GÜNCEL

‘Çorum, üzerine düşen ne ise fazlasıyla yerine getirdi'

30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü etkinlikleri kapsamında Çorum Belediyesi ve Çorum Kent Konseyi iş birliğinde “Millî Mücadele’de Çorum – Vatan İçin, İstiklal İçin” konulu söyleşi gerçekleştirildi.

Geçtiğimiz Cuma akşamı Turgut Özal İş Merkezi Konferans Salonu’nda gerçekleşen programa Belediye Başkan Yardımcısı Ünsal Yeter, Kent Konseyi Genel Sekreteri Mustafa Gökgöz, AK Parti İl Başkan Yardımcısı Nurettin Karaca, Zafer Partisi İl Başkanı Bedii Onan ve vatandaşlar katıldı.

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda Belediye Başkan Yardımcısı Ünsal Yeter ve Kent Konseyi Genel Sekreteri Mustafa Gökgöz bir selamlama konuşması yaptı.

Konuşmaların ardından Araştırmacı-Yazar Mustafa Özcanbaz, Çorum halkının Millî Mücadele’ye verdiği desteği, cephelere gönderilen mühimmat ve erzak yardımlarını ve dönemin Çorum’unda yaşanan önemli gelişmeleri anlattı.

Mustafa Özcanbaz, Millî Mücadele’nin Çorum’daki yansımalarına da değinerek, kentin bağımsızlık mücadelesine sunduğu katkıları ve o dönemde yaşanan önemli olayları katılımcılarla paylaştı.

Özcanbaz, işgal görmemiş olmasına rağmen Çorum’da cephelerde yaşanan acıların ve kaygıların halk tarafından yakından hissedildiğini belirterek, şehrin Millî Mücadele’ye verdiği desteğin önemine dikkat çekti.

Çorum’un Millî Mücadele’de üzerine düşeni fazlasıyla yerine getirdiğini ifade eden Özcanbaz, dönemin şartlarının anlaşılması gerektiğini belirtti. Ordunun dağıtıldığı, silahlara el konulduğu ve ekonomik kaynakların büyük ölçüde kontrol altında bulunduğu bir dönemde Çorum’un da savaşların ve asayiş sorunlarının oluşturduğu ağır şartlarla karşı karşıya kaldığını anlattı.

KONGRELER DÖNEMİ

Çorum’un Millî Mücadele ile temasının Ali Fuat Paşa’nın 16-17 Haziran 1919’da kente gelmesiyle başladığını aktaran Özcanbaz, Paşa’nın beraberindeki Rauf Orbay ve diğer isimlerle Çorum’da görüşmeler gerçekleştirdiğini söyledi.

Erzurum Kongresi’ne Mehmet Nazif Bey’in, Sivas Kongresi’ne ise Mehmet Tevfik Efendi ile Abdurrahman Dursun Bey’in katıldığını belirten Özcanbaz, Çorum’un Millî Mücadele’nin örgütlenme sürecinde yer aldığını ifade etti.

NUTUK’TAKİ “ÇORUM’DAKİ HAİNCE TERTİP” İFADESİ

Özcanbaz, Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutuk’ta geçen “Çorum’daki haince tertip” ifadesinin de yanlış anlaşılmaması gerektiğini söyledi. Bu ifadenin Çorum halkını hedef almadığını belirten Özcanbaz, söz konusu tertibin Damat Ferit Paşa hükümetinin Anadolu’daki Millî Mücadele hareketini engelleme girişimleri kapsamında Vali Muhittin Paşa tarafından Çorum’da yürütülen faaliyetlerle ilgili olduğunu anlattı.

Muhittin Paşa’nın 1919 yılında Çorum’a geldiğini ve Mutasarrıf Samih Fethi’den destek gördüğünü aktaran Özcanbaz, Temsil Heyeti’nin hakkında aldığı tutuklama kararı üzerine Ankara’ya dönerken Sungurlu yakınlarında Hamitli Rıza Bey’in müfrezesi tarafından yakalanarak Sivas’a götürüldüğünü kaydetti.

Özcanbaz, Muhittin Paşa’nın Sivas’ta Mustafa Kemal Paşa ile görüştüğünü ve ardından İstanbul’a gönderildiğini söyledi.

ÇORUM’DA SANCAK OLAYI

Özcanbaz, Çorum’da yaşanan bir diğer önemli olayın ise 16 Nisan 1920’de Dr. Atıf ve Kadifeoğlu Abbas tarafından gerçekleştirilen girişim olduğunu anlattı.

Osmanlı Şeyhülislamı Dürrîzâde Abdullah’ın Millî Mücadele karşıtı fetvasının ardından Cuma namazı sonrası Hıdırlık’tan Çorum sancağının kaldırıldığını belirten Özcanbaz, halkın Ankara hükümetine karşı kışkırtılmak istendiğini söyledi.

İki kişinin 4 bin kişilik bir kuvvetleri olduğunu ve Ankara’yı basacaklarını ilan ettiğini ancak böyle bir kuvvet bulunmadığını ifade eden Özcanbaz, aklıselim Çorumluların olayın büyümesini engellediğini belirtti.

Aynı gün Ankara Müftüsü Rıfat Börekçi tarafından yayımlanan Millî Mücadele yanlısı fetvada Çorum Müftüsü Ali Efendi ile İskilip Müftüsü İsmail Hakkı Bey’in de imzasının bulunduğunu aktardı.

