RAMAZAN VE NAMAZ - 2 - İsmail ERSOY

 "Dinin başı İslam (kelime-i şahadet getirerek Allah'a teslim olmak),direği ise namazdır" (Tirmizi, iman:8; İbni hambel, V.231) buyuran peygamberimiz; bir başka hadis-i şerifinde de" Yüce Allah şöyle buyurdu: " senin ümmetine beş vakit namazı farz kıldım ve onları vaktinde ve hakkını vererek kılanları cennete koyacağımı kendi katımda vadettim. Namazları düzenli kılmayanlar için ise katımda böyle bir vaat yoktur." (Ebu Davut,salat:9) buyurarak mümin için namazın ne kadar önemli olduğuna dikkat çekmiştir. Farz, vacip ve sünnet namazlar olduğu gibi;  her namazın içinde de; farzların, vaciplerin, sünnetlerin, müstehapların oluşu; mekruhları ve namazı bozup bozmayan hususlarla ilgili detaylı bilgiler verilmesi namazın Müslümanın hayatındaki kıymet ve değerini ortaya koyan önemli hususlardan biridir. 
"Büyük günahlardan kaçınıldığı takdirde, beş vakit namaz ile cuma bir sonraki cumaya kadar ve Ramazan diğer Ramazana kadar, aralarında işlenen günahların bağışlanmasına vesiledir." (Müslim taharet: 16) buyuran Kâinatın efendisi, namaz ve Ramazan'ı bir cümlede cem ederek fazilet ve değerlerini açıkça ortaya koymuştur. Bir başka hadis-i şerifinde ise "Ramazan ayının ilk gecesi olunca, şeytanlar ve azgın cinler zincire vurulur, cehennem kapıları kapatılır ve hiçbiri açılmaz. Cennetin kapıları açılır ve hiçbiri kapanmaz. Sonra bir (melek) şöyle seslenir: Ey hayır dileyen, ibadet ve kulluğa gel! Ey şer isteyen günahlardan vazgeç! Allah'ın bu ayda ateşten azat ettiği nice kimseler vardır ve bu ramazan boyunca her gece böyledir" (Tirmiz savm 1; İbnmace, siyam:2) buyurarak, Ramazanın fazilet ve değerini; O'nun fazilet ve değerinden istifade edebilmek için ibadetlere devam edilmesi gerektiğini açıkça ifade etmiştir. Her hususta olduğu gibi ümmetine bu konuda da örnek olarak Ramazan ayı geldiğinde bütün ibadetlerine ayrı bir ihtimam göstermiş, daha çok ibadet etmiştir. Hatta Ramazan'ın son 10 gününü mescitte itikâfa girerek tamamen ibadetle geçiren Allah Rasülü " gözümün nûru" diyerek ona olan sevgisini ve düşkünlüğünü ifade ettiği namazlarına da Ramazanda ayrı bir ihtimam göstermiş; daha çok nafile namaz kılmıştır. Nitekim teravih namazı sadece Ramazana mahsus sünnet bir namaz olarak ondan bize miras kalan ibadetlerden olmuştur.
O halde her daim hatırımızda tutmalıyız ki namaz,  Rabbimiz Allah'u zü'l- Celâl'in Kur'an-ı Kerimde sık sık, pek çok ayet-i kerime ile önemi ve ne zaman, nasıl eda edileceği hususunda ana hatlarıyla bilgi verdiği çok değerli bir ibadettir. Onun Habîb-i Edîbi sevgili peygamberimizin de " müminin miracı" olarak niteleyip, ehemmiyeti ve ne zaman,  nasıl eda edileceği hakkında tafsilatlı bilgi vererek,  namazı her hal ve şartta özenle bizzat eda ederek,  bizlere çok güzel örnek olmuştur. Biz müminlerin yapması gereken de namaza gerekli önem ve ihtimamı göstererek onu en iyi şekilde eda etmektir. (SON)

İsmail ERSOY
Mecitözü Müftüsü