Ziraat Mühendisleri Odası İl Temsilcisi Necati Gül, yaptığı açıklamada, kamuda çalışan memurların 2026-2027 yıllarında özlük haklarında talep ettikleri haklarla ilgili ilgili sendika konfederasyon ve kamu işveren temsilcisi tarafından yapılan açıklamalara göre çerçeve sözleşmede anlaşmazlık, iş kollarında ise anlaşma sağlandığını belirterek, “Kamu çalışanlarının genelini ilgilendiren ücret artışında tarafların masaya teklif ettikleri rakamlara bakıldığında, aralarında hem rakamsal hem de oransal olarak uçurumlar vardı. Konfederasyonların ileri sürdüğü rakamların geçmişteki yaşanmışlık ve TÜİK verileri üzerinden ortaya koydukları rakamların bir anlamı vardı. Kamu işvereninin ortaya koyduğu rakamlar, ne yazık ki izaha muhtaç. Bu güne kadar açıklanan hedef enflasyonun yılsonunda gerçekleştiğine şahit olmadık. Yıllarca enflasyon oranında ücret artışı alan çalışan büyümeden hiç pay almadı. Enflasyon oranındaki artış %0 artış olduğuna göre, TÜİK rakamlarına göre son 20 yılda ortalama büyüme oranı %5,4 olmuşken, o zaman sormak gerekmez mi kamu çalışanı bu büyümeden neden pay almadı?” dedi.
Ayrıca iş kollarına bakıldığında, ülke kalkınmasının sürücü gücü, ülkenin gelişmesindeki ana personel ve ülke konforundaki tek otorite olan teknik personele yani mühendis/mimara kayda değer verilen hiç bir ücret ve sosyal hak olmadığını kaydeden Gül, “Geçmişte eş değer çalışana verdiğiniz ek ücret dikkatle alındığında, teknik personele yani mühendis/mimara, siz yoksullukla boğuşun demek istiyorsunuz. Kaşıktaki lokmaya, sırta giyilen abaya ve başınızı soktuğunuz çatıya kadar, alın teri, yaşanılan her konforda beyin gücü olan teknik personele yani mühendis/mimara verilen değer bu mu? Teknik personel yani mühendis/mimar bu kadar mı önemsiz? Siz bu ülkenin katma değer üretmesini istemiyor musunuz? Ağızdan çıkana kadar söz size aittir, çıktıktan sonra topluma. Siz söz verdiniz salonlarda ve meydanlarda… Bizlerin (mühendis/mimar) hakkını vereceğinizi. Kendi kulaklarımla duydum bunları. Verilen söz emanettir ve namustur. Emaneti bu güne kadar yerine teslim etmediniz, vebaldesiniz. Doymayan, doyuramaz, ülkenin kalkınmasına ve refahına katkıda bulunamaz, katma değer katamaz. Geçen hafta hutbede “kul hakkı” denilmişti ya! Sizden talebimiz kul hakkına girmeyin. Boğazımızdan giren her lokmada ve refahında emeği olan başta Ziraat Mühendisleri olmak üzere biz kamu teknik personel/mühendis/mimarların haklı talebine kulak verin. Bilin ki önce gelir tıkınmak, sonra gelir kalkınmak” diyerek açıklamasını tamamladı.