GÜNCEL

‘15 Temmuz direnişine ruh veren İslami ve ahlaki aidiyetlerdir’

15 Temmuz darbe girişiminin 10. yıl dönümü nedeniyle İnsani Değerler Platformu yazılı bir açıklama yayımladı.

Platform, açıklamasında 15 Temmuz gecesinde yaşananlara ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, darbe girişimine karşı gösterilen toplumsal direnişin önemine vurgu yaptı.

"15 Temmuz hain darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçti. 15 Temmuz darbe girişimi, bir yanıyla arkasındaki gölge yapı ve darbeci anlayış itibariyle eski darbe düzeninin bir parçası iken diğer yanıyla darbenin uygulayıcılarının kimliği ve yapısı itibariyle diğer darbelerden ayrılıyor.

Taşıdığı özellikler nedeniyle darbe girişiminin etkileri sanılandan çok daha fazla derin ve sarsıcı olmuştur.

Direnişe ruh veren İslami ve ahlaki aidiyetlerdir.

15 Temmuz gecesi alçak darbecilere karşı öncelikle Rabbimizin yardımı ve ağır bedeller ödeme pahasına halkın büyük fedakârlığı ve cesaretiyle darbecilere karşı tarihi bir direnişe tanıklık ettik, dolayısıyla darbeyi başarısız kılan toplumsal direniştir.

15 Temmuz'da sokaklarda yankılanan tekbirler, salavatlar ve salalar direnişi motive etmiştir. Darbeye karşı sergilenen kitlesel ve yaygın direnişte İslami ve insani söylem belirleyici olmuştur. İslam'a olan sevgi ve sadakati halkı direngen kılmış, tankların ve savaş uçaklarının karşısında cesaret timsaline dönüştürmüştür.

Bu anlamda 15 Temmuz direnişine ruh veren, cesaret aşılayan, irade ve ufuk kazandıran laik-seküler, batıcı-liberal değerler değil İslami ve ahlaki aidiyetlerdir.

Sadece Türkiye değil, İslam dünyası endişelenmiştir. 15 Temmuz gecesi yaşanan darbe girişimi sadece Türkiye'yi değil, İslam dünyasında yaşayan milyonlarca insanı da ciddi anlamda endişelendirmişti.

Bu durum İslam coğrafyasında özelde de Ortadoğu'da yaşayan halkların Türkiye'ye atfettiği önemin bir göstergesi olarak okunabilir. Özellikle AK Parti döneminde dış politikası, Suriye, Filistin ve Libya halkının ve direnişin yanında duruşu ve kazanımları kaybetme riski ile karşı karşıya bırakmıştır.

Adaleti, özgürlüğü ve kazanımları korumak zorundayız.

Tüm İslam ümmeti için bu direnişin, milliyetçi ve seküler kimliklere indirgenmesine izin verilmemeli ve ümmet birlikteliği düşüncesi yaygınlaştırılmalı.

15 Temmuz Türkiye tarihinde yaşanmış en görkemli direniş gerçeğine şahitlik ettiğimiz bir tarih oldu. Sadece bizler, bu ülke halkı değil, tüm Ümmetin maslahatına yönelik büyük bir kazanım olduğu tartışma götürmez bu olguyu daha nitelikli ve kalıcı kazanımlara evriltmek için çaba sarf etmek görevimiz; bu değerli süreci gölgeleyebilecek zaaflara karşı teyakkuzda olmak sorumluluğumuzdur.

Üzerinden henüz 10 yıl geçen destansı bir toplumsal mücadelenin lüzumsuz tartışma ve pratiklere, klişe söylemlere ve törenlere dönüşmesi en sık rastlanan ölümcül tuzaklardan birisidir.

Şimdi adaleti, özgürlüğü ve İslami kazanımları korumak doğrultusunda halkın ortaya koyduğu bu kıyam ve karşı darbe potansiyelinin bilinç seviyesine yükseltmek, bizi biz yapan ortak değerlerimiz yani İslami değerlerimiz istikametinde bilinçlenme yollarını açmaya çalışmalıyız…

Rabbim bizlere İslam ve Ümmet düşmanlarına karşı güç, kuvvet, basiret ve feraset versin!

15 Temmuz darbe girişiminde tanklara, uçaklara ve namlulara karşı direnerek şehit olan kardeşlerimize bir kez daha Allah'tan rahmet, yakınlarına sabırlar diliyoruz."

(Haber Merkezi)