Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır Çorum’da İl Başkanı Feyzullah Vatansever ve partililerle bir araya geldi.

Aspava Restoran’da gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Çayır; “Bu hareket bu milletin 140 yıldır, 150 yıldır aldanışına dur demek için siyasetçi eliyle insanların aldanmasına, yalanla, dolanla ülke yönetilmesine ‘dur’ demek için yola çıkmış siyasi bir hareketiz.” dedi

Türkiye’de siyasetin bir ağalık sisteminin feodal yapının bir ürünü olduğunu belirten Çayır, siyasetin kep ve cebi büyütmek için yapıldığını söyledi.

100 yıl önce CHP neyse bugün AK Parti’nin de aynı olduğunu dile getiren Çayır, kimsenin vatandaşların temel meseleleriyle ilgilenmediğini belirtti.

Milli Yol Partisi’nin bir değişim ve dönüşüm hareketi olduğunu aktaran Çayır; “Milli Yol Partisi Türkiye'deki sistemi değiştirmek üzere yola çıkmış bir harekettir. Biz işimizin de, aşımızın da, sistemimizin de temelini insan onuru ve şerefi koyuyoruz. Para benden daha değerli olamaz. Tarla benden daha değerli olamaz. Elimizle kurduğumuz evler, hanlar, hamamlar benim onurumdan ve izzetimden daha değerli olamaz. Şimdiki sistemde sizin evleriniz, sizin arsalarınız, sizin elinize taktığınız bilezikleriniz sizden daha değerli. Bu hale gelmiş.” şeklinde konuştu

Milli Yol Partisi olarak sistem değişikliği istediklerini kaydeden Çayır; “Biz sistem değişikliği istiyoruz. Hiçbir partinin sistem değişikliği talebi yok bizim dışımızda. Sistem ne? Bu bozguncu düzen. Siyasetten başlayarak tarıma kadar bir bozguncu düzen var. Bizi iyileştirmeyen, bizi ileriye taşımayan, bizi mutlu etmeyen, insanlara hayal kurdurmayan bir sistem. Bu sistemden sizi kurtarmak üzere, hepimizi kurtarmak üzere el ele vermeliyiz. Kol kola girmeliyiz.” diye konuştu

‘Eğer bir ülkede adalet yoksa kardeşlik olmaz’ diyen Çayır, konuşmasının devamında şunları söyledi; “Bir ülkede adalet yoksa huzur olmaz. Gelecek olmaz. Umut olmaz. Hayal olmaz. Şimdi kaç terazi var Türkiye'de? Kaç adalet terazisi var? Birisi Sayın Cumhurbaşkanı ve etrafındakilerin terazisi var. Arkanız yok sizin. Dayınız yok. Çevreniz yok. Siyasetten de yolunuz yok. Sizin terazi kantar terazi. Onların terazisi başka, sizin teraziniz başka. Şimdi ben buradan söylüyorum. Her yerde de söyledim. FETÖ diyor değil mi? FETÖ'yü devletle buluşturan kim? Kendisine koalisyon ortağı yapan kim? Öğretmenleri, askerleri İşçileri topluyorlar, atıyorlar içeriye. Sizden hiç mi yok? Yok. Tıpkı şimdi CHP'ye yaptıkları gibi. Bu mahallenin bütün hırsızlarını topluyorlar, kendi hırsızlarını unutuyorlar.

Türkiye'de şu an iktidar borçlanarak hayata devam ediyor. Sayın Cumhurbaşkanı "Ben IMF'den borç almıyorum." diyor. Doğru. Nereden alıyor? Swap. Swap ne? Başka ülkelerin bankalarından borçlanmak. Adına Swap diyor ki köylü möylü bizimkiler fazla anlamasın. Anlayıp da çok kafamızı da yormasın diye. Adına Swap demişler ki kimse bilmesin diye. Şu an borçlanmaya devam ediyoruz. 3 ay içerisinde Bizim 846 milyar civarı borcumuz oluşuyor. Korkunç borç. Öyle az buz borç değil. Doğan her çocuk 6000 dolarla dış borç 180-190 milyar iç borçla doğuyor. Düşünebiliyor musunuz?

Şu an tek bir derdi var Tayyip Bey'in. Tek bir derdi var. İyi şeyler yapmadı mı? Yaptı. Şimdi onları söyleyebilirim. Evet, başörtüsü ile ilgili iyi adımlar attı. 2009'a kadar da iyi yönetti. Kötü yönetmedi. Sonra tek adam oldu. Milletin anası ağladı. Şu anda emekliye 3 bin lira zam verdiler. Böyle olmaz. Senin haberin yok mu? Adamın evi yok diyelim. Ya nerede oturacak ya? Diyelim ki 10 bin liraya buldu evi ya. 13.000 lirayla nasıl geçinecek? Söylesene Sayın Cumhurbaşkanı. Simit, çay hesabı yaptın bir de yeni bir hesap yap ya. Vicdan sahibi hadi buyur.

Böyle geldi, böyle gitmesin. Kimsenin kimseden üstünlüğü yok. Parası var diye, babası vekil diye, babası cumhurbaşkanı diye, AK Partili diye, Kara Partili diye kimse kimseden üstün olamaz. Ben bu zinciri, bu düzeni yıkmak üzere yola çıktık. Başka yolu yok.

Biz hala hayat pahalını konuşuyoruz. Hâlâ adaletsizliği konuşuyoruz. Hâlâ adam kayırmacılığı konuşuyoruz. Genç kızlarımız var burada. Yarın üniversiteyi bitirecekler. Puanı tuttu. Mülakata gittiğinde kimi bulacaksınız biliyor musunuz? Kendine güvenmeyeceksin. Partini bulacaksın. Başın dara düşüyor. Hastaneye düşüyorsun, siyasetçi arıyorsun. Hapishaneye düşüyorsun, siyasetçi arıyorsun. Ya böyle olur mu? Böyle bir sistem olur mu arkadaşlar? Bunu ortadan kaldırmalıyız. Ben hastalandığımda normal bir insan olarak tedavi görmeliyim. Hapishaneye düştüğümde hakkım normal insan olarak korunmalı. Ben kimsenin ‘dayı’ olarak kabul edilmesini istemiyorum. Kimse benim dayım olmasın. Kimse senin dayısı olmasın, yeter.”

Çorumlu komedyenin babası, polis memurunun şehit edildiği olaylara karışmış
Çorumlu komedyenin babası, polis memurunun şehit edildiği olaylara karışmış
İçeriği Görüntüle

Muhabir: Çorum Hakimiyet