CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Çorum İl Başkanlığında basın açıklamasında gündemi değerlendirdi.
Eski Göğüs Hastalıkları Hastanesi arazisinin Özelleştirme İdaresi tarafından satışa çıkartılmasına tepki gösteren Günaydın, Cumhuriyet Halk Partisi grubu olarak bu satışların tamamının iptal edilmesi için Danıştay'da dava açtıklarını belirtti.
CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, paylaştığı bir video nedeniyle yargılanan Saadet Partisi İl Başkan Yardımcısı Murat Kırçı’nın davasına destek vermek üzere Çorum’a geldiğini belirterek değerlendirmelerde bulundu.
“Demokrasi tarihimiz açısından anlamlı olduğunu düşündüğüm günde Çorum'da sizlerle beraber olmaktan duyduğum mutluluğu ifade etmek istiyorum” diyerek sözlerine başlayan Gökhan Günaydın, “Neden demokrasi tarihimiz açısından önemli bir gün dedim. Evet 7 Şubat'ta buradaydık. 7 Şubat'ta daha evvel bir esnaf arkadaşımızın aralık aynın son günü çektiği bir üzerinden kendisine açılan davadan söz etmişlerdi bize. Biz de demiştik ki 15 Nisan'da burada olacağız. 14 Nisan'da geldik arkadaşlar. Dün geldik. Ve gelir gelmez olayın geçtiği Arasta'yı dolaştık. Bana verilen bilgi Çorum Arastası 500-600 yıldır ticaret yapılan ticaretin kalbi olan bir yer. Biz Ayakkabıcılar Çarşısı tarafını dolaştık. 35 tane ayakkabı dükkanı vardı. Aydın namusu içerisinde söyleyelim. Bir buçuk saatlik dolaşma süremiz boyunca yalnızca bir dükkanda müşteri gördük. Onun da o ayakkabıyı alıp almadığını bilmiyoruz. Geriye kalan bütün ayakkabıcılar birbirleriyle sohbet halindelerdi ve bu işin daha ne kadar süreceğini düşünüyorlardı. Peki bu sorun yalnızca Çorum'da mı? Bu memleketin bütün esnafının sorunu. Ve eğer esnafın sorunuysa o esnaftan alışveriş yapamayan halkın sorunu. Aynı zamanda emeklinin, aynı zamanda memurun, aynı zamanda çiftçinin durumunu gösteriyor bize. Peki ne yapmış buradaki esnaf arkadaşımız Murat Kırçı? Bir video çekmiş ve demiş ki “işte Arasta Çarşısı burası ve burada bakın işte sinek kıpırdamıyor. Hiçbirimiz ekonomik olarak iyi durumda değiliz, para kazanamıyoruz ve üstelik de bize ceza kesiliyor” demiş. Peki hangisi yalan bu sözlerin? Ben bir siyasetçi ve bir bilim insanı olarak bir siyaset adamı olarak açıklamaya gayret edeyim. Arkadaşlar dünyanın 17. büyük ekonomisi Türkiye bazen 20 oluyor, bazen on yedi oluyor. Neye göre? Ürettiği gayrisafi yurt içi hasılasına göre. Buna rağmen bu memlekette otuz milyon insan açıkça açlık sınırının altında yaşıyor. Ya bu TÜİK'in rakamlarıyla ortada bir insanın dört kişilik bir ailenin yalnızca mutfak masraflarını karşılaması için gerekli olan gelire biz açlık sınırı diyoruz. Açlık sınırı 31 bin lirayı geçti. Türkiye'de asgari ücret 28 bin lira. Neredeyse 10 milyon insan asgari ücret ve onun altında yasal olmayan ücretlere çalışmak zorunda kalıyor. Türkiye'de 16 milyondan fazla emeklimiz var. En düşük emekli aylığı 20 bin lira ortalama emekli aylığı 24 bin, 25 bin lira. 11 milyon yurttaşımız geniş tanımlı işsizlik standartlarına göre işsiz yani hem işsiz hem de iş bulamayacağını artık anladığı için iş bulmaktan ümidini de kesmiş. 30 milyon insan bir taraftan açlık sınırının altında yaşayacak esnaf kepenk kapatacak ve sen “açız” diye bağıran adamı yalan bilgiyi alenen yaymak suçundan yargılamaya kalkışacaksın. Bir başka şey daha vergiler ve cezalar üstümüze yükleniyor. Neresi yanlış arkadaşlar? 2026 bütçesinin yüzde 87’si vergilerden oluşuyor. Vergiyi kim veriyor? Dolaylı vergilerle hepimiz veriyoruz. Memleketin emekçisi veriyor, memuru veriyor. Kim vermiyor? Yandaş şirketler vermiyor. Yandaş şirketlerin borçları siliniyor. Sonra da bunu eleştireni ceza davasında yargılamaya kalkıyorsun” dedi.
CHP, TRAFİK CEZALARININ İPTAL İÇİN ANAYASA MAHKEMESİNE DAVA AÇACAK
Yılbaşında artan trafik cezalarına tepki gösteren Gökhan Günaydın, şunları dile getirdi:
“Arkadaşlar 2026 yılının ilk 2 ayında kesilen ceza miktarı 2026’nın bütünü için hedeflenen toplam ceza miktarının iki katı arkadaşlar. İnsanlar arabaya binmekten korkuyorlar. Artık cezalar senin trafikte daha düzgün araba kullanmana yönelik değil. Bütçedeki açığı cezalar üzerinden kapatmaya yönelik. Peki biz ne yapıyoruz Cumhuriyet Halk Partisi olarak? Yarın (bugün) Anayasa Mahkemesine saat 14.00’te trafik cezalarıyla ilgili düzenlemeyi yani cezayı dört beş katı artıran düzenlemeyi iptal etmek için başvuruyoruz. Eskiden bize şunu derlerdi değil mi? Burada diyelim ki üst limit radar doksan onu yüzde 10 kadar geçebilirsin değil mi? Doksan dokuz yaparsan ceza yok. Yüz yaparsan ceza var. Şimdi o yüzde 10 oranı gitti. Her ayrı hız limitinin ayrı töleransı var. Kanun koruyucu olarak bunu ben bilmiyorum. Vatandaş nereden bilecek? Yani kanuni düzenleme vatandaşa pusu duruyor. Anayasa Mahkemesine gideceğiz.”
‘SAĞLIK HİZMETLERİ TOPLANAN VERGİLERDEN KARŞILANMALI’
Eski Göğüs Hastalıkları Hastanesi arazisinin Özelleştirme İdaresi tarafından satışa çıkartılmasına tepki gösteren Günaydın, “Memlekette sağlık çökmüş. İnsanlar randevu alamıyorlar. Ağır hastalar MR çektirmek için 4-5 ay sonrasına anca randevu alabiliyor. O saate kadar yaşayıp yaşamayacağı şüpheli. Bu çökmüş. Şimdi bir düzenlime getiriyorlar. Diyorlar ki Türkiye çapındaki 55 taşınmazı satacağım. Eee? Bununla Sağlık Bakanlığı'nın ihtiyaçlarını karşılayacağım. Vallahi bu şöyle bir şeydir biliyor musunuz? Bir adam çalışır, didinir, bayağı büyük bir mal varlığı edinir. Sonra ikinci kuşak, üçüncü kuşak hayırsız gelir. Onun bütün mal varlığını sata sata yaşar. Biz bunlara ne deriz? Hayırsız evlatlarız değil mi? Sağlık Bakanlığı'nın ihtiyacını karşılamak için nereyi satıyor? Eski Verem Hastanesi arazisini. O arsa satılınca ne yapacak? Satın alan onu sağlık dışındaki her türlü amaç için kullanacak. Ya sen o arsayı satacağına o arsayı Çorum’un sağlık hizmetlerine katkı vermek için kullan. Neyse açığın, eksiğin orası için kullan. Peki biz ne yaptık? Biz geçen hafta pazartesi günü Cumhuriyet Halk Partisi grubu olarak Danıştay'da bu satışların tamamının iptal edilmesi için dava açtık. Topladığın vergilerden sağlık hizmetlerini karşılığa kardeşim” ifadelerini kullandı.
CHP İl Başkanı Dinçer Solmaz ise Eski Göğüs Hastalıkları Hastanesi arazisinin Özelleştirme İdaresi tarafından satışa çıkartılmasına tepki göstererek, “Çorum'un merkezinde Çorum'un en kıymetli alanındaki böyle bir alanın ki şartlı tahsiste yani “sağlık kuruluşu olması haricinde bir amaca kullanılamaz” diye vakfedilen ve vakfına rağmen böyle bir hukuk garabeti yaşandığı için bununla ilgili davamızı İdare Mahkemesinde davamızı Cumhuriyet Halk Partisi ailesi olarak açıyoruz. Çorum'un hakkını savunmak için. Bu halkın hakkını korumaya, bu halkın haklılığını ve haklılığını savunmaya her aşamada siyasi görüş bir cins, mezhep ayrımı yapmaksızın herkesin sesi olmaya ve destekçisi olmaya devam edeceğiz” dedi.
‘AKP MİLLETVEKİLLERİ VE İL BAŞKANINDAN ÖZÜR BEKLİYORUZ’
CHP Çorum Milletvekili Mehmet Tahtasız ise konuşmasında Adalet Bakanı Akın Gürlek’in tapu bilgilerinin usulsüz sorgulanması iddiaları hakkında çıkan haberlere tepki gösterdi.
“Ben buradan AKP milletvekillerine, il başkanına, Çorum'daki özellikle yetkililere sesleniyorum. Bizim hakkımızda özellikle Boğazkale Tapu Müdürüyle alakalı bir yalan haber yayınladılar. Gerçekten yalan olan haberle alakalı ne savcılık ne hiçbir adli makam bir inceleme dahi başlatmadı. Biz bunun da suç duyusunu yapacağız. Ben buradan tekrarlıyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde de açıklama yaptım.
Ve bu konuyu özellikle Çorum kamuoyunda ısıtıp ısıtıp gündeme getiren AKP milletvekilleri ve il başkanına sesleniyorum. Sen şu anda yalan haber yaymaktan dolayı bizlerden bir özür dileyecek misin? Doğruları gelip burada Çorum'da kamuoyuyla tekrar anlatacak mısın? Diye ona da seslenmek istiyorum. Biz o zaman da söyledik, şimdi de söylüyoruz. Doğruların yanında olacağız. Vatandaşımızın, emeklimizin, işçimizin, çiftçimizin, atanmayan öğretmenlerimizin, 12 milyon işsizimizin yanında olacağız, doğruları anlatmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
Basın açıklamasının ardından toplantı sona erdi.