İslami hükümlerde gözetilen hedefler, Kur’an ve sünnetin hükümleriyle sabittir. Hiç bir İslam âlimi, naslara aykırı bir şeyi İslâm adına savunamaz.
Bütün delillerin önemle üzerinde durduğu İslami hedefler şunlardır;
1- Dini korumak
2- Canı korumak
3- Malı korumak
4- Aklı korumak
5- Nesli korumak.
Şimdi bunları tek tek ele alalım;
1- Dini korunması: İnsan, dini duygu ve inançlara sahip olmakla hayvanlardan ayrılmaktadır. O halde inandığı din, her türlü tecavüzden korunmalıdır. İslam, din hürriyetini en güzel şekilde himaye altına almıştır. Kur’an-ı Kerim’de Allah, ‘Dinde zorlama yoktur. İman ile küfür apaçık ortaya çıkmıştır.’ (Bakara 256) buyurmuş ve insanlara dini inançları yüzünden işkence yapmayı yasaklamıştır. Dini hayatı karumak ve insan ruhunu dini duygularla beslemek için ibadetler emredilmiştir.
2- Canın korunması: Bu, çok değerli olan yaşama hakkının korunmasıdır. Dolayısıyla insan öldürmek, onun herhangi bir uzvunu kesmek veya gövdesini yaralamak gibi her türlü tecavüzden korumak gerekir. İnsanın şeref ve itibarına saygı göstermek, ona sövmek ve iftira etmek gibi her türlü haysiyet kırıcı şeyleri önlemekle olur. İnsan faaliyetlerinden olan iş hürriyeti, düşünce hürriyeti, her hangi bir yerde oturma hürriyeti gibi hususlar, hür ve şerefli insan hayatının esaslarını teşkil eder. Şerefli bir toplum içerisinde çalışmayı sağlayacak olan bu hürriyetler, hiç bir saldırıya üğramayacak şekilde korunmalıdır.
3- Aklın korunması: Ferdi topluma yük yapacak ve onu diğerleri için kötülük makinesi haline getirecek her şeyden insan aklını korumaktır.
Çünkü:
a) İslam toplumunun her ferdi, bir birine yardım edecek şekilde akıl bakımından sağlam olmalıdır.
b) Akli dengesini kaybedip topluma yük olmaları için gerekli önlemleri almak gerekir.
c) Aklın korunması için akla zarar veren şeylerin kullanılmasını yasaklamak ve böylece toplum içerisinde kötülük yapılmasını önlemek gerekir. Bütün din ve kanunlar, hem aklı korumayı hem de akıl hastalığına uğramış olanları tedavi etmeyi emreder. İslam dini de içki içenleri cezalandırmış, akla zarar veren her türlü içkiyi, uyuşturucuyu yasaklamış, kullananları da cezalandırmıştır.
4- Neslin korunması: Bütün insan türünü korumak, yeni nesilleri sevgi saygı, dayanışma gibi insanları birleştirici duygularla yetiştirmek demektir. Her çocuk, anne ve babasının kucağında yetiştirilir. Onun için evlilik hayatının düzenlenmesi ve bu düzenin korunması gerekir.
Zira ırz ve namusun, zina ve iftira gibi tecavüzlerden korunması gerekir. Ahlaki kuralların yanı sıra namusa tecavüz de cezasız kalamaz. Zina ve iftira gibi suçlar için tayin edilen cezalar, neslin korunması için konulmuş önemli yaptırımlardır.
5- Malın korunması: İslam, malı hırsızlık, gasb, rüşvet ve faizcilik gibi şeylerden korumayı ilke edinmiştir. İnsanlar arasındaki maddi ilişkiler; hak, adalet ve karşılıklı rıza esasına dayalı olmalıdır. Aslında fertlerin ellerindeki mallar, gerçekte bütün milletindir. İslamın tanıdığı mülkiyet hakkını koruyabilmek için helâl yoldan kazanıp helâl yolda harcamayı, israf ve taşkınlığa sapmamayı ilke edinmek gerekir.
Alım-satım, icar işlerini verimsiz toprakları verimli hale getirmeyi, yeraltı ve yerüstündeki tabii kaynakları işletmeyi bir düzene sokmak, malın korunması prensibine dahildir.
İslam, bu beş prensibi uygulamayı tüm müminlere emretmiştir. Bu uygulamada bir aksaklık olmaması için kamu yöneticileri, ülülemri de görevlendirmiştir. Bu prensipleri uymayan uygulamalar varsa ortadan kaldırmak, topluman bu ilkeler çerçevesinde huzurla yaşamalarını sağlamak, elbette yönetimi elinde bulunduranların öncelikli görevidir.