ÇAPANOĞULLARI’NA KARŞI ÇORUM SAVUNMASI

Çapanoğulları isyanının Çorum açısından önemli bir tehdit oluşturduğunu anlatan Özcanbaz, Alaca’nın Çapanoğullarının eline geçmesi ve Sungurlu ile çevresinin tehdit altında kalması üzerine Çorum’da savunma hazırlıkları yapıldığını söyledi.

Çorum’dan Alaca’yı kurtarmak amacıyla gönüllülerden birlik oluşturulduğunu belirten Özcanbaz, Alaca yolunda öncü birliğin pusuya düşürülerek şehit edildiğini, Binbaşı Nedim ve Yüzbaşı Ahmet Bey’in de hayatını kaybettiğini aktardı.

Alaca’dan gelen haber üzerine Çorum birliğinin geri dönerek şehrin savunmasına hazırlandığını ifade eden Özcanbaz, bu süreçte farklı siyasi görüşlerden insanların da Çorum’un savunması için bir araya geldiğine dikkat çekti. Savunma heyetinin başkanlığına Hürriyet ve İtilaf Fırkası lideri Alaybeyoğlu Hacı Sait Ağa’nın seçilmesini de bu birlikteliğin göstergelerinden biri olarak değerlendirdi.

Çorum’da kısa sürede nöbet, haberleşme, telgraf hatlarının onarılması, silah ve cephane dağıtımı gibi görevlerin organize edildiğini anlatan Özcanbaz, levazım heyetinin de ihtiyaçları belirleyip kayıt altına aldığını söyledi. İlk bağışın Alaybeyoğlu Hacı Sait Ağa tarafından 1500 lira olarak yapıldığını aktardı.

Çorum’un savunmasının güçlendirilmesi amacıyla Çankırı’dan Refet Paşa’nın görevlendirildiğini ve Çerkes Ethem kuvvetlerinin bölgeye gönderildiğini belirten Özcanbaz, 2 Temmuz 1920’de Arapseyfe’de Çapanoğullarına karşı son darbenin vurulduğunu anlattı.

PONTUSÇULARA KARŞI MÜCADELE

Özcanbaz, Çorum ve çevresindeki bir diğer önemli tehdidin Pontusçular olduğunu söyledi. Merzifon merkezli Amerikan Koleji çevresinde Pontusçuluk fikrinin geliştiğini belirten Özcanbaz, Karadeniz bölgesindeki silahlı grupların Çorum çevresine kadar ulaştığını ve köylere baskınlar düzenlediğini ifade etti.

Pontusçuların Çorum’a ulaşmasının önündeki önemli engellerden birinin Osmancık bölgesinde Sarı Mehmet Çavuş ve onun liderliğindeki oymak teşkilatı olduğunu belirten Özcanbaz, yerel kuvvetlerle Merkez Ordusu’nun Pontusçulara karşı mücadele yürüttüğünü söyledi.

ÇORUM’UN CEPHEYE DESTEĞİ

Çorum’un Millî Mücadele sırasında güvenlik ve savunmanın yanı sıra ekonomik ve lojistik açıdan da önemli katkılar sunduğunu anlatan Özcanbaz, Ziraat Bankası’ndaki paraların korunmasından cepheye gönderilen kumaş, tahıl ve hayvansal ürünlere kadar birçok desteği anlattı.

Çorum Kışlası’nın Millî Mücadele boyunca Anadolu’daki önemli hastanelerden biri olarak kullanıldığını aktaran Özcanbaz, cepheye dönemeyecek durumdaki ağır yaralıların burada tedavi edildiğini söyledi.

Tekâlif-i Milliye Kanunları’nın uygulanması sırasında Çorum halkının önemli fedakârlıklarda bulunduğunu belirten Özcanbaz, şehirdeki dokuma tezgâhlarında üretilen kumaşların orduya gönderildiğini, tahıl ve hayvansal ürünlerin de Millî Mücadele’nin hizmetine sunulduğunu ifade etti.

Ulu Cami’nin kurşunlarının dahi sökülerek kullanıma gönderilmesinin gündeme geldiğini anlatan Özcanbaz, Çorum halkının sahip olduğu imkânları Millî Mücadele için seferber ettiğini vurguladı.

TAŞIMACILIKTA DA ÇORUM’UN KATKISI

Dönemin ulaşım şartlarına da değinen Özcanbaz, İnebolu-Ecevit-Kastamonu-Çankırı-Ankara güzergâhının acil ihtiyaçların taşınmasında, Samsun-Havza-Merzifon-Çorum-Sungurlu hattının ise genel yük taşımacılığında kullanıldığını söyledi.

O dönemde taşımacılığın at arabaları ve develerle yapıldığını belirten Özcanbaz, Çorum’daki taşıma imkânlarının da Millî Mücadele için kullanıldığını anlattı. Hıdırlık Şeyhi Abbas Külahi Efendi’nin dergâhının ihtiyaçları için işlettiği yaklaşık 40 araba ve 70 devenin tamamının Millî Mücadele döneminde kullanıldığını aktardı.

Özcanbaz, Çorum’un çok sayıda şehit ve gazi veren şehirlerden biri olduğunu belirterek, Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm şehitleri rahmetle andı.