İnsani Değerler Platformu(İDP) katil ve soykırımcı İsrail’in Global Sumud Filosu’na uluslararası sularda yaptığı saldırıya tepki gösterdi.
Açıklamada saldırının sadece gemilere değil, vicdanlara, hukuka ve insanlık onuruna yapıldığı belirtilerek, “Siyonist çete, Gazze’de kadın, çocuk, yaşlı, sivil ayırt etmeksizin düzenlediği saldırılarla 80 bine yakın insanı şehit etti. Soykırımcı siyonistler, vicdan sahiplerini taşıyan teknelerin önünü keserek küresel vicdan hareketine engel olamayacak; tüm dünyada dalga dalga büyüyecek bu hareket, Allah’ın izniyle zulmün sonunu getirecektir.” denildi.
İsrail ve destekçilerinin asla amacına ulaşamayacağını ve zulümlerinin hesabını vermekten kaçamayacaklarını ifade edilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bugün Akdeniz’in dalgaları sadece Sumud’un teknelerini değil; umudu ve mücadeleyi taşıyor. Çok sayıda gemi ve tekne şu anda Gazze’ye doğru seferine devam ediyor. Onlarcası daha yola çıkmayı bekliyor. Zulüm, tarihin hiçbir döneminde sürekli olamadı; zalimler hep kaybetti, hep zelil oldular. İsrail ve destekçileri de asla amacına ulaşamayacak, yaklaşan sonlarını engelleyemeyecek ve zulümlerinin hesabını vermekten kaçamayacaklar.
Bu saldırı sadece bir filoya ya da bir grup aktiviste yapılmamıştır. Bu korsan saldırı, uluslararası hukuka, seyrüsefer serbestisine ve en önemlisi insanlık onuruna yapılmıştır. Açık denizde, hiçbir hukuki dayanağı olmadan yapılan bu korsanlık, İsrail’in kendini hukukun üstünde gördüğünün, bir terör oluşumu olduğunun kanıtıdır.
Söz konusu Müslüman coğrafyası olduğunda “insan hakları” maskeleri düşen, “üç maymunu” oynayan Batılı devletler ve kurumlar bu suçun suç ortağıdır. Global Sumud Filosuna yönelik bu hukuksuz müdahale, özgürlük yürüyüşünü durduramayacak; aksine öfke ve kararlılığı bileyecektir. Bu filoda sadece Müslümanlar yok. Bu filoda, İsrail rejiminin terörüne karşı duran Hristiyanlar ve Museviler de var. Hepsinin amacı, Gazze’deki işgalin bitmesi ve insani yardım girişlerinin sağlanmasıdır.
Apartheid rejim, tekneleri durdurunca yardımı engelleyebileceğini, sesleri kısınca cinayetlerini gizleyebileceğini sanıyor. Yanılıyorlar. Her bir şehidimiz, her bir tutsak edilen kardeşimiz bu direniş meşalesini daha da güçlendiriyor. Gazze bugün bir açık hava hapishanesinden küresel bir direniş okuluna dönüşmüştür. Zalimler, açlığa, susuzluğa ve ölüme mahkûm etmeye çalıştıkları Gazze halkının imanını yenemeyecekler.
Garantör ülkeler daha aktif rol almalıdır.
Uluslararası kamuoyu, kınama mesajlarının ötesine geçmeli; bu terör şebekesine karşı siyasi, askeri ve ekonomik yaptırımları derhal devreye sokmalıdır. Gazze’deki ateşkesin garantörü olan Katar, Türkiye, Mısır ve ABD’yi daha aktif rol almaya davet ediyoruz.
Global Sumud Filosuna el koyan, aktivistleri hukuksuz şekilde alıkoyan İsrail, bu illegal eylemine derhal son vermelidir. Kardeşlerimizin can güvenliğinden tamamen İsrail rejimi sorumludur.
Gazze bir hapishane değil, onurlu insanların vatanıdır. İnsani yardımların önündeki tüm engeller kalkmalı, limanlar ve kapılar dünyaya açılmalıdır.
Bizler her fırsatta ve platformda Filistin davasını savunmaya devam edeceğiz. Gazze özgür olana dek, son kirli siyonist postalı o kutsal topraklardan çekilene dek susmayacağız, durmayacağız, vazgeçmeyeceğiz.
Yaşasın küresel intifada. Kahrolsun emperyalizm, kahrolsun Siyonizm. Yaşasın özgür Filistin.”
(Haber Merkezi)