Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Erol Karadaş, 22 yıllık görev süresinin ardından yeniden aday olmayacağını açıklayarak çalışma arkadaşlarına veda etti. Karadaş, seçim sürecinde bazı isimlere yönelik ileri sürülen “çöreklenme” ifadesine tepki göstererek geçmiş dönemlerde verilen emeklerin yok sayılmaması gerektiğini söyledi.

Çorum Ticaret ve Sanayi Odası, 14 Kasım tarihinde yapılacak olan seçim nedeniyle 2022-2026 döneminin son meclis toplantısını gerçekleştirdi.

Meclis Başkanı Erol Karadaş başkanlığında gerçekleşen toplantıda gündem maddelerinin görüşülüp kabul edildi.

Tso (4)

Dilek ve temenniler kısmında konuşma yapan Erol Karadaş, yaklaşık çeyrek asra yaklaşan görev süresinin ardından 14 Kasım 2026 tarihinde yapılacak seçimlerde yeniden aday olmayacağını açıklayan Karadaş, çalışma arkadaşlarına veda etti.

Görev süresi boyunca odada yaşanan değişim ve gelişimi, hayata geçirilen yatırımları ve birlikte alınan kararları değerlendiren Karadaş, konuşmasında kendisinden önce görev yapan isimlere ve çalışma arkadaşlarına teşekkür etti.

Karadaş, veda mesajında şu ifadelere yer verdi:

“22 yıl boyunca bu kurumda pek çok çalışmaya, önemli kararlara ve kalıcı eserlere birlikte imza attık. Bugün üzerinde bulunduğumuz arazinin ve fuar alanının Odamıza kazandırılması, Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptığım Kenan Malatyalı Başkanımızın dönemine uzanmaktadır. O gün atılan adımlar, sonraki yıllarda gerçekleştirdiğimiz yatırımların temelini oluşturmuştur. Bu vesileyle Kenan Başkanımıza ve o dönemde emeği geçen bütün arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.

Ardından Çetin Başaranhıncal Başkanımızla uzun yıllar birlikte çalışma imkânımız oldu. Bugün içinde bulunduğumuz bu çok amaçlı hizmet binası başta olmak üzere, Odamızın kurumsal gelişiminde, üyelerimize sunulan hizmetlerde ve Çorum iş dünyasına kazandırılan imkânlarda hep birlikte önemli mesafeler aldık.

Elbette bu çalışmaların hiçbiri tek bir kişinin eseri değildir. Yönetim Kurulumuzun, Meclisimizin, komitelerimizin ve Oda çalışanlarımızın katkılarıyla, ortak akılla hareket ettik. Ancak burada bir hakkı da özellikle teslim etmek isterim. Dört dönem boyunca birlikte görev yaptığım Çetin Başkanımızın, Odamız ve Çorum için ne kadar büyük bir mesai harcadığının en yakın şahitlerinden biriyim.

Yaklaşan seçimlerle birlikte yeni adaylar, yeni hedefler ve yeni projeler ortaya çıkıyor. Göreve talip olmak herkesin en doğal hakkıdır. Çorum'a hizmet etmek isteyen bütün arkadaşlarımıza başarılar diliyorum.

Ancak son günlerde seçim süreciyle ilgili yapılan bazı açıklamaları da üzülerek takip ediyorum. Bunların içerisinde özellikle bir ifade var ki, üzerinde durmadan geçmeyi doğru bulmuyorum. Çorum Ticaret ve Sanayi Odamızda yıllarca görev yapmış insanlar için kullanılan “çöreklenme” ifadesinden söz ediyorum.

Bu kurumda görev yapan arkadaşlarımız, o makamlara kendiliğinden gelmediler. Üyelerimizin oylarıyla, meclisimizin iradesiyle seçildiler. Her biri kendi döneminde sorumluluk üstlendi, zaman ayırdı, emek verdi.

Elbette yaptığımız işler eleştirilebilir. Eksiklerimiz ortaya konulabilir. Yanlışlarımız varsa bunlar da konuşulabilir. Ancak seçimle görev üstlenmiş insanları böylesine ağır bir ifadeyle nitelendirmek, yalnızca birkaç kişiyi değil, bu kurumda geçmişten bugüne görev yapmış bütün arkadaşlarımızı ve onları seçen üyelerimizin iradesini de ilgilendiren bir meseledir.

Bir insanı eleştirmek için önce onun emeğini yok saymak gerekmez. Değişim istemek için de geçmişte hizmet edenleri itibarsızlaştırmaya ihtiyaç yoktur.

Üstelik burada üzerinde düşünülmesi gereken bir başka husus daha vardır. Bugün geçmiş dönemleri eleştirenler arasında, bu Mecliste yıllarca görev yapmış, TOBB delegeliği üstlenmiş arkadaşlarımız da bulunmaktadır. Yine bugün aday olan arkadaşlarımız arasında geçmişte bizimle birlikte görev yapmış, aynı kurumun sorumluluğunu paylaşmış isimler vardır.

O hâlde şu soruyu sormak gerekir: Bu ifade kimleri kapsamaktadır? Yalnızca bugün görevde olanları mı, yoksa geçmişte aynı görevleri üstlenenleri de mi? Eğer mesele görevde geçirilen yıllarsa, bunun ölçüsü nedir? Eğer mesele yapılan işlerse, o zaman kişileri etiketlemek yerine yapılan işleri, alınan kararları ve ortaya çıkan sonuçları konuşmak gerekir.

Ben 22 yıl boyunca bu kurumda görev yaptım. Bir dönem Yönetim Kurulu Üyeliği, dört dönem Meclis Başkanlığı yaptım. Bugün de kendi irademle yeniden aday olmayacağımı açıklıyor, görevimi yeni arkadaşlarımıza devretmeye hazırlanıyorum.

Biz bu makamlara sahip olmadık. Bu makamların sorumluluğunu taşıdık. Bu görevler kimseye miras kalmadı. Kimseye de tapusuyla verilmedi. Hepimiz seçimle geldik, görevimizi yaptık ve zamanı geldiğinde yine seçimle devrediyoruz.

Bize yöneltilecek her somut eleştiriye cevap verebiliriz. Hatalarımız varsa kabul ederiz. Ancak yılların emeğini tekbir küçümseyici ifadeye sığdırmayı kabul etmiyorum.

Burada bir başka noktaya da değinmek istiyorum. Bugün başkanlığa aday olan arkadaşlarımız arasında, geçmiş dönemlerde birlikte çalıştığımız, aynı Mecliste görev yaptığımız arkadaşlarımızda bulunmaktadır. Bu arkadaşlarımızın geçmişte görev yapmış olmaları, bugün yeni projeler ortaya koymalarına engel değildir.

Geçmişte görev almış olmak ,bir insanın geleceğe ilişkin fikir üretme hakkını ortadan kaldırmaz. Ancak aynı şekilde, geçmişte alınan kararların ve yapılan çalışmaların sorumluluğu da yalnızca birkaç kişiye yüklenemez.

Çorum'da ekmeğe zam!
Çorum'da ekmeğe zam!
İçeriği Görüntüle

Dün aynı masada oturanların, bugün o masada alınan kararları değerlendirirken kendi katkılarını ve sorumluluklarını da hatırlamaları gerekir. Yeni projeler üretmek başka, geçmişte birlikte yapılan çalışmaları bugün hiç yapılmamış gibi sunmak başkadır.

Elbette herkes yeni fikirler ortaya koyabilir. Eksiklerimizi tamamlayabilir, bizim yaptığımızdan daha iyisini yapabilir. Hatta yapmalıdır. Ancak ortak alınan kararların başarısı da sorumluluğu da ortaktır. İnsan yalnızca bugün söylediklerinden değil, dün içerisinde bulunduğu kararlardan da sorumludur.

Şunu unutmamak gerekir: Kurumların hafızası, kişilerin hafızasından daha uzundur. Geçmişte kimin hangi karara katkı verdiği, hangi sorumluluğu üstlendiği bu kurumun hafızasında yerini almıştır.

Buradan bütün arkadaşlarımıza aynı çağrıyı yapıyorum: Eleştirelim, tartışalım, hesap soralım. Fakat bunu somut işler ve kararlar üzerinden yapalım. Geçmişte birlikte çalıştığımız insanlara da bugün göreve talip olan arkadaşlarımıza da aynı hakkaniyet ölçüsüyle yaklaşalım.

Çünkü bir kurumun geçmişini tartışmak başka, o geçmişe emek vermiş insanların saygınlığını tartışma konusu yapmak başkadır. Bizden sonra gelecek arkadaşlarımızın daha iyisini yapmasını isterim. Ama yeni bir dönemin değeri, önceki döneme yöneltilen ağır sözlerle değil, ortaya koyacağı hizmetlerle ölçülmelidir.

Yeni bir sayfa açmak için önceki sayfalarda yazılanları silmeye gerek yoktur. Ve son olarak şunu ifade etmek isterim: Makamlar geçicidir. Sözler de söylenip geçebilir. Ama kullanılan sözlerin muhatapları üzerinde bıraktığı iz ve o sözleri kullananların taşıdığı sorumluluk kalıcıdır. Herkesi bu sorumlulukla konuşmaya davet ediyorum.

Bu 22 yıllık yolculukta yalnızca Odamızda değil, şehrimizin pek çok kurumuyla birlikte çalışma fırsatı buldum. Görev yaptığım dönemlerde birlikte çalıştığımız sayın valilerimize, milletvekillerimize, belediye başkanlarımıza, siyasi parti temsilcilerimize, kamu kurumlarımızın yöneticilerine, üniversitemize, meslek odalarımıza, organize sanayi bölgelerimizin yöneticilerine, sivil toplum kuruluşlarımıza vebasın mensuplarımıza teşekkür ediyorum.

22 yıl boyunca birlikte çok şey yaşadık. Sevindik, üzüldük, tartıştık, zor kararlar aldık. Elbette eksiklerimiz ve hatalarımız da olmuştur. Ancak bugün bu kürsüden ayrılırken bir konuda vicdanım rahattır: Niyetimiz hiçbir zaman şahsi olmadı. Niyetimiz Çorum'du. Gayretimiz Çorum içindi.

2004 yılından bugüne kadar birlikte çalışma ve yol yürüme imkânı bulduğum bütün arkadaşlarıma, bu uzun yolculukta yanımda olan herkese yürekten teşekkür ediyorum. Varsa istemeden kırdığım, üzdüğüm bir arkadaşım, hakkını helal etsin. Benim hakkım varsa herkese helal olsun.”

Muhabir: Haber Merkezi