Türkiye'de son yıllarda sıkça konuşulan doğurganlık oranının azalması, geleceğe dair planları da sıkıntıya sokuyor. Türkiye'nin kanayan yarası olarak adlandırılan bu sürecin acilen değişmesi için çalışmalar sürüyor. Avrupa'nın en genç nüfusuna sahip ülkelerinden biri olmamıza rağmen, son yıllarda evlilik ve doğurganlık oranının azalması, ileriki yıllarda bu listenin alt seviyelerine ineceğimizin işareti olarak gözüküyor.

Mama lobisi deşifre edildi! Bağış adı altında toplanan paralar şirket kasalarına gitmiş Mama lobisi deşifre edildi! Bağış adı altında toplanan paralar şirket kasalarına gitmiş

"BU BİR FELAKETTİR"

Cumhurbaşkanı Erdoğan da bu konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullanmıştı:

"Nüfusun kendini yenileme eşiği olan 2,1 seviyesinin altındayız. Bu, açık söylüyorum Türkiye açısından varoluşsal bir tehdittir, bir felakettir. Mevcut durum ülkemiz için tolere edilebilir olmaktan çıkmıştır.

Biz bu tabloyu gördüğümüz için biliyorsunuz sürekli 3 çocuk tavsiyesinde bulunuyorduk. Tavsiyemizden dolayı pek çok kez eleştiriye uğradık. Maalesef zaman, öngörülerimizde bizi haklı çıkardı. En az 3 çocuk çağrımızın önemi bugün daha iyi anlaşılıyor. Şunu bir defa idrak etmemiz gerekiyor, nüfus, millet olarak en büyük gücümüzdür ve bunu korumak zorundayız. Önümüzdeki dönemde bu konuda daha kararlı olacağız."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'felaket' olarak ifade ettiği konuyla ilgili yapılan araştırmada çok çarpıcı sonuçlar ortaya çıktı.

Areda Survey araştırma şirketinin, Türkiye genelinde 2.503 kişinin katılımıyla gerçekleştirdiği araştırmaya göre Türk halkının yüzde 79,8’i son yıllarda düşen doğurganlık oranıyla başa çıkmak için hükümetin yeni politikalar geliştirmesi gerektiğini düşünüyor. Bu talebi en yüksek sesle dile getiren katılımcıların yaş grubuna bakıldığında yüzde 85,7 ile 18-34 yaş aralığındaki gençler.

Halkın yüzde 52,6’sı çalışan kadınların doğum sonrası annelik izninin bir yıla kadar uzamasının, düşen doğurganlık oranına olumlu yönde etkileyeceği kanaatinde. Araştırmanın dikkat çeken detaylarından biri ise kadınların yüzde 51,3’ünün bu fikre katılmıyor olması.

"HÜKÜMETİN POLİTİKA ÜRETMESİNİ EN FAZLA GENÇLER TALEP EDİYOR"

Areda Survey araştırma şirketinin, Türkiye genelinde 2.503 kişinin katılımıyla gerçekleştirdiği araştırmaya göre Türk halkının yüzde 79,8’i son yıllarda düşen doğurganlık oranıyla başa çıkmak için hükümetin yeni politikalar geliştirmesi gerektiğini düşünüyor. Yüzde 20,2’si ise böyle bir ihtiyaç olmadığını belirtiyor.

Kadınların yüzde 77,6’sı bu düşünceye katılırken erkeklerdeki katılım oranı yüzde 82 ile daha yüksek seyrediyor. Kadınların yüzde 22,4’ü düşen doğurganlık oranıyla ilgili hükümetin yeni bir politika gelişmesini gerekli görmüyor. Bu oran erkeklerde yüzde 18.

Bu talebi en yüksek sesle dile getiren katılımcıların yaş aralıklarına bakıldığında yüzde 85,7 ile 18-34 yaş grubundaki gençler ön plana çıkıyor. Gençleri yüzde 80,1 ile 55 yaş ve üzeri takip ederken en son yüzde 74,1 ile 35-54 yaş aralığındaki katılımcılar geliyor. Yeni bir politikaya ihtiyaç olmadığını düşünenler sırasıyla; yüzde 25,9 ile 35-54 yaş aralığındakiler, yüzde 19,9 ile 55 yaş ve üzerindekiler ve yüzde 14,3 ile 18-34 yaş aralığındakiler geliyor.

"DOĞUM İZNİNİN 1 YILA ÇIKARILMASI YETERLİ OLMAYABİLİR"

Araştırmaya göre, halkın yüzde 52,6’sı çalışan kadınların doğum sonrası annelik izninin bir yıla kadar uzamasının, düşen doğurganlık oranına olumlu yönde etkileyeceği kanaatinde iken yüzde 47,4’ü olumlu bir etkisinin olmayacağını düşünüyor. Araştırmanın dikkat çeken detaylarından biri ise bu fikre yüzde 56,6 ile kadınlardan ziyade erkeklerin daha yüksek oranda katılması ve kadınların yüzde 51,3’ünün böyle bir uygulamanın doğurganlık oranlarını olumlu yönde etkilemeyeceği düşünmesi.

Yaş dağılımlarına bakıldığında, 18-34 yaş aralığındaki gençlerin yüzde 50,9’u da çalışan kadınların doğum izninin bir yıla kadar uzatılmasının doğum oranlarını olumlu etkileyeceğini düşünmüyor. Yüzde 49,1’i ise bu konuya daha olumlu bakıyor. 35-54 yaş aralığındaki katılımcıların yüzde 53,1’i olumlu yaklaşırken yüzde 46,9’u yine bu uygulamanın bir etkisinin olmayacağı kanaatinde. Doğum izni süresinin uzatılmasının doğurganlık oranını artıracağını düşünenler arasında en yüksek katılım yüzde 56,3 ile 55 yaş ve üzerindekilere ait. Bu yaş grubunun da yüzde 43,7’si uygulamanın doğurganlık oranlarına olumlu yansıyacağını düşünmüyor.

Kaynak: tgrthaber.com

Editör: Çorum Hakimiyet