TMMOB Mimarlar Odası Çorum Şube Başkanı Pınar Karakurt, 5 Ekim Dünya Mimarlık Günü Mimarlık Haftası nedeniyle yaptığı açıklamada, barınma hakkının öneminde dikkat çekti.
Uluslararası Mimarlar Birliği’nin (UIA) 2026 Dünya Mimarlık Günü için belirlediği “Konut bir insan hakkıdır. İnşa edelim” temasının, mimarlığın yalnızca yapı tasarlayan bir disiplin olmadığını, sağlıklı, güvenli, erişilebilir ve nitelikli yaşam çevrelerinin oluşturulmasında doğrudan sorumluluk taşıdığını bir kez daha ortaya koyduğunu belirterek açıklamasına başlayan Pınar Karakurt, “Mimarlık açısından “herkes için konut”, yalnızca konut üretim miktarının artırılması olarak ele alınamaz. Konutun; doğru yer seçimi, uygun yapılaşma yoğunluğu, erişilebilirlik, afet ve iklim risklerine karşı dayanıklılık, enerji etkinliği, sosyal donatı alanları, ulaşım olanakları ve kamusal mekânlarla birlikte değerlendirilmesi gerekir. Nitelikli konut, ancak nitelikli bir kentsel çevrenin parçası olduğunda gerçek anlamını bulur. Bir konutun yalnızca mülkiyetinin bulunması, tek başına nitelikli bir barınma koşulu anlamına gelmez. Güvenli yapılaşma, sağlıklı iç ve dış mekân koşulları, erişilebilirlik, afetlere karşı dayanıklılık, enerji etkinliği, sosyal donatılara ve kamusal alanlara erişim de yaşam çevresinin ayrılmaz bileşenleridir” dedi.
Yaşanan afetlerin, bu unsurların yalnızca tasarım kriterleri değil, doğrudan yaşam güvenliğiyle ilişkili temel gereklilikler olduğunu acı biçimde gösterdiğini dile getiren Pınar Karakurt, “Bu nedenle konut politikaları ile imar planı kararları; arsa ve arazi politikaları ile yapı maliyetleri; yapı güvenliği ile mimari kalite; ulaşım kararları ile yer seçimi birbirinden bağımsız değerlendirilemez. Evrensel tasarım, erişilebilirlik, enerji performansı, iklim duyarlı tasarım, afetlere dirençli yapılaşma, mevcut yapı stokunun yeniden kullanımı ve kentsel dönüşüm süreçlerinde hak sahiplerinin korunması, konut hakkının mekânsal karşılığını oluşturan temel başlıklardır. Biz de TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi Çorum Temsilciliği olarak, bu yılki Mimarlık Haftası programımızın merkezine “herkes için konut” temasını yerleştiriyoruz. Ekim ayı boyunca barınma hakkını; planlama, mimari tasarım, yapı üretimi, kentsel altyapı ve yaşam çevresinin niteliği üzerinden farklı disiplinlerin katkılarıyla ele alacağız.
Bu kapsamda TMMOB’ye bağlı meslek odaları, kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversite, hukukçular, yapı sektörü ve konut hakkı alanında çalışan diğer paydaşların katılımıyla “herkes için konut” çalıştayı gerçekleştireceğiz. Çalıştayda; imar planı ve yer seçimi kararlarından yapılaşma koşullarına, konut üretim maliyetlerinden ekonomik erişilebilirliğe, afet güvenliğinden enerji performansına, sosyal donatı alanlarından ulaşım ve kamusal mekân ilişkisine kadar konutun tüm bileşenlerini bütüncül bir yaklaşımla değerlendirmeyi hedefliyoruz.
Mimarlık Haftası programımızın önemli bir diğer başlığını ise Çorum’un mimari ve kentsel hafızasını görünür kılacağımız sergimiz oluşturuyor. Geçmiş yapıların, kentsel dokunun ve değişen mekânsal ilişkilerin izlerini ortaya koyarak, Çorum’un mimari mirasını koruma ve geleceğin kentini planlama sorumluluğunu birlikte ele alacağız. Çünkü sürdürülebilir kentleşme, yalnızca yeni yapı üretmek değil; mevcut yapı stokunu, kültürel mirası ve kentsel belleği doğru okuyarak geleceğe aktarmaktır.
Bunun yanında teknik geziler, atölyeler, söyleşiler ve mesleki buluşmalarla mimarlığın farklı ölçeklerini; yapıdan kente, malzemeden üretim süreçlerine, kültürel mirastan çağdaş yaşam çevrelerine uzanan geniş bir perspektifle değerlendireceğiz. Mimarlık Haftası bizim için yalnızca bir kutlama haftası değildir. Mesleğimizin kent, toplum ve gelecek karşısındaki sorumluluğunu yeniden ortaya koyduğumuz; mimarlığın kamusal niteliğini ve mesleki bilgi birikimini kentle buluşturduğumuz bir dönemdir.
Konut yalnızca dört duvar değildir. Konut; güvenliktir, erişilebilirliktir, dayanıklılıktır, aidiyettir, kenttir. Ve barınma bir haktır. Tüm meslektaşlarımızın 5 Ekim Dünya Mimarlık Günü’nü ve Mimarlık Haftası’nı kutluyor; daha güvenli, erişilebilir, dayanıklı, sürdürülebilir ve nitelikli yaşam çevrelerinin oluşturulması için düşünmeye, üretmeye ve birlikte çalışmaya devam edeceğimizi ifade ediyoruz” ifadelerini kullandı.




