'Evi yıkılsa da gönül sofrasında ağırladı'

Sinop’ta yaşanan sel felaketi üzerine bölgede yapılan çalışmaları koordine etmek için görevlendirilen Vali Mustafa Çiftçi, 7/24 çalıştıkları afet bölgesindeki insan hikayelerini sosyal medya hesabından paylaştı. Anadolu İnsanı başlığı ile paylaşılan hikayede, Anadolu insanının irfanı, şükrü, misafirperverliği, vefası ve devletine bağlılığı bir kez daha ortaya kondu.

'Evi yıkılsa da gönül sofrasında ağırladı'

EROL TAŞKAN

Sinop’ta yaşanan sel felaketi üzerine bölgede yapılan çalışmaları koordine etmek için görevlendirilen Vali Mustafa Çiftçi, 7/24 çalıştıkları afet bölgesindeki insan hikayelerini sosyal medya hesabından paylaştı. Anadolu İnsanı başlığı ile paylaşılan hikayede, Anadolu insanının irfanı, şükrü, misafirperverliği, vefası ve devletine bağlılığı bir kez daha ortaya kondu.

Evleri oturulamaz derece zarar gören bir ailenin, kendilerini adeta gönül sofrasında ağırladığını aktaran Vali Mustafa Çiftçi, bir çay içimliği sohbette yaşananları şu sözlerle dile getirdi, “Bugün köy ziyaretlerim esnasında evi selden zarar görmüş bir vatandaşa rastladım. Kendisine geçmiş olsun dileklerimi ilettim, herhangi bir ihtiyacı olup-olmadığını sordum. Çadırda kaldığını, mümkünse konteyner talep ettiğini söyledi. Talebi gayet makuldü, evi ağır hasarlıydı, evin fotoğraflarını çekip isteğinin karşılanması için ilçe kaymakamına ilettim.

Tam ayrılacakken “bir bardak çayımı iç de öyle git” diye ısrar etti. Kendisini kırmadım, 84.000 dolara aldığını ifade ettiği evi neredeyse yan yatmıştı, evin önüne hemen üç sandalye attı, bizi buyur etti, genel sekreterle ben oturduk, kendisine üç-dört defa ‘sen de otur’ dememe rağmen oturmadı, ayakta bekledi.

Çay hazır oluncaya kadar biraz sohbet ettik. Kendisi Kastamonulu, ismi Beyzattin Üstündağ, üç çocuğu İstanbul’da çalışıyor, kendisi emekli olmuş, tüm birikimini ata -baba yurduna eve yatırmış ve köyden bir ev satın almış. Hevesle yerleştiği evi ve arazisi selden oldukça etkilenmiş, canlarını zor kurtarmışlar.

Biraz sonra hanımı çayla beraber-Allah ne verdiyse-bir de sofra hazırlayıp getirdi. Afetzede olduklarını, zaten zor durumda iken niçin sofra hazırladıklarını söyledim, misafirimsiniz dedi. Afetten üç gün sonra yollarının açıldığını, görevlilerin ekmek ve su getirdiklerini, devlet görevlilerinden razı olduğunu anlattı.

Evi ağır hasar görmüş Anadolu insanı, zor durumda olmasına rağmen misafirine izzetü ikramda bulunmayı ihmal etmiyor, canını bağışladığı için Yaradan’ına şükrediyor, bizlere de böylece güzel örnek oluyor. İnsanımızdan öğreneceğimiz çok şey var, çok.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER