Kurban, Allah’a yakınlık sağlamaya vesile olan bir ibarettir. Hz. İbrahim ve oğlu İsmail için canıyla imtihanıdır. Bizler için mal ile yapılan bir sınavdır. Fakir fukara için farklı bir bayramdır.
Eski kavimlerde de kurban vardı. Çoğu zaman insanın tanrıya sunulduğu ‘Sunak’ denilen kurban kesim yerleri vardı. Mesela Hattuşa’da bile ören yerinde böyle bir mekana rastlıyoruz.
İslamda Kurban, Kevser Suresi’nde emredilmiştir: ‘Rabbin için (Bayram) namazını kıl ve kurban kes’
Allah’ın Resulü (sav) bu ayetin gelişinden itibaren hep kurban kesmiştir. Kurbanı Hz. İbrahim’in sünneti olarak nitelemiştir. Ona oğlunu kurban etmesini işaret eden Cenab-ı Hak, aslında onu imtihan etmiştir. Oğlu İsmail’e Allah’ın emrini duyurduğu anda onun da ‘Babacığım, emrolunduğunu yap, benim sabredenlerden olduğunu göreceksin’ diyerek çocuk yaşta Allah’ın emrine teslimiyetiyle can ile imtihanı kazandı. Bir başka ifadeyle baba ve oğul, kayıtsız-şartsız Allah’ın emrine itaatleriyle imtihanı kazandılar. Cenab-ı Hak da bu iki kuluna canlarına karşılık bir başka cabı/koçu göndererek başarılarını kutladı. Böylece insanın değil, belirli hayvanların kurban edilebileceğini de göstermiş oldu.
Bu olay Kur’an-ı Kerim’de ‘Biz de ona büyük bir kurbanlığı fidye vererek kurtardık.! (Saffat-107) şeklinde anlatılmaktadır.
İslam nazarında kurban olacak hayvanlar bellidir. Koyun, keçi, sığır, manda, deve. Bizimle, dinimizle alakası olmayan, mesela tavuk gibi canlılardan kurban olmaz. Adak kurbanı da olmaz. Olur diyenler sapık düşüncelere düşmüş olur.
Kurban, yalnız Allah rızası için kesilir. Allah’ın Resulü Hz. Muhammed (sav) ‘Allah’tan başkası namına kurban kesene Allah lanet etsin.’ buyuruyor. Putlara veya yüceltilmiş insanlara saygı için kurban kesilemez.
Kurban kesmek, kişinin Allah’a ve emirlerine saygının, teslimiyetin işaretidir. Beşerin Allah rızası için kesesinden fedakarlık yaparak bir canı feda etmesidir.
Kurban bayramı sırasında binlerce hayvan Allah rızası için kurban ediliyor. Bu, bir gerçek. Ama bir yıl için bunun kaç katı hayvan kesiliyor? Bunu bilenler, niçin açıklamıyor veya açıklansa da bu niçin sorgulanmıyor? çünkü o etleri yalnız alım gücü olanlar yiyebiliyor. Fakir fukara, ancak kebapçı dükkanının önünden geçerken kokusunu duyabiliyor. Pek çok ülkede milyonlarca yoksul dindaşlarımız hep Kurban Bayramını bekliyorlar. Ülkemize birileri gelir de bize de bir pişirimlik et verirler diye.
Bir dostum anlatmıştı. Afrika’da kurban kesiminde görev yapmış. Etleri dağıttık, derileri ise orada bıraktık, diyor. Gördük ki fakir köylüler, derileri de parçalamışlar. Meğer ateşte kıllarını ütüp pişirip yiyeceklermiş. Bize göre imkansız. Öyleya tok, acın halini ne bilir?
Öğretmenliğim sırasında okulda büroya girdim, ücretler gelmiş, onu alıyordum. Arkadaşın birisi, verilen ücreti azımsayarak ‘Şu parayla bir kilo et bile alınmıyor.’ dedi. Parayı dağıtan memur ‘Evet, bir saat ek derse verilen ücreti az bulabilirsiniz. Ama unutmayın ki bizim eve Kurban Bayramının dışında et girmiyor.’
Bu size karşı söylebenilecek bir şey yoktu. Hepimiz susup kaldık.
Bir anımı aktarmadan geçemeyeceğim. Bir zamanlar İmam Hatip Lisesi birinci sınıfına imtihanla öğrenci alınıyordu. Soruları oldukça kolay soruyorduk. Herkes bilir diye sorduğumuz sorulardan biri şöyleydi: ‘Dinimizde kaç bayram vardı. Adlarını yazınız.’
Öğrencilerden birinin cevabı şöyleydi.
‘İki bayram vardır. Biri oruç bayramı, diğeri de et bayramıdır.’
Hiç beklemediğimiz cevaptı. Ama cevap doğruydu. Komisyonun ortak kararı ile cevabı geçerli kabul ettik.
Evet, zenginin evine karban etinden bir lokma bile girmese onun hayat standardında bir eksilme olmaz. Ama fakirin evine bir parça et geldiğinde kim bilir onunla kaç yemek yapar?
Kurban kesilirken ve dağıtılırken bu halleri de göz önüne getirmekte yarar vardır.
Kurbanın bizler için bir ibadet olduğu kadar can ve malımız için de bir teminat, bir sigorta olduğunu unutmayalım.
Bir ev, araba aldığında, bir işyeri veya fabrika açtığında şükür için kesilen, kurbanlarda da aslında bu inanç gizlidir.
Kestiğimiz kurbanların et ve kanlarının değil, bizim sorumluluk bilincimiz ve ihlasımızın Allah’ın ulaşacağı bilinciyle kurban ibadetimizi yerine getirmek dileğiyle...