Melekler nasıl varlıklardır, görevleri nelerdir?

Melekler, duyu organlarıyla algılanamayan, gözle görülemeyen, iradeleri sadece hayra, iyiliğe doğru olan, günah işlemeyen, yemeyen, içmeyen Allah'a kullukta kusur etmeyen varlıklardır.

Melekler nurdan, cinler ise ateşten yaratılmışlardır. insanlar ise balcıktan yaratıldıktan sonra ruh verilerek hem ruhi hem de bedeni varlıklar olarak yaratılmışlardır. İnsanların göremedikleri, inkârda etmeleri mümkün olmayan birçok şey vardır. Bizim var olan her şeyi görmemiz mümkün değildir. Mesela hem bedeni hem de ruhani varlıklar odluğumuz için bedenlerimizi, cismani olduğu için görürüz ama ruhlarımız soyut bir kavram olduklarından dolayı elle tutup gözümüzle gösteremeyiz. İnkâr da edemeyiz. Birisine ruhsuz deseniz hem kabul etmez hem de kızar. Sesimizi duyarız ama gösteremeyiz. Havayı da göremeyiz ama o olmadan da yaşayamayız. Mikroskop olmadan mikropları da göremeyiz. Ucu açık ve elektrik olan bir kabloya baktığımız zaman elektriği göremeyiz fakat elimizi dokunduğumuz zaman bize varlığını hissettirir. Şu anda her tarafta binlerce elektro manyetik dalgalar var. Göremiyoruz ama inkârda edemeyiz. İnkâr etsek bile sonucu değiştirmez. Bu tür örnekleri çoğaltabiliriz. Bizim göremediğimiz ama inkâr etmemiz de mümkün olmayan sayısız şeylerin varlığı bir gerçektir. Meleklerde aynen böyledir. Fizik ötesi âleme ait varlıklar olduklarından dolayı özellikleri akılla tam olarak anlaşılamaz. Onlar hakkında ki bilgi kaynaklarımız ilahi vahiy ve Allah Resul'ünden bize kadar ulaşan sahih hadislerdir. Birçok konuda olduğu gibi bu konuda da aklın durduğu yerlerde ilahi vahyin devreye girdiğini görürüz. Melekler konusunda ayet ve hadislerin verdiği bilgilerin dışında fikir yürüterek bir bilgiye ulaşmak da mümkün değildir. Çünkü melekler, gözlem ve deneye dayanan pozitif bilimlerin konusu dışında kalan fizik ötesi varlıklardır.

Peygamberimiz "Melekler nurdan, cinler yalın ateşten, Âdem ise (topraktan) yaratıldı." Müsned, IV. 168) buyurarak, meleklerin nurdan yaratıldığını haber vermiştir. İlgili ayetlerden anlaşıldığına göre de melekler, insanlardan önce yaratılmışlardır. Zira Allah Teâlâ, insanı yaratacağını ve onu yeryüzünde halife (kendisini temsil eden bir varlık) yapacağını meleklere haber vermişti. Meleklerin " ... Biz seni hamdinle tesbih ve takdis edip dururken, yeryüzünde fesat çıkaracak, orada kan dökecek, insanı mı halife kılıyorsun? ..." diye sormalarının üzerine , "Sizin bilemeyeceğinizi şüphesiz ben bilirim.." (Bakara 30) buyurmuştur.

Melekleri diğer varlıklardan ayıran özelliklerin başında, yemek, içmek, erkeklik, dişilik, evlenmek, uyumak, yorulmak, usanmak, gençlik, ihtiyarlık gibi insana ait fiil ve özelliklerin olmamasıdır. İradeleri sadece hayra ve iyiliğe yöneldiğinden nefsani istekleri de yoktur. Dolayısıyla iştah, şehvet ve hırs gibi duyguları da bulunmaz. Melekler Allah'ın emrinin dışına çıkmazlar ve hangi iş için yaratılmışlar ise o işi yaparlar. Sürekli Allah'a itaat ve kullukla meşgul olurlar. Meleklerin devamlı Allah'a ibadet ettiklerini, O'nu tesbih ettiklerini ve O'nu zikrettiklerini bildiren çokça ayeti kerime vardır. Melekler çok kısa zamanda, çok uzun mesafelere gidebilirler. Fakat onların gelip gitmesi, inmesi çıkması, insanlarınkine benzetilemez. Bir saniyede gökten yıldırımlar indiren Allah, onlara da dilediği zaman bütün yerleri ve gökleri dolaştırabilir. Miraç hadisesin de olduğu gibi. Bir ayette "Melekler ve ruhlar oraya, miktarı elli bin yıl olan bir günde yükselip çıkar" (Meariç 4) buyrularak, onların ne derece süratli olduklarına vurgu yapılmıştır. Ayet ve hadislerde sayıları hakkında herhangi bir bilgi bulunmayan fakat çok oldukları anlaşılan meleklerin temel görevleri Allah'a kulluk etmek ve Allah neyi emrederse onu yerine getirmektir.

CEBRAİL (as), Peygamberimize bazen ashaptan Dıhye şeklinde görülmüş, bazen de kimsenin tanımadığı bir insan şeklinde gelmiştir. Yine Kur'an'da Cebrail, Hz. Meryem'e bir insan şeklinde görülmüştür. Meleklerden bir grup Hz. İbrahim'e bir oğlu olacağı müjdesini getiren insanlar şeklinde gelmişlerdir. O da onları misafir zannederek, kendilerine yemek hazırlamış, fakat yemediklerini görünce de korkmuş, sonra da melek olduklarını anlamıştı. (Hut 69) Cebrail (as) vahy getirmekle görevlidir.

MİKAİL (as) kâinatta ki tabiat olaylarını idare etmekle,

İSRAFİL (as) Sûr'u iki kez seslendirmekle görevli olan melektir. İlkinde kıyamet kopacak, ikincisinde ise tekrar diriliş meydana gelecektir.

AZRAİL (as) Görevi ölüm sırasında canlıların ruhunu almak olduğu için "melekü'l-mevt de denmiştir.

KİRAMEN KÂTİBİN melekleri, bunlar iki melek olup görevleri; Birisi insanların sağın da diğeri de solundadır. Sağda ki melek iyi ve sevap olanları, solda ki melek ise kötü ve günah olan şeyleri yazmakla görevlidirler. "İki melek (insanın) sağında ve solunda oturarak yaptıklarını yazmaktadırlar" (Kaf 17) Bu melekler aynı zamanda insanları çeşitli tehlikelerden korumakla da görevli oldukları için bunlara "Hafaza melekleri/Koruyucu melekler" de denir.

MÜNKER VE NEKİR MELEKLERİ; Bunlar mahşer gününden önce, ölen kimseler kabre konulduktan sonra ruhen sorgulama yapmakla görevli iki melektir. Peygamberimiz; "Bir kimse kabre konulduktan sonra bu melekler o kimseyi sorgularlar (Ölüm olayı ruh ile bedenin birbirlerinden ayrılmasıdır. Sorgulama da ruhen olur) bu sorgulamanın neticesi olarak o kimsenin cennetlik veya cehennemlik olduğu belli olur. Eğer cennetlik ise onun kabri cennet bahçelerinden bir bahçeye dönüşür ve kıyamete kadar ki zamanın nasıl geçtiğini bile anlayamaz. Yok, eğer cehennemlik ise onun kabri de cehennem çukurlarından bir çukura dönüşür ki oda azap içerisinde kıyameti bu şekilde bekler" (Müsnet) Buyurmuştur. Hamele-i Arş,

Mukarrebun, İlliyyun, zikir meclislerini bularak onlara katılan, Kur'an okunan yere inerek dinleyen, çeşitli meleklerin varlıkları da Kur'an ve hadislerde haber verilmektedir.

Bizim adını ve vazifesini bilemediğimiz daha nice melekler vardır. Onların sayısını ancak onları yaratan Allah (cc) bilir.