Yeni bir yıla girdik, yeni bir güne, yeni bir aya; Recep ayına girdik.
Üç aylara kavuştuk. 1 Ocak itibarıyla..
Bilcümlesi hayırlar getirsin.
Bir yaş daha üstüne koyduk ömrümüzün.
Kalan ömrümüzden bir sene daha eksildi dostlar.
40 yaş ve üzeri iseniz hayatınızda silinecek kişiler listesi yapmayın. Tecrübe sahibi olduk; kimin ne olduğunu gözünden anlarız, yüzünden anlarız, sözünden anlarız havalarına girerek etrafınızdaki dost ve arkadaşlarınızı dağıtmayın. Her biri, bir gün mutlaka lazım olur. İki lafın belini kırmaya yarın birileri gerekebilir.
Belki dikkat edilecek, belki uyarılacak, belki de halinizi paylaşabilecek kişiler listesi yapın bana sorarsanız.
Cemil Meriç'in "yapılan iyiliğin karşılığını beklemek manevi tefeciliktir" sözünü duyduktan sonra egomla çok cedelleştim dedi bir ehli kalem, ehli dil'e. Yani siz/biz karşılık bekleyerek iyilik yapıyorsak tefeci konumunda oluyoruz, düşünebiliyor musunuz?
Bu sözden sonra "iyilikten maraz doğar" demenin anlamsızlığını anladım. "İyilik yap, denize at; balık bilmezse Hâlık bilir" sözünün de anlam kazandığını fark ettim.
 Şimdi şu liste meselesine geçelim.
Hani âşık der ya "insan kısım kısım, yer damar damar" işte böyle bu hayatta, her çeşit insanla karşılaşmamız, insani ilişkiler içinde bulunmamız, arkadaş hatta dost olmamız mümkün.
Kimisi vardır borç ister, ödünç ister, akıl ister… hep ister. Alır, alır, alır… Vermeye eli varmaz, aklı yetmez. Olsun; ağalık sizde kalsın. Uyarın onu; "veren el, alan elden üstündür" denilir hadis-i şerifte.
**
Dün mektup vardı, rengârenk bayram tebrik kartları, ev telefonu vardı. Bu gün cep telefonu var hem de akıllısından.
Sen yazmayı, aramayı, mesaj atmayı bıraktığın an, bakarsın ki yazmıyor, aramıyor, mesaj atmıyor. Bütün iletişim ve ilişkiyi sen devam ettiriyorsun. Olsun. İp senin elinde kalsın, koparma. Ondan maddi bir çıkar bekleme, ihtiyacın olsa da isteme. Sanmasın ki aranızdaki bağ, menfaate dayalı. Çok sürmez jetonu düşer, hatasını anlar.
**
Bir insan ki kendisinden bir şey öğrenemiyorsan, sana bilgi katkısı yoksa senin ona katkın olsun, onu gereksiz görme.
Ne buyurur Peygamberimiz; "ya öğreten ol, ya öğrenen ol, ya dinleyen ol, ya bunları seven ol. Beşinci olma, helak olursun!"
**
Sineler sır mekânlarıdır. Akıl onları kilidi, irade anahtarıdır. Kilit ve anahtar arızalanırsa işler karışır; sırlar fâş olabilir. Sana sır söyleyenin, başkasına da senin sırrını söylemesi bundandır.
Ona de ki "sende iken esirin olan sır, söyleyince seni esir alır" dikkat et.
**
Tartışmayı bilmeyen, dinlemeyen, "dediğim dedik, çaldığım düdük" saplantısıyla kendi fikrini dayatan insanlar var mı? Var. Silelim mi hayatımızdan.
Hayır. İlgisiz kalıp tartışmaya girmeyelim. Ofsayta düştüğünü anlar ve susar. Ancak takımdadır.
**
Yoğunum kelimesini ağzına sakız etmiş, sürekli zamansızlıktan dem vuran arkadaşı ne yapacağız? Elbette anlayışla karşılayacağız. Ona zaman yönetimini hatırlatacağız.
Burada "insan mı zamanı yönetir, zaman mı insanı yönetir" önemli bir sorundur.
Okuyucularımın görüşlerini merak ediyorum.
**
Saatlerce kendi derdini anlatan, yaptıklarını öven ve abartan, egoizm çukuruna düşmüş çırpınan insanlardan uzak durmak çözüm değil.
Dünyanın sadece onlar için dönmediğini anlatabilirsek hem biz hem onlar derin bir nefes alır, ferahlar.
**
"Ben buyum" deyip sıyrılan insanlarla anlaşmak güçtür. Ancak bu insana "deli deliyi görünce değneğini saklarmış" atasözünü hatırlatabiliriz.
Zira herkes sessiz ve içine kapanık değildir.
**
Ne yaparsan yap gülmez, hep karamsar, olayları kötüye yorumlar. "Gökten altın yağsa benim başıma taş düşer deyip mutsuzluktan beslenenler var. Bunları kendi hallerine bırakıp ilgiyi keselim mi?
Hayır. Nasip ve kısmet ikilisi hayatlarının neresinde ise bulmalarına, mutsuzluk ve hastalığın tekrarlandıkça artacağını bilmelerine yardımcı olabilirsiniz. 
**
Değer verirsin, misliyle alırsın. Hayal kurarsın, acını ve mutluluğunu anlatırsın dinler.
Çıkarsız sever, iyilikte yarışırsınız, olduğunuz gibi kabul eder, güven esastır aranızda, başarı ortak paydanız.
Anlayışlıdır aynı zamanda. Zor zamanlarda destek ve kuvvet kaynağı olur.
Daha ilginci yapılan yanlışı düzeltirken yani doğrusunu söylerken patavatsızlık yapmaz. Hani bazıları "kızma bana, açık sözlüyüm" der ve pat diye diliyle insanı kırar, yaralar; canını acıtır.
Dostlar acıyı bile tatlı söyleyebilenlerdir. Usulü bulurlar, bilirler.
Her şey paylaşılır böyle insanlarla/dostlarla.
İyilikten maraz doğmaz enaniyetinizi kırabilirseniz.
Egosuna gücü yetecek kadar pehlivansanız. Tefeci değilseniz.
Vesselam..