İslam'da Kurban

Önceki din ve kültürlerde farklı şekil ve amaçlarla da olsa kurban adeti vardı. Cahiliyye toplumunun dini hayatında da önemli yer tutuyordu. Ancak önceki kültürlerin çoğunda kurban, ya putlara ya da tanrı saydıkları varlıklara kesiliyordu. Cinayet, şirk, israf, hayvana eziyet gibi unsurlar taşıyordu. Hatta o dönemlerde çocukların, köle ve esirlerin putlara kurban edildiğine de rastlanıyordu.
Mekke'de cahiliyye döneminde putlara bağlılıklarını göstermek için deve, sığır, koyun, ceylan gibi hayvanları keserek kanını onların üzerine döker, kurbanı parçalayıp bu dikili taşların üzerine bırakır, yırtıcı hayvanların ve kuşların yemelerini beklerlerdi. Her yönüyle şirk ve vahşet barındırıyordu.
İslam ile birlikte öncelikle putlar için hayvan kurban edilmesi de yasaklanmış ve kesilen hayvanlar mundar sayılmıştır.
"Allah size leşi, kanı, domuz etini ve Allah'tan başkası adına kesileni haram kıldı…" Bakara: 173 Ayrıca bak: Maide 3, En'am 121, 145, Nahl-115
Kur'an-ı Kerim'de, ilk dönemde hac dışındaki kurbana dair fazla bir hüküm yoktur. Gerek hac ve umre yapanların gerekse diğer şahısların kurban kesme yükümlülüğü ve gerekse diğer kurban türleri hakkındaki hükümler Hz. Peygamber (sav)in söz ve uygulamalarıyla belirlenmiştir.
İslamda kurban, Cenab-ı Hakk'a yaklaşmak için kurban niyetiyle kesilen özel hayvana denir. Kurban kesmek, zekat ve bayram namazları gibi hicretin ikinci yılında emredilmiştir.
Yüce Allah, Kevser Suresi'nde "Rabbin için namaz kıl ve kurban kes" hükmünü koymuştur. En meşhur görüşe göre bu ayet-i kerimedeki "namaz"dan maksat bayram namazı, "kemek"ten kasıt da kurban bayramı günlerinde kesilen kurbandır.
Kurbanla ilgili pek çok hadis vardır. Hz. Aişe'den rivayet edilen bir hadis-i şerifte şöyle buyurulmaktadır: "Ademoğlu kurban bayramı gününde kan akıtmaktan daha sevimli bir iş ile Allah'a yaklaşabilmiş değildir. Kanını akıttığı hayvan, kıyamet günü boynuzları, çatal tırnakları ve kılları ile gelecektir. Akan kan yere düşmeden önce, Yüce Allah katında, yüksek bir makama ulaşır. Bu bakımdan kurbanınızı gönül hoşluğuyla kesiniz."
Enes'in rivayet ettiği bir hadis-i şerifte de şöyle buyuruluyor: "Resulullah (sav), beyazı siyahından çok, iki koç kurban etti. Ayağını hayvanın yanlarına koyduğunu, besmele çekip tekbir getirdiğini ve eliyle onları kestiğini gördüm.
Yüce Allah'ın kesilen kurbanların ne etine ve ne de kanına ihtiyacı vardı. O'na ulaşan sadece kurban kesenin niyet, ihlas ve takvasıdır. Bütün amellerin özünü teşkil eden bu niyet ve takvaya Kur'anı- Kerim'de şöyle işaret edilir: "Onların ne etleri, ne kanları Allah'a erişir. Fakat sizden ona yalnız takva ulaşır." Hac-37
Peygamber Efendimiz (sav), bir çok hadisinde hali vakti yerinde olanların kurban kesmesini emretmiş, veya tavsiye etmiştir:
"Kim imkanı olduğu halde kurban kesmezse bizim mescidimize yaklaşmasın."
"Ey insanlar, her sene her ev halkına kurban kesmek vaciptir."
"Kurban kesiniz. Şüphesiz bu, babanız İbrahim (as)ın sünnetidir."
Kurban kesmenin, maddi imkanı olan her Müslümana vacip olduğunu Kur'an-ı Kerim'den ayetler ve Hz. Peygamber (sav)in hadisleri ortaya koymaktadır.
Kurbanın birinci gayesi, Allah'ın emrini yerine getirerek ona yakın olma isteğidir. Allah'ın verdiği nimetlerden dolayı şükür anlamı da taşır. Hz. İbrahim'in oğlunu kurban etmek için Allah'ın emrine uyma teşebbüsü de hatırlanmış olur.
Kurban kesmekle hem aile hem de yoksullar, temel gıda maddelerinden olan et bakımından bolluğa kavuşur. Evine başka zaman hiç et girmeyen evlere de et ulaştırılmış olur.
Burada bir anımı anlatmak istiyorum. Din dersinde yazılı sınavda "Dini bayramlarımız kaç tanedir? Adlarını yazınız" diye sormuştum. Bir öğrencimin cevabını hiç unutmuyorum. "Dini bayramlarımız iki tanedir. Oruç bayramı, et bayramı" Cevap doğru. Bu olay, bir sosyal gerçekliği de ortaya koyar. Zira pek çok aile için Kurban Bayramı, Et Bayramı'dır.
Gerçi hergün toplumun et ihtiyacı için yer yüzünde yüz binlerce hayvan kesilmektedir. Ancak bunlardan yalnız alım gücü olanlar alıyor. Kurban etlerinden ise çoğunlukla muhtaçlar yararlanır. Kurban kesilmesi, müslümanlığa mahsus insani ve toplumsal bir fedakarlık örneğidir.
Kimler kurban kesmekle yükümlü, kurban kesmenin hükmü, kurban kesmenin vakti ve şekli gibi hükümlerin yanı sıra kurbanlık hayvanlarda aranan özellikler, kesilen hayvanın etlerinin taksimi gibi konulara hiç dokunmak istemiyorum.
Evcil hayvanlardan sığır, manda, deve, koyun ve keçiden başka hayvanların, yabani hayvanların ve kümes hayvanlarının kurban edilemeyeceğini özellikle belirtmek isterim. Bayram günü kesilen kurbanların dışındaki adak kurbanı ve akika kurbanı gibi kurban türlerini ve ilgili hükümleri fıkıh kitaplarından araştırmakta yarar vardır.

YORUM EKLE