Prof. Dr. Aygül Süel, ömrünü adadığı topraklardan Şapinuva’yı gün yüzüne çıkararak yalnızca Hitit tarihine değil, Çorum’un kültürel kimliğine ve dünya arkeolojisine silinmeyecek bir miras bıraktı.

AKADEMİDEN ŞAPİNUVA’YA UZANAN YOL

Aygül Süel’in akademik çalışmaları Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde başladı. Burada Hititçe ve çivi yazılı metinler üzerine yoğunlaşan Süel, zamanla Hititçe metinleri okuyup yorumlayabilen sayılı uzmanlardan biri oldu. Akademik çalışmalarının önemli bir bölümünü Hititlerin yazılı kaynaklarının incelenmesine ayırdı.

Süel’in akademik çalışmalarının önemli bir bölümünü Hitit tarihi ve çivi yazılı metinler oluşturdu. Şapinuva kazıları başlamadan önce edindiği Hititoloji bilgisi, ilerleyen yıllarda bu merkezin araştırılmasında önemli bir temel oluşturdu. Akademik çalışmalarını sürdürürken Şapinuva’ya uzanacak araştırma sürecinin de temelleri atılmış oldu.

BİR TARLADAKİ BULUNTUYLA BAŞLAYAN KAZI

Şapinuva’nın keşfi, Çorum’un Ortaköy ilçesinde bir köylünün tarlasında bulduğu kil tablet parçalarıyla gündeme geldi. Buluntuların ardından bölgedeki çalışmaların önemi ortaya çıkmaya başladı. Prof. Dr. Aygül Süel ve eşi Prof. Dr. Mustafa Süel’in Şapinuva’daki çalışmaları ise 1990 yılında başladı.

İlk kazı çalışmaları çeşitli zorluklar altında başladı. Maddi imkânların sınırlı olması, ulaşım ve altyapı sorunları çalışmaları güçleştiriyordu. Üstelik bölge, Hattuşa gibi bilinen ve uzun yıllardır araştırılan bir merkezin yanında henüz yeterince tanınmıyordu. Buna rağmen Aygül Süel, yüzeyde bulunan seramik parçaları ve diğer buluntuların bölgenin önemine işaret ettiğini düşünüyordu. 1990 yılında başlayan çalışmalar bu yaklaşımla sürdürüldü ve ilerleyen yıllarda Şapinuva’nın Hitit dünyasındaki önemi daha açık biçimde ortaya çıktı.

BİNLERCE TABLET, YENİ BİLGİLER

Şapinuva, kazılar ilerledikçe sadece sıradan bir yerleşim yeri olmadığını, Hitit İmparatorluğu’nun en stratejik askeri, dini ve idari merkezlerinden biri olduğunu ortaya koydu. Burası, Hitit Kralı III. Tuthaliya ve Kraliçe Taduhepa’nın devleti yönettikleri, yani bir dönem imparatorluğa fiilen başkentlik yapmış önemli bir şehirdi. Peki, Şapinuva’yı dünya arkeolojisinde bu kadar önemli kılan neydi?

Bunun en önemli nedenlerinden biri, Aygül Süel ve ekibinin ortaya çıkardığı binlerce çivi yazılı tabletti. Bugüne kadar Şapinuva’da bulunan 4 binden fazla tablet ve mühür baskısı, Hitit tarihi hakkında önemli bilgiler ortaya koydu. Bu tabletler; askeri stratejilerden dini ritüellere, uluslararası yazışmalardan tıp metinlerine kadar çok geniş bir alanı kapsıyordu. Özellikle Hurrice yazılmış dini metinler, Hititlerin çok kültürlü yapısı ve dini dünyası hakkında önemli bilgiler sağladı. Şapinuva, bulunan bu arşiv sayesinde dünya arkeoloji literatüründe önemli bir yer edindi. Hattuşa’nın ardından en önemli merkezlerden biri olduğu da bilimsel verilerle ortaya konmuş oldu.

ŞAPİNUVA’NIN ÇORUM’A KATTIĞI DEĞER

Aygül Süel’in yürüttüğü çalışmalar, sadece akademik çevrelerin duvarları arasında sıkışıp kalmadı; Çorum’un kültürel kimliğini de etkiledi. Şapinuva kazıları sayesinde Çorum, küresel ölçekte tanınan bir destinasyon haline geldi. Dünyanın dört bir yanından, Amerika’dan Avrupa’ya, Japonya’dan arkeoloji dünyasının duayenlerine kadar sayısız bilim insanı ve öğrenci Ortaköy’e geldi.

Bu uluslararası hareketlilik, bölgede farklı ülkelerden araştırmacıların bir araya gelmesini sağladı. Yabancı öğrencilerin yerel halkla kurduğu bağlar, Çorum’un dış dünyayla ilişkilerini güçlendirdi. Kültür turizmi canlandı, Ortaköy ve çevre bölgeler ekonomik ve sosyal açıdan hareketlendi. En önemlisi de, Çorum’un bugün gururla taşıdığı "Hitit kenti" kimliğinin altı, Şapinuva’dan gelen güçlü kanıtlarla dolduruldu. Aygül Hoca, Çorumluların yaşadıkları bölgenin tarihsel önemini daha yakından tanımasına katkı sağladı.

Otuz yılı aşkın aralıksız bir kazı başkanlığı dönemi. Bu süre, Prof. Dr. Aygül Süel’in hayatının önemli bir bölümünü Şapinuva çalışmalarına ayırması anlamına geliyor. Bu süreçte imza attığı yüzlerce uluslararası ve ulusal bilimsel yayın, kitaplar ve bildiriler, Hititolojinin önemli başvuru kaynakları haline geldi.

ÇORUM’A VE BİLİM DÜNYASINA KALAN MİRAS

Onun önemli miraslarından biri de yetiştirdiği öğrencileridir. Aygül Hoca, kazı çalışmalarının yanı sıra genç araştırmacıların yetişmesine de katkı sağladı. Kürsüsünden ve kazı evinden geçen onlarca genç akademisyen, bugün Türkiye’nin ve dünyanın farklı yerlerinde arkeoloji çalışmalarını sürdürüyor. Onun açtığı bilimsel çalışmalar, bugün yeni disiplinlerarası araştırmalara, Hitit tıbbı ve dini üzerine yapılan modern çalışmalara zemin hazırlıyor. Yetiştirdiği öğrencileri ve onun izinden giden yeni kuşak araştırmacılar, bugün Şapinuva’da çalışmalarını sürdürmeye devam ediyorlar.

Bugün Prof. Dr. Aygül Süel’in resmi olarak emekliliğe ayrılması, yüzeysel bakanlar için bir dönemin sonu gibi görünebilir. Ancak arkeolojiye, Hititlere ve Şapinuva’ya ömrünü harcamış bir bilim insanı için emeklilik bir veda değildir. Şapinuva’nın her kerpiç duvarında, gün yüzüne çıkan her tapınak kalıntısında, okunan her bir tablet satırında onun emeği vardır.

Aygül Hoca, aktif kazı başkanlığından çekilse bile, onun çalışmaları o topraklarda yaşamaya devam edecektir. O, binlerce yıllık Hitit tarihinin günümüz insanına ulaşmasına önemli katkılar sağlamıştır. Yetiştirdiği öğrenciler ve Şapinuva’da çalışmalarını sürdüren araştırmacılar sayesinde bu çalışmalar gelecek kuşaklara aktarılacaktır.

Ahlatcı Doğalgaz yüzde 10,85 getiri sağladı
Ahlatcı Doğalgaz yüzde 10,85 getiri sağladı
İçeriği Görüntüle

Teşekkürler Aygül Hoca; bize geçmişi araştırmanın, korumanın ve gelecek kuşaklara aktarmanın önemini gösterdiğin için.”

Muhabir: Haber Merkezi