GÜNCEL

Bir çocuğun sesi, bir soykırımın tanıklığı: Hind Receb

Gazze’de yaşanan insanlık dramını, küçük bir çocuğun sesi üzerinden dünyaya duyuran “Hind Receb’in Sesi” filmi, vicdanları sarsmaya devam ediyor.

Gazetemiz köşe yazarı Ömer Kılıç, büyük yankı uyandıran ve gösterimi hala devam eden film üzerine kaleme aldığı yazısında, “Gerçek ses kayıtlarının kullanıldığı film, sadece Hind'in değil, 20 binden fazla Gazzeli çocuğun hikâyesi. Gazze konusunu hafızalarda taze tutmanın yollarını bulmak gerek. Unutulmasını en çok soykırımcı İsrail ve onun hamileri istiyor. Buna izin vermemeliyiz.” dedi.

İşte Ömer Kılıç’ın o yazısı:

HİND RECEB’İN SESİ

CANLI YAYINLANAN BİR VAHŞET

"BM Filistin Raportörü İtalyan asıllı Francesca Albenessa, siyonist işgalci rejimin 2 yılı aşkın bir süre boyunca işlediği soykırım için, “Bu, dünya tarihinde yaşanan ilk vahşet değil, ancak tamamen televizyonlarda canlı yayınlanan bir vahşet” tanımını yapıyor. 10 Ekim 2025’de ilan edilen ateşkes için de, soykırımın ateşkesle bitmediğini, silah kullanımı azalmış olsa da açlıkla, soğukla soykırımın yeni bir aşamasına girildiğini söylüyor.

DIŞARIDAN HİÇBİR GAZETECİNİN GİRİLMESİNE İZİN VERİLMEDİ

Ateşkes’e rağmen Gazze’ye dışarıdan hiçbir gazetecinin girmesine izin vermeyen işgalci rejim, yerel muhabirlerden bugüne kadar 300’e yakın kişiyi hedef alarak katletti. Üç çeyrek asırdır Holokost endüstrisinin ekmeğini yiyerek akıl almaz bir dokunulmazlık zırhı ile yaşayan katil, işlediği katliamla küresel vicdandaki o konforlu yerin altından kaydığını gördüğü için soykırımın tanıklarını ortadan kaldırıyor.

5 YAŞINDA BİR TANIK: HİND RECEB

Ama henüz 5 yaşında iken teyzesi, amcası ve dört kuzeni ile birlikte bir aracın içinde katledilen dünyalar güzeli Filistinli küçük kız Hind Receb’in sessiz çığlığı, çoktan katilin maskesini düşürdü, çirkin suratını ele verdi.

Tunus’lu yönetmen Ben Hania’nın yazıp yönettiği film, İsrail ordusunun Gazze’ye 29 Ocak 2024’te düzenlediği saldırı sırasında küçük Hind’le acil durum çağrısı alan ve ona ambülans gönderebilmek için onu hatta tutmaya çalışan Filistin Kızılay gönüllüleri arasındaki görüşmelerin orijinal ses kayıtlarını kullanıyor.

İsrail’in asker kılıklı terör çeteleri, Hind ve akrabalarının siyonistlerce mahallelerine yaptığı saldırıdan kaçmak için bindiği araca tankla saldırdı. İşgal ordusu, Ocak 2024'te Gazze Şehri'nin güneyindeki evlerini tahliye etmelerini istediğinde Hind, annesi ve ablası ile yürüyerek yola çıktı. Ancak annesi, şiddetli yağan yağmurda ıslanmasın diye teyzesi, amcası ve dört kuzeninin bulunduğu arabaya onu da sıkıştırdılar.

Ancak El Ahli hastanesindeki bir sığınağa ulaşmayı umut eden Hind'in amcası, sığınağı bulamadan önce tank ateşiyle saldırıya uğradı ve Hind'in teyzesi, amcası ve üç kuzeni anında öldü. Hayatta kalan kuzeni, 15 yaşındaki Layan, Filistin Kızılayı ofisindeki yardım görevlileriyle telefon bağlantısı kurmayı başardı ama İsrail tankının çok yakınında olduğunu haykırdığında yardım görevlileri bir patlama sesi duydular ve konuşma sona erdi.

'ÇOK KORKUYORUM, LÜTFEN GELİN'

Layan, küçük Hind’in’in gözleri önünde can verdi, olayın dehşetini yaşarken Filistin Kızılay görevlileri Hind'i aradı. Aracın içinde altı ceset arasında şok halindeki Hind telefonu açtı ve yardım görevlilerine gelip kendisini almaları için yalvardı. Ona arabada saklanıp sakin olmasını, kurtarma ekibinin bir ambulansla geleceğini söylediler.

Ancak ambülansın İsrail ordusuyla önceden koordinasyon kurmadan harekete geçmeleri intihar etmek demekti. İsrail ordusunun, Hind'i kurtarmak için ambulans görevlilerine izin vermesi ise saatler sürdü. Hind, Kızılay çalışanlarının bir an önce gelmelerini isteyerek “çok korkuyorum,” dedi onlara, “lütfen gelin” diye inledi.

Saatler süren bir mücadeleden sonra Filistin Kızılay ekibine izin çıktığı söylendi ve İsrail askerlerinin güvenli olduğunu belirttikleri güzergahta ilerlerken, Hind'in mahsur kaldığı araca yaklaştıklarında İsrail tankları ambulansı hedef alarak içindeki iki yardım görevlisini öldürdü. Küçük kızla ise bir daha bağlantı kurulamadı.

12 GÜN SONRA GELEN GERÇEK

12 gün sonra işgalci güçler bölgeden çekildiklerinde paramparça edilmiş, yüzlerce kurşunla delik deşik olmuş araçta aralarında Hind’in de bulunduğu beş ceset daha bulundu. Birkaç metre ötede ise tamamen yanmış, motoru yerlere saçılmış bir ambulans ve içinde iki yardım görevlisinin naaşı.

Katil iki yıl boyunca işlediği her cinayeti “Hamas teröristleri” ile açıkladı. Hastane bombaladı, Hamas mensupları hastaneyi karargâh olarak kullanıyor dedi. Okulları bombaladı, sivil yoktu Hamas barınıyordu diye açıkladı. Ambulansları vurdu, Hamas militanlarının nakledilmesinde kullanılıyor diyerek, kendisinin sıkça başvurduğu ahlaksız yöntemleri Hamas’ın da kullanabileceğini düşündü.

Oysa tamamı yalandı ve katilin destekçileri biliyorlardı yalan söylediğini ama katil ne dediyse doğru kabul ettiler, inanmayı istediler. Lakin bir türlü sonu gelmek bilmedi iğrenç yalan ve cinayetlerinin. İki yılın sonunda bütün işbirlikçi, tedarikçileri de zarar görmeye başladıklarında artık savunamaz hale geldiler ama birlikte işledikleri cürümleri ortada.

FİLM BÜYÜK YANKI UYANDIRDI

Gösterime girdiği günden bu yana dünyada çok büyük bir yankı uyandıran “Hind Receb’in Sesi” filmi Çorum’da da, Filistin Atölyesi adıyla bir süredir Filistinle ilgili farkındalık oluşturmaya, konuyu gündemde tutmaya çalışan bir kaç duyarlı kişinin çabalarıyla geçtiğimiz hafta boyunca AHL Park’ta izleyicilerle buluştu. Gerçek ses kayıtlarının kullanıldığı film, sadece Hind'in değil, 20 binden fazla Gazzeli çocuğun hikâyesi.

UNUTULMASINA ASLA İZİN VERMEMELİYİZ

Filistin Atölyesi, filmin daha çok izleyiciye ulaşması için bu hafta boyunca da öğrencileri aileleri ile birlikte filmin gösterildiği AHL Parktaki salona taşımaya çalışıyorlar. Ateşkesle birlikte unutulmaya başlayan, gündemden iyice düşen Gazze konusunu hafızalarda taze tutmanın yollarını bulmak gerek. Zira Filisinli şair Mahmud Derviş’in dediği gibi “unutmak ihanete giden yolda atılan ilk adımdır”. O yüzden unutulmasını en çok soykırımcı İsrail ve onun hamileri istiyor. Buna izin vermemeliyiz.

DOĞAL AFET DEĞİL, İNSAN KILIKLI YARATIKLAR TARAFINDAN YAPILA BİR SOYKIRIM

Gazze’de ateşkesten sonra da şekil değiştirmiş haliyle devam eden soykırım, bir doğal afete indirgeniyor. Suçlulardan bahsedilmeden sadece Gazze’yi ayağa kaldırmaktan bahsediliyor. Sanki bir deprem sonrasında yıkılıp harap olmuş bölgeyi imar ve inşa etmekten bahsediyorlar. Oysa ne olmuşsa insan kılıklı yaratıklar tarafından yapıldı, bunu unutmamalı, unutturmamalıyız, aradan on yıllar geçse bile mutlaka hesap sorulması için bıkıp usanmadan anlatmalıyız."

Omerkilic91@Hotmail.com.