Çorum'da resmi bir kurumda görev yapan Müdür Vekili hakkında bir kadın çalışana yönelik taciz iddialarının adli mercilere taşınmasının ardından Türk Sağlık-Sen Çorum Şube Başkanı Ahmet Kuyucu yazılı bir açıklama yaptı.
Sendika, olayın tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini vurgulayarak hem adli hem de idari süreçlerin şeffaf şekilde yürütülmesini talep etti.
"İddialar Geçmiş Süreçlerle Birlikte Araştırılmalı"
Türk Sağlık-Sen Çorum Şube Başkanı Ahmet Kuyucu açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Son günlerde Çorum’da resmi bir kurumda görev yapan bir Müdür Vekili hakkında bir kadın çalışana yönelik taciz iddialarının adli mercilere taşındığı ve konunun yerel basında yer aldığı kamuoyuna yansımıştır.
Çalışanların onuruna, kişilik haklarına ve çalışma barışına zarar verebilecek nitelikteki her türlü iddianın titizlikle araştırılması gerektiğine inanıyoruz. Bu kapsamda, ilgili kişi hakkındaki adli ve idari süreçlerin şeffaf bir şekilde yürütülmesi, kamu vicdanının gereğidir.
Bununla birlikte sendikamızın dikkat çekmek istediği asıl husus, yalnızca son dönemde gündeme gelen iddialar değildir. Kurum çalışanları arasında uzun süredir çeşitli şikâyetlere ve rahatsızlıklara konu olduğu ifade edilen bir kişi hakkında, geçmiş dönemlerde de benzer nitelikte iddiaların gündeme geldiği bilinmektedir. Bu nedenle, yaşananların münferit bir olay olarak değerlendirilmesi yerine, tüm süreçlerin geçmişiyle birlikte incelenmesi gerekmektedir.
Ayrıca ilgili şahsın personel dosyasında bulunduğu iddia edilen ve idarecilik görevi açısından önem taşıyan değerlendirmelere rağmen yönetici olarak görevlendirilmiş olması hususu da kamuoyu nezdinde ciddi soru işaretleri oluşturmaktadır. Eğer bu iddialar doğru ise, söz konusu görevlendirmenin hangi gerekçelerle yapıldığı, kimler tarafından uygun görüldüğü ve bu süreçte hangi kriterlerin esas alındığı açıklığa kavuşturulmalıdır.
Kamu kurumlarında yöneticilik makamları yalnızca mevzuatın verdiği yetkilerle değil; aynı zamanda temsil kabiliyeti, örnek davranışları, çalışanlara yaklaşımı ve kurumsal güveni koruma sorumluluğuyla da değerlendirilmelidir. Çalışanların güven duymadığı, hakkında sürekli tartışmalar bulunan veya çeşitli iddialarla gündeme gelen kişilerin yönetim kademelerinde görevlendirilmesi, çalışma barışını ve kurumların saygınlığını olumsuz etkileyebilmektedir.
Sendika olarak; olayla ilgili adli ve idari süreçlerin sonuna kadar takipçisi olacağımızı, iddiaların tüm yönleriyle ve geçmiş süreçler de dikkate alınarak araştırılmasını talep ettiğimizi, konuya ilişkin ihmali veya sorumluluğu bulunan kişi ve makamların da incelenmesi gerektiğini düşündüğümüzü, çalışanlarımızın güvenli ve huzurlu bir çalışma ortamına sahip olmasının en temel önceliğimiz olduğunu, taciz, mobbing, baskı ve kötü muamelenin her türüne karşı olduğumuzu, kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Hiç kimse yargı kararı olmaksızın suçlu ilan edilemez. Ancak kamu görevinin gerektirdiği sorumluluk da iddiaların üzerinin örtülmesini değil, tam aksine açıklığa kavuşturulmasını zorunlu kılmaktadır. Gerçeklerin ortaya çıkarılması ve kamu vicdanının rahatlatılması için yetkili makamları gerekli işlemleri süratle yapmaya davet ediyoruz.”




