GÜNCEL

'Çorum’a doğru dürüst bir kamu yatırımı neden gelmedi?'

Çorum Emek ve Demokrasi Platformu tarafından düzenlenen “Türkiye nereye gidiyor?” konulu panel için Çorum’a gelen Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekili ve CHP İstanbul Milletvekili Gökhan Günaydın, iktidarın Çorum’a doğru dürüst bir kamu yatırımı yapmadığını belirterek; “Çorum’a niye bu kadar düşmansınız?” dedi

Çorum Emek ve Demokrasi Platformu tarafından düzenlenen “Türkiye nereye gidiyor?” konulu panel için Çorum’a gelen Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekili ve CHP İstanbul Milletvekili Gökhan Günaydın, iktidarın Çorum’a doğru dürüst bir kamu yatırımı yapmadığını belirterek; “Çorum’a niye bu kadar düşmansınız?” dedi

ÇORUM GİBİ BİR YERE ÇEVRE YOLU PLANLAMASINI DÜŞÜNMÜYOR MUSUNUZ?

Çorum’un kendi öz gücüyle ayakta durduğunu vurgulayan Günaydın; “Organize Sanayi Bölgesi’nde üretim devam ediyor ama teşvik bölgesinden çıkarılıyor Çorum. Bundan en çok etkilenen alt sektörler hızla bölgeyi terk ediyor. Çorum’da yıllar önce yüzde 24’ü tamamlanmış havaalanına bir tek çivi çakmayarak, bölgeyi otlak haline getirmek adeta çürümeye terk etmek kime ne faydası var. Çorum’a niye bu kadar düşmansınız? Çorum’a doğru dürüst bir kamu yatırımı neden gelmedi? Çevre yolu kentin içinde kalmış. İlçe bağlantı yolları yapılmamış. Çorum gibi bir yere Çevre yolu planlamasını düşünmüyor musunuz? Turizm açısından çok önemli bir bölge burası. Hattuşa Hititlerin başkenti. Sen burada Boğazkale, Hattuşa, Alacahöyük, Şapinova turizm yolunu yapmak için ne bekliyorsun? Bu memleketin önemli kaynaklarından biri de turizm değil mi? Bazı ülkelerde tarih 200-300 yıl iken, bu bölgelerde 5 bin 10 bin yıllık tarih var. Bu tarihin kıymetini bilmek ve bunu da turizme kazandırmak hepimizin ortak görevidir.” dedi

Çorum’un Anadolu’nun en önemli üretim merkezlerinden biri olduğunu belirten Günaydın; “Gerçekten üretim kapasitesi Türkiye’ye örnek olan bir ilimiz. Ancak kötü yönetimden Çorum’da nasibini alıyor. Şeker Fabrikası özelleşmiş. Çimento Fabrikası kapatıldı. Tekstil Türkiye’nin en geleneksel alanlarından bir tanesiydi. İçeriye karşı talep daralmasından dolayı üretim yapılamıyor ve dışarıya karşı rekabet gücü kaybedildi. Bu da Türkiye’de tekstil sektörünün Mısır’a kaçmasına yol açtı. Fabrikalar kapanıyor, kapanan fabrikalar Mısır’da açılıyor. Çorum aynı zamanda bir sanayi memleketi. Çorum’daki otomotiv yan sanayi fabrikaları Fas’a kaçtı.

Yine tarım alanında tarımsal üretimde buğdayda, arpada, pancarda, soyada, ayçiçeğinde, nohutta, çeltikte, mercimekte, hayvansal ürünlerde bunların tamamında Türkiye, dışarıya muhtaç hale getirilmiş durumdadır. Çeltikte üretimimiz arttı ama ona rağmen yılda 300 bin ton civarında ithalata bağımlıyız. Çorum çeltikte Türkiye’nin en önemli üretim merkezlerinden biri. Bugün burada çeltik üreticileri memnun mu? Üretimde açığı olan bir bölgede o üretimi yapan çiftçinin ellerin üzerinde tutulması lazım. Ama ortaya çıkan tabloda DSİ’nin yeterli su vermemesi, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin fiyat politikası nedeniyle çiftçi kan ağlıyor. Fabrikacı 40 liradan çeltik almış sonra TMO fiyatı 30 liradan açıklamış üretici elinde kalan çeltiği satamıyor. Böyle bir tablo ancak kasıtla yapılabilir. Soğan, patates çiftçinin elinde kaldı. Türkiye’de çiftçi yaşı 58 olmuş, kalanı da tarımdan uzaklaştırmak için her türlü zulüm yapılıyor.” şeklinde konuştu

'SEÇİME 5 AY KALA MEHMET ŞİMŞEK'İ KOVACAKLAR'

Esnaf için çıkarılan vergiyi Anayasa Mahkemesi’ne taşıyacaklarını aktaran Günaydın; “Esnaf için bir vergi yasası çıkardılar. Bir sürü meslek grubuna 40 bin lira vergi çıkardılar. Bu yasayı Anayasa Mahkemesine götüreceğiz. Vergi ancak kazanç olursa ödenebilecek bir şeydir. Esnafa diyorlar ki; ‘senin kazancını ispat edemiyorum ama sen baştan bunu ver bakalım’ diyorlar. Mehmet Şimşek sen ‘Deli Dumrul’ musun? Bugün Mehmet Şimşek ne yapıyorsa Erdoğan’ın bilgisi, onayı ve talimatı ile yapmaktadır. Seçime 5 ay kala Mehmet Şimşek’i kovacaklar. Mehmet Şimşek’i suçlu ilan edecekler. Erdoğan kendini temize çekmeye çalışacak. Bu yalanlara inanmayalım.

Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Günaydın, Türkiye’nin dünyanın en büyük 20 ekonomisinden biri olmasına rağmen 30 milyon kişinin açlık sınırının altında yaşadığını belirterek; “Demek ki sadece üretmek değil, üretileni hakça paylaşmak lazım. Türkiye’de bölüşüm ilişkilerinde sorunlar 30 milyon insanı açlık sınırının altında geçinmeye mahkum bırakmıştır. Açlık sınırı 30 bin lira iken, en düşük emekli aylığını 20 bin lira yapalım mı yapmayalım mı? tartışmaları ile meclisi meşgul eden bir iktidar ile karşı karşıyayız. Öylesine büyük bir kibirle halktan koptular ki bir tane AKP’li vekil diyor ki; ‘Emekliler uzun yaşıyor o yüzden aktüel denge bozuldu’ diyor. Allah akıl fikir versin. Bir insan bu kadar mı halktan kopar. Bir başkası emeklileri garibanlar olarak tanımlıyor. Öbürü de diyor ki; ‘Gabar’dan petrol çıkaracağız az bekleyin. Petrol çıktıktan sonra emeklilere maaş vereceğiz’ diyor. Bazen bizim özel bir çalışma yapmamıza gerek kalmıyor. Bunların halktan kopan kibirli bakışları kendilerini zaten aşağı doğru çekiyor.” ifadelerini kullandı.