir defilede mankenlerin giydiği çılgın kıyafetleri, en geç üç beş gün içinde kentimizin caddelerinde görmek, ülkemizdeki, toplumumuzdaki ahlâki erozyonun boyutlarını ortaya koymaktadır.
Sadece iki mahrem yerini örterek sokaklarda gezmek yasal bir hak olsa da bu bir de ma’şeri vicdan ölçüsünde değerlendirmek gerekmez mi? Bir kadının karnındaki bebeğini meydana dönerek dolaşması, örf âdete uygunmudur?
Mesela kumar haramdır. Bunu herkes biliyor. Ama yasal kumarhaneler açılabiliyor. Şu anda Kıbrıs’ta olduğu gibi. Yasadışı bahis suç ama demekki bunun bir de yasal olanı var. Toto, loto, altılı, ganyan, piyango... gibi. Bunlar yasalara uygun bile olsa dinen gayr-i meşrudur, haramdır.
İçki, kumar ve fuhuş yüzünden nice yuvalar yıkıldı, nice haneler viran oldu. Romanların, filimlerin, dizilerin ana konusu bunlar. Aslında bu diziler, bu filimler insanlar ibret alsınlar diye yapılıyor ama etkisi tam tersine.
İnsan; yaptığı bir işi önce nefsinde değerlendirmelidir. Bu, bana, aileme, inancıma, dinime uyar mı? Bu, ahlak kurallarına, toplumun değerlerine uygun mu? Bu eylemim kamuoyunda nasıl değerlendirilir? Ma’şeri vicdanda nasıl bir yankı bulur?
Bu yaptığım eylem veya sergilediğim davranış, Allah’ın emirlerine ve Hz. Peygamber (sav)’in yaşantısına uygun mu?
Unutmayınız ki her yasal olan şey meşru olmayabilir. Yasalara uygundur diyerek dini sorumluluğumuzdan kurtulamayız. Ölçümüz din olursa huzurlu bir hayat yaşamamız mümkün olur.