Demokrat Parti (DP) İl Başkanı Ahmet Damar, Mardin’de Nusaybin–Kamışlı sınır hattında Suriye tarafındaki terör örgütü YPG yandaşları tarafından Türk bayrağına yapılan saldırıya tepki gösterdi.
“Türk bayrağına el uzatmak, sadece bir bez parçasını yerinden indirmek değil, bir milletin namusuna, şerefine ve binlerce yıllık birikimine doğrudan saldırmaktır. Bu eylemi gerçekleştirenlerin zihniyeti, toplumsal vicdanın en karanlık ve sefil köşesini temsil eder” diyerek açıklamasına başlayan DP İl Başkanı Ahmet Damar,
“Bu tür bir eylemi en sert biçimde tanımlamak gerekirse; bir insanın, ekmeğini yediği, suyunu içtiği ve gölgesinde özgürce nefes aldığı bir toprağın sembolüne
düşmanlık beslemesi, en derin nankörlük ve karakter yoksunluğudur. Bu eylem, kişinin kendi onurunu ayaklar altına alması ve mensubu olduğu (veya sığındığı) toplumun tüm kutsallarına karşı bir haysiyet savaşı açmasıdır. Bayrak indirmek bir güç gösterisi değil, aksine fikren ve ruhen tükenmişliğin bir dışavurumudur.
Gerçek bir mücadele veremeyen, fikri bir derinliği olmayan ve sadece nefretle beslenen zavallılar, cansız bir nesneye saldırarak tatmin olmaya çalışırlar. Bu, tarihin her döneminde korkakların başvurduğu en pespaye yöntemdir. Bayrak, şehitlerin kanıyla rengini almış, her bir kıvrımında yetimlerin, anaların ve kahramanların
emanetini taşıyan bir sancaktır. Onu indirmeye yeltenen el, sadece bir suç işlemiş olmaz; aynı zamanda insanlık onurundan ve vatan sevgisinden tamamen arınmış, manevi bir "leş" haline gelmiş demektir. Türk Ceza Kanunu (TCK Madde 300) uyarınca bu eylem, "Devletin Egemenlik Alametlerini Aşağılama" suçudur ve failleri sadece toplum vicdanında değil, hukuk önünde de en ağır bedelleri ödemeye
mahkumdur. Bu topraklar üzerinde o bayrağı indiren eller, her zaman milletin çelikten iradesine çarpacak ve tarihin utanç sayfalarında birer "hain ve sefil" olarak yerini alacaktır. Bayraksızlar bayraksızlar, yere düşse sancak sızlar. Nereden bilsin kıymetini, soysuzlar ve ruhsuzlar” dedi.
“Bu alçakça eylemi gerçekleştirenler, indirdikleri bayrağın sadece gökyüzündeki yerini değiştirebilirler; o bayrağın bu milletin kalbindeki ve tarihteki yerini sarsmaya hiçbirinin gücü, çapı ve onuru yetmez” ifadelerini kullanan Damar, şunları dile getirdi:
“Her konuşmanızda beğenmediğiniz o 2002 öncesi hükümetlerinde 14 Ağustos 1996 yılında Kıbrıs’ta Türk bayrağını indirmeye çalışan Rum vatandaşına Türk askerinin tereddütsüz ne yaptığını hatırlayınız. Rum vatandaşını bayrak direğinden indiren asker ne güzel asker komutan ne güzel komutandı. 2026 Kamışlı sınır kapısındaki Türk bayrağını indirirken yok muydu bir Türk askeri, yok muydu başında bir Türk komutanı. Türk milliyetçi ülkücü kardeşim neredesiniz. Türk olsak ne olur, ülkücü olsak ne olur bayrağa kalkan eller kırılmadıktan sonra” şeklinde kaydetti